Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Mahmut Olgun


"Bayram, Masumların Çığlıkları ve Kesik Başların Arasında Kayboldu"

Mahmut Olgun'un "yeni" yazısı...


Bayram, sevinçtir; kurtuluşun ve özgürlüğün zirvesini mutlulukla, coşkuyla taçlandırmaktır. Ama sevinç, yüreğin acıya bulanmadığı yerde anlam bulur. Peki, bir çocuğun gülümsemesi, bir annenin kucağına hasret kalmışsa, bir baba evladının cansız bedeniyle, kesik başıyla vedalaşırken gözyaşlarını içine akıtıyorsa hangi bayramdan söz edebiliriz?

Dünyanın en kutsal varlığı insandır, ama bizde kutsal olan hep taş ve toprak oldu. Biz, duvarları koruduk ama çocukları koruyamadık. Biz, binaları inşa ettik ama merhameti yıkıma terk ettik. Bayram, insanın Allah’a, peygambere ve insana iman ettiği yerde filizlenir. Çünkü bayram, kutsal olana inanmak ve onunla birlikte sevinmektir. Topluma iman etmek, insanın insana inanmasıdır ve ancak bu inanç toplumu inşa eder. Fakat bugün, kefensiz yatan on binlerce çocuk, enkazların arasında yitip giden anneler, babalar varken, hangi bayram kutlanabilir ki?

Kadir Gecesi'nde eller semaya kalkarken, Gazze semalarına tonlarca bomba yağıyordu. Eller duaya açılmıştı ama gökyüzü kan kırmızısına boyanmıştı. O eller, bombalardan bihaber, kendi dünyalarında pembe hayaller kurarken, başka bir dünyada masum çocukların minik bedenleri toprağa düşüyordu. Peki, onca acı, katliam, zulüm ve haksızlık varken bayramı nasıl kutlayalım? Bayram şekerini Gazze’li çocukların kanıyla mı tatlandıralım? Çocukların kahkahaları yerine çığlıkların yükseldiği bir dünyada, bayramın anlamı var mı?

Benim için bu yıl bayram olmayacak. Kesik çocuk başları olduğu sürece bayram bize haram olsun! Bir milletin izzeti, şerefi, haysiyeti ve onuru ayağa kalkmadıkça bayramlar yasak olsun! Biz sadece kendi mutluluğumuz için sevinirken, kim olursa olsun fark etmez, başkalarının gözyaşlarını görmezden geldikçe, bayram kutlamaya hakkımız olamaz.

Bugün bayram Arefesi, küresel tiranlık bir kanser hücresi gibi dünyaya yayılıyor. Güç, adaletin önüne geçti. Trump gibi tiranlar, barbarlığın ve haydutluğun sınırlarını genişlettikçe, diğer zalimler de bu kanlı oyunun bir parçası haline geliyor. 

Ama bir umut var. Zulüm ne kadar büyük olursa olsun, direniş ahlaki olanı elinde bırakmadıkça o kadar görkemli olacaktır. Umudum odur ki, bu küresel tiranlığa karşı güçlü bir ahlak ve vicdan dayanışması temelinde büyük bir başkaldırı başlayacaktır. İnsanlık, bir gün bu sessizliği bozacak, bu vahşeti ve bu haydutların dayattıkları karanlığı dağıtacaktır.

Peki, bayram ne zaman kutlanır, biliyor musunuz? Bayram, bir çocuk korkusuzca sokağa çıktığında, bir anne evladını savaş korkusu olmadan uyuttuğunda, bir baba evine ekmek götürebildiğinde kutlanır. Bayram, zulme karşı bir başkaldırı olduğunda, adalet dimdik ayakta durduğunda, merhamet yeniden dünyayı sardığında kutlanır. Bayram, kan ve gözyaşı değil, barış ve kardeşlik üzerine kurulduğunda gerçek anlamına kavuşur. İşte o zaman bayram, bayram olur!

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR