Ergün Yıldırım, Ehl-i Sünnet gibi yekpareliği bulunmayan Aleviliğin, çeşitli versiyonlarının zaman içerisinde ve kendi şartlarında oluştuğunu ve Türk Aleviliğin de, Şia-Fars ve Nusayrilikle bir alakasının bulunmadığın belirtiyor.
İlahiyatçı yazar Mustafa Çağrıcı, Emevilerden buyana Müslüman dünya ile Batı’da “kirli eller” argümanı üzerinden, yönetimsel anlamda “fitne” olgusuna işaret ediyor.
Türkiye’de merkez sağın, muhafazakarların, İslamcıların veya milliyetçilerin dile getirdikleri farklı “Büyük Türkiye” arzuları (quest for grandeur) emperyal bir tahayyülün güncel versiyonlarını teşkil eder.
Şahıslar ve dekor değişse de,Batı'da Kur’an ve Hz. Peygamber karşıtlığında somutlaşan İslam düşmanlığı senaryosu hemen hiç değişmeyip post-modern versiyonlarıyla tekerrür ettiriliyor