Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Ak Saçlı Bilge; Atasoy Müftüoğlu
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Harun Yahya
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Türk Yunan ilişkilerinde İsrail lobisi
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Kadın sorunu algısına ‘kısa ve öz´ bir değini…
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
İnanç Sömürüsü Ve Eğitim
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
15 Temmuz Bir Direniş Destanıdır!
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
15 Temmuz Ve Muhteşem Direniş
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
İstismar Ve İdam
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hz. İsa Kimin Peygamberi?
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
Hz. Musa´nın Beyaz Eli: Kitle Hareketlerinde Geçmişle Hesaplaşma Sembolü
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Neden Recep Tayyip Erdoğan´a Destek Olup Yanında Durduk
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Aşk Düşmanaysa Yenilgi Kaçınılmazdır
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Her Sabah Yeni Bir Umut Mudur?
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Seçimlerin Ardından
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Vazgeçilmezlik-Alternatifsizlik Paranoyası
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
İŞARET YAYINLARI´NDAN DÖRT YENİ MUHAMMED ESED KİTABI!
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
İslam, insan ve hayvan
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Yola Çıkan Gençlere Yol Verin (Bir gencin hikayesi)
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
İtaat mı, isyan mı?
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Biz Oruçluyuz
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Fazılların Aşkı
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Öldürmeyin!
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
Ebu Salah Ve Müslümanların Acizliği
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
İşba Noktasına mı Ulaştık Yoksa?
Enes TARIM
Enes TARIM
Milliyetçi İslam
Davut GÜLER
Davut GÜLER
ABD, İngiltere ve Fransa´nın Suriye´ye Hava Harekâtına Yönelik Değerlendirmemiz
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Son Zamanlarda İslami Camialara Yapılan Saldırıların Arka Planı
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Çağdaş Kadın Müfessirler/2
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Sivil Toplum Kuruluşları Üzerinden Mücadele Dönemi Ve Ak Parti Deneyimi
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
Dubai İzlenimleri-2
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
cennetin çocukları olmak...
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Adaleti Savunma Hakkı Kimindir?
M. Hanifi TOSUN
M. Hanifi TOSUN
Masumiyet Çağından Mesuliyet Çağına…
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
İnsanlığın Başkenti Kudüs
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Resüller, Nebiler miras bırakmaz, onların bıraktıkları, sadakadır

Hz. Muhammed
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Nefretinizi Affedin
Nefretinizi affedin. En çok affedilmeye muhtaç olanlar bizden nefret edenlerdir. Çünkü nefret edenler affetme erdemini felce uğratmış bir yüreğin sahibi olarak acınacak zavallılardır.
Tarih: 21.5.2018 11:53:05
Seyit Ahmet UZUN

İnsan ilişkilerinde en önemli etkenlerden birisi affediciliktir. Affediciliği felce uğramış bireyin yüreğinde nefret amuda kalkacak derecede hükümdar olur.
İnsan yaşamında birçok davranışı unutmaz veya unutmak istemez. İşte bu unutulmayan davranışlar aile içinde veya arkadaşlar arasındaki negatif denilecek davranışlar olursa bedenimiz merkezine bir nefret tohumu ekilmiş olur. Bu tohum felce uğramış olan affedicilikle yok edilemeyeceği için bir müddet sonra bedenin tümünü kuşatacaktır.
Nefret tohumu yüreğimizde nasıl hüküm sürer ve ne gibi davranışlara yol açar?
Bir defa bize karşı yapılmış olan olumsuz davranış sonrasında o kişi veya kişilerin her sözü, iması, davranışı sürekli olarak yanlış yorumlanmaya müsait bir iklime dönüşür. Kalpte bir oda açılır ve olumsuz anlaşılabilecek her söz oraya taşınır. Bunun sonucunda ise iyiliğe yönelik duyguların galebe çalabilmesi durumunda hemen nefret odasının kapısı aralanır ve imalar, sözler bir ejderha gibi saldırmaya başlar. İşte bu nokta iyi ilişkilerin en önemli kırılma noktasıdır. Çünkü nefret odasının kapısına sevgiyle kilit vurulmadığı müddetçe yüreklerin anlaşması asla sağlanamayacaktır.
Nefretinizi affedin. En çok affedilmeye muhtaç olanlar bizden nefret edenlerdir. Çünkü nefret edenler affetme erdemini felce uğratmış bir yüreğin sahibi olarak acınacak zavallılardır. Affetmeyi deneyin. Özellikle de geçmişin penceresini ışık sızmayacak derecede kapatarak oradan dilinize, yüreğinize hükmedebilecek her türlü duygu, düşünce ve sözlere prim vermeyin.
Yaşamışsınızdır; anlaşamadığınız, sevmediğiniz bir insanın geçmişte yaptığı yanlışlar her zaman gözünüzün önünde gibidir. Bu göz önünde oluş ise sevginize çekilmiş en büyük bentlerden birisidir. Yüreğinizde nefrete karşı bir sevgi tsunamisi oluşturun ve yok edin affedicilik rüzgarlarıyla nefret tohumlarını.
"İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur.
(Kötülük, en güzel haslet ne ise onunla önlenir. Mesela gazaba sabır, bilgisizliğe hilim, kötülüğe af ile karşılık verilir.)
Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur." Fussilet/34-35


Ya evlilik gibi kutsal bir mabette nefret odası açarsak neler olur?
Kayın validenin düşünmeden veya kasıtlı söylediği bir söz odanın en önemli köşesine oturtulur. Ve zaman içinde kocayı yakan kimyasal silah gibi kullanılır. "Senin annen şöyle dedi, şöyle davrandı şöyle ima etti" peki kayınvalide cephesi boş mu duracaktır? Asla cephede mevzi almıştır. Gelinin söylediği bir söz cımbızla yakalanmış ve nefret odasına hapsedilmiştir. "Oğlum bak senin karın var ya..." diye başlayan cümlelerle evlada büyük bir taarruzda bulunur. Kurşunlar ise namluya dizilmiş sözlerdir. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali koca/evlat ne yapacağını şaşırmış bir ruh halini yaşar.
Affedicilikten bahsedince bir taraftan ben anayım egoları, diğer tarafta ise hep ben mi alttan alacağım kuruntuları sürülür cepheye. İşte bu noktada kim nefretini affederse büyüklüğü kuşanmış olacaktır. Yüreğini gölleştiren anne veya nefretini boğan gelin aileyi cennetten bahçeye çevirme şansını yakalayacaktır. Aksi taktirde sürekli olarak aile cehennem çukurlarından bir çukur olarak telakki edilecektir. En önemli sonuçlardan birisi ise; evliliğin gençlerin gözünde korkunçlaştırılmasıdır.
Nefretinizi affedin ki yürek ikliminizde anlayış ve sevgi rüzgarları essin. Hiç olmazsa şu kısacık dünyadaki birkaç yılımızı cehenneme dönüştürmekten kurtaralım.
Geriye bakın nefret edenlerden kimler kalmış dünyada. Kaç anne, gelin, görümce mezarın serin topraklarına yatırmışlardır o nefret kokan yüreklerini. Kaçı arkasından anlamsız göz yaşları dökülmüştür.
Unutmayın yaşarken sevemediğiniz veya affedemediğiniz insanların arkasından ağlama hakkınız yoktur. Ölümünün üzerine "Oh oldu" demeyecekseniz gelin nefretlerimizi bir daha gözden geçirelim.
"Kötülüklerin çoğalmasından ötürü birçoklarının sevgisi soğuyacak." (MATTA: Mat.24: 12) Grip olmuş sevgimizi, affedicilik antibiyotikleriyle tedavi ederek, nefretlerimizden kurtulalım. Ve hiç olmazsa geride kalmış şu kısacık zaman diliminde gülme hakkını, gülerek yaşama hakkını kendimizde görelim. Hayatımızı çekilmez olmaktan kurtaralım.
Affetmediğiniz her nefret sizi yakan bir ateşe dönüşecektir.

Anahtar Kelimeler: Nefretinizi, Affedin
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Aşk Düşmanaysa Yenilgi Kaçınılmazdır (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Sessiz Halk Sesli Medyaya Karşı! (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Koyun Değil, Kendiniz Olun (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Dava Adamı: Abdullah Polat (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Nefretin Kokusu (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Masal Yazarken Nelere Dikkat Etmeliyiz? (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
Ruhuna Fatiha Okuyan Babam (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
Günah Keçisi Öğretmen (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Asım´ın Nesli (12 Mart 2018 - Pazartesi)
Aşk Sevdiğini İncitmemektir (02 Mart 2018 - Cuma)
İstismarcıya İdam, Çocuğa Huzur (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şamar Oğlanı; Öğretmen! (14 Şubat 2018 - Çarşamba)
Öğretmen Kime Denir Sahi? (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
Hataya Karşı Ademi ve Şeytani Tavır (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Sizin Medeniyetinize Tüküreyim (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kötü Koku (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Model İnsan ve İbadet/Gaye Bilinci (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Tanrı Kötü Veya Aciz Mi? (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Ölen İnsanlığımız mı Yoksa Tanrı mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Tanrı Öldü Yaşasın Özgürlük! (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
İnnanmayın Kur´an´a (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
On Akçe Peştamal veya Zalime Hakkı Söylemek (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
“Kur´an Eskilerin Masalı” (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Namaza Yaklaşmayın (04 Aralık 2017 - Pazartesi)
Gelme, Görme Halimizi Ey Muhammed! (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
Sayfa: