Ukrayna’ya ne olacağı konusu Trump’ın attığı hızlı adımlarla gündemde. Münih’te göz yaşları sel olurken, Riyad’da Lavrov’un esprileri ABD heyetinin yüzünü güldürüyordu. Trump’ın kaşla göz arasında Ukrayna’nın değerli minerallerini ‘ödeşme zamanı’ deyip istemesi şaşkınlık yarattı. Oysa Ukrayna’nın başka alacaklıları da var. Dahası kapitalist ekonominin çalışma ilkeleri uyarınca borcun nasıl kullanıldığının sayısız örneği de… Sanılanın aksine Ukrayna bu savaşı hibelerle yürütmedi, yürütmüyor. Hibe verilse de daha fazlası borç verildi. Trump’ın çarkları daha hızlı çevirmesi Ukrayna’daki amansız paylaşıma hız kazandıracak. Ancak alacaklılar kim? Borç neden önemli? Borç için nasıl bir faiz uygulandı? Rusya’nın 230 milyar doları nasıl oldu da Ukrayna’ya borç veriliyor? Bu sorular yanıtlanmayı hak ediyor ki alacaklılar görülsün ve tahsilat nasıl olacak konuşulsun. Bu iki yazıdan oluşacak seride önce Ukrayna’nın borç girdabına bakacağız, ardından da değerli minerallerden, paylaşım karmaşasına Ukrayna’ya ne olacak sorusu etrafında akıl yürüteceğiz.
BORÇ DEVLETLER ARASINDAYSA YİĞİDİN KAMÇISI DEĞİL PRANGASIDIR
SSCB dağıldığında hem ardıl devleti olarak Rusya Federasyonu hem onu oluşturan diğer 14 cumhuriyet radikal bir ekonomik bunalım, devletsizlik, yoksulluk ve hukuksuzlukla yüz yüze kaldı. Rusya’ya uygulanan adıyla Şok Terapi için IMF ve Dünya Bankası kolları sıvadı. Serbest piyasalaşmada fiyatların serbestleşmesi gerekti ve Rusya’da bir ekmek bir gecede önceki fiyatının 80 katına çıktı. Özelleştirmeler sürecinde oligarklar, SSCB’nin değerli kamu teşekküllerini skandal ücretlerle ele geçirdi. Bir nevi sermaye haraç mezat SSCB’yi yağmaladı. Yolsuzluklar, alkolik bir başkan, suç örgütlerinin yükselişi, yaşam süresinin 50 yaşlara düşmesi bu trajedinin saklanan yüzüydü. Söz konusu dönemde 1996’da yapılacak seçimlerde Yeltsin’in rakipleri bir hayli kazanmaya yakınken IMF, uzun süredir ayak dirediği kredileri seçime birkaç ay kala serbest bıraktı. Bu krediler Yeltsin’in bir dönem daha vize almasında etkili oldu.
Rusya, Washington’da belirlenen ve kendisine hiç de uymayan bir reçeteyle muhatap olmuştu. Çok sonra bu reçeteyi hazırlayanlar, ekonomiyi yeniden ayağa kaldırmaktan çok SSCB’nin bir daha diriltilmemesi için bu sert terbiye aracını kullandıklarını itiraf edeceklerdi. Süreci yakından izleyen Naomi Klein gibi Marksist ekonomi politikçiler şu kanaati dile getirecekti: ‘Rusya’ya aşırı biçimde şok verilmiş, terapiyse neredeyse hiç uygulanmamıştı.’ Rusya’nın 2000’lerde bu terapiyi bırakmasını sağlayansa Paris Kulübü ve IMF, DB’ye olan borçlarını, Irak işgali nedeniyle artan petrol ve gaz fiyatları gelirleriyle, hızla ödemesi oldu. Burada gözden kaçmaması gereken borç ilişkisiydi. Rusya 1990’larda epey borçlanmıştı, her değişiklikte karşısına ‘borcunu öde, yoluna bak’ ana fikrini taşıyan diplomatik cümleler kuruldu. Görülmüştü ki borç aslında bir modelden çıkmanıza engel olacak bir zincirdi, onu kırmak içinse faiz dahil borcu ödeyecek bir kasa olmalıydı. Borçlar hızla ödendi, Washington Uzlaşısı yerini Pekin Uzlaşısı denen bir hibrit modele bıraktı. Ancak Rusya borç dersini başarıyla geçse de yatırım kararları başına bela olacaktı. Bunun en bilinen örneği Rusya Merkez Bankası (RMB) örneğinde yaşandı.
AB MODELİ: RUSYA’NIN PARASIYLA UKRAYNA’YA BORÇ VERME
RMB de her merkez bankası gibi, bir ara 700 milyara kadar çıkan rezervlerini alternatif merkez ve adreslerde değerlendiriyor. Bunlardan biri de Belçika’ydı. Rusya, 2022’de Ukrayna’yı işgal ettiğinde RMB’nin 230 milyar dolara yakın varlığı donduruldu. Peki faizine ne oldu?
RMB’nin varlıklarının yıllık olarak 2.5-3 milyar dolar arasında faiz getirdiği biliniyor. Bunlar ilgili kuruluşların insafına kalmıştı, ancak AB bir düzenleme yaparak bu varlıkların faizini kendi bütçesine kattı, amaç bunu Ukrayna’ya aktarmaktı. Nihayetinde, G7’nin Ukrayna’ya 50 milyar dolarlık borç verilmesi kararı uyarınca AB, kendi payına düşen 38 milyar doların Kiev’e verilmesini onayladı. Mekanizma şöyle işleyecek: AB Rusya’nın dondurulan varlıklarının faizini borç olarak Ukrayna’ya verecek. Vadesi uzun tutulacak bu borç ile Ukrayna’da sistemin durması engellenecek. Ukrayna geri ödemeler sürecinde de dondurulan varlıkların faizinin aktarıldığı fondan faydalanacak. Bir anlamda AB, Rusya’nın parasıyla alacaklı konuma geldi, elbette şimdilik. Üstelik dünyada bu konuda muğlaklık olsa da daha önce kimse bir başka ülkenin varlığını dondurup faizini kullanmamıştı (terörizm finansmanı hariç), borç olarak hiç vermemişti. Planın işlemesiyse bu 230 milyar doların Rusya’ya neredeyse hiç verilmemesine dayanıyor, ancak çarklar farklı yönde dönmeye başladı.
Riyad görüşmelerinin devamında uzlaşı sağlanır da Rusya “paramı verin, faizi de isterim” derse sorun daha da çetrefilli olacak. Bu durumda AB bu paranın faizini Rusya’ya ya kendi bütçesinden verecek (Ukrayna’ya verildi çünkü) ya da Ukrayna’nın alacaklısı Rusya olacak. Rusya’nın Ukrayna’dan alacağı 0.6 milyar dolar borca bir de 38 milyar eklenecek. Böylece borç, pranga ilişkisine yeni bir halka eklenecek. AB’nin Ukrayna yerine bu faizi ödemesi pek olası değil, zira Trump’ın estirdiği realizm rüzgârıyla ‘ne değeri, ne sözü ben kendi çıkarıma bakarım, Kiev Moskova’yla çözsün işte’ diyebilir.
KANADA’DAN JAPONYA’YA UKRAYNA’NIN BORÇLARI VE AB’NİN DIŞ POLİTİKA DENEYİ
Ukrayna’nın borçlarının genel tablosu, aslında işleyen sistem, Ukrayna dostlarının duruşları, kapitalizmin finansal ayağının işleyişi konusunda net ipuçları sunuyor. Son veriler uyarınca 45 milyarı iç, 115’i dış olacak şekilde Ukrayna’nın borcu 160 milyar dolar.
Eylül 2024 verilerine göre Ukrayna’nın 115 milyar dolarlık dış borcunun alacaklılara göre dağılımı şöyle: AB yüzde 44, IMF +DB yüzde 33, Kanada yüzde 4, Japonya yüzde 1 ve yüzde 18 yabancı özel kreditörler. Ukrayna’nın 2022’nin başında AB’ye olan borcu 5 milyardı, hali hazırda Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası gibi kuruluşlar dahil edildiğinde toplam borç üç yılda 47 milyar dolara çıktı. Böylece Avrupa Ukrayna’nın ana kreditörü oldu. IMF ve DB’den alınan borçlar da sürdü. Üstelik bu borçlar belirli şartlar altında verildi. Ukrayna Maliye Bakanlığı sitesinde yer alan bilgiler uyarınca serbestleşme, rekabete açılma… vb. konularda 325 şart kabul edildi.
Ukrayna savaş halindeydi, ayakta kalmaya çalışıyordu, borç vermeleri kötü değil denebilir, ancak bu borçların tahsilinde savaşa bakılmadığının örneği yine Ukrayna’da görüldü. Ukrayna IMF’den daha önce aldığı borçların ödemesine devam etti. Verilere göre IMF, Ukrayna’dan 2022’de 2.4, 2023’te 3.4, 2024’te 3.1 milyar dolarlık borç tahsil etti. Yani alacaklı beklemiyor, kimse borcu silmiyor, hibe var ama yetmiyor, her şey veresiye defterine yazılıyordu. Üstelik sanılanın aksine Ukrayna faizle borç alıyor. İyi ama IMF’in faizi düşük algısı da yanlış IMF’nin kendi kaynakları şunu söylüyor: IMF üyeleri Genel Kaynaklar Hesabına imtiyazlı olmayan koşullarda (piyasa bazlı faiz oranları) erişebilmektedir, ancak IMF ayrıca düşük gelirli ülkelerin çeşitliliğine ve ihtiyaçlarına daha iyi uyarlanmış olan Yoksulluğun Azaltılması ve Büyüme Fonu aracılığıyla imtiyazlı mali destek (şu anda sıfır faiz oranıyla) sağlamaktadır. Ukrayna’ya genel olarak borç yüzde 8’den verilmişti. Yani Ukrayna perverler, Ukrayna severler derneği başkanları, söz konusu borç olduğunda, faiz olduğunda ‘işime duygularımı karıştırmam’ prensibini gayet iyi hatırlıyor.
Üstelik Ukrayna borç girdabı bununla sınırlı değil, Kiev’in borçlarının yüzde 18’i yani 30 milyar dolara yakını özel sektörden alındı. Bunlar şimdilik AB Komisyonu’nun baskısıyla Ukrayna tahvilleriyle borcun ödenmesini bir noktada kabul ediyor gibiler. Ancak Ukrayna tahvilleri savaştan bu yana yüzde 70 düzeyinde değer kaybetti. Yani daha çok tahville bir nevi şirketlere kurumlara yönelecekler.
Bu geniş borç denklemi, Ukrayna mineralleri ve madenleri konusuna, barış sağlandığında beklenecek paylaşıma, şirketlerin haraç mezat satışına, kimin neyi nasıl alacağına etki edecek. Ukrayna aynı zamanda AB’nin ekonomi aracılığıyla dış politikada etkisini genişletme (ekonomik dev, politik cüce) çıkmazına da çözüm gibi gösteriliyordu. Hatta Tunus ve Mısır’a da bu şekilde borç verildi. Ancak Trump’ın gelişiyle bu denklem zora girmiş gibi görünüyor. Yani evdeki hesap hem Ukrayna açısından hem de genel dış politika dizaynında Trump’a uymuyor… Devamı gelecek.
Kaynak: Gazete Duvar