Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Deizme Dair Bir Derkenar
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Neden Cemal Kaşıkçı?
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Yeniden İman Etmek!
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Kültürel İslam´dan İslami Varoluşçuluğa
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Siyaset ve İman İlişkisi
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Masamdaki Kitaplar
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Müslümanların Kaderi İman ve Mücadeledir
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Kaşıkçı Travması ve Yeni Ortadoğu Düzeni
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Ademce Bir Duruş Sergilemek
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Tebliğ: Örf, Adet ve Gelenek
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
ABD´nin Ekonomik Yaptırımlarının İran´a Yansıması
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Taksici Gözüyle İstanbul
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Sapkınlık Aracı Olarak Mal
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!..
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Çağrılar Neden Karşılık Bulmaz?
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Önceliklerimiz
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İslamcılık Öldü Mü?
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Mine´nin Kırıkkanatları
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Ruhu Çamurlaşmış İnsanlar
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
İslami Hareketlerde "Minnet" Sorunu
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Duaya Davet!
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Kaşıkçı Olayı Suudilerin Sonu Olacak!
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Savaş mı Cinayet mi?
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Günümüzün Kerbela´sı Yemen´in Serencamı ve Ümmetin Duyarsızlığı…
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Adalet, Mizan ve Kitap Dengesi
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Düş ve Bayram
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Dr. Ayhan Vergili: Hilmi Ziya Ülken Önemli Bir Sosyolog, Felsefeci ve Fikir Adamıdır!
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Eğitimden Tasarruf olur Mu?
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Allah´ım Beni İmandan Kur´an´dan ve Romandan Mahrum Eyleme (2)
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Enes TARIM
Enes TARIM
Yezid´den Bugüne Ortodoks İslam
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Yola Çıkan Gençlere Yol Verin (Bir gencin hikayesi)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Son Zamanlarda İslami Camialara Yapılan Saldırıların Arka Planı
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
İstanbul Hava Durumu
Bugün
Sağanak
16°
11°
Pazartesi
Bulutlu
15°
10°
Salı
Sağanak
17°
13°
Çarşamba
Sağanak
14°
11°
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir gönül sahibine ulaştın mı inci olursun."

MEVLANA (R.A)
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Ebu Salah Ve Müslümanların Acizliği
Onlar evin tek bencil çocuğu gibi her şeyin onlar için var olduğunu düşünen bir topluluk. Kendi batıl davaları için sadıkça çalışmaktalar.
Tarih: 18.5.2018 09:46:34
Zeynep HAŞEMİ

Günlerdir üzüntü içindeydim ve benim gibi yüreği Filistin´le olan pek çok samimi mümin var.

ABD´nin büyükelçilik açılışıyla (tiyatro provokasyon) üzüntüm tavan yaptı. Elimde kalemim ve duamdan başka bir şeyim yoktu.

Üzüntümü  duama, öfkemi de kalemime katık eyledim.

Değerli okuyucum burada Filistin tarihi  ve intifadalara dair bilgi vermeyeceğim elbette. Bunu defalarca yazıp çizdiler ben burada Müslümanların İslam toplumunun acziyetini belirtmek istiyorum.

Yarım asrı geçti neredeyse bir asır olacak  İsrail, Filistin de devlet kurduğu günden beri mazlumlar bir bir tohum olup toprağa düşmektedir.

Taa ilk günden beri o topraklarda kan ve gözyaşı dışında Filistinliler bir şey görmedi.

Bir asırdır neredeyse bu devam eden kan ve gözyaşı dün (14 Mayıs 2018) üst seviyeye çıktı.

Büyükelçilik olayından sonra Filistinliler sınıra yürüdü ve işgalci Siyonist İsrail´in kalleşçe mermileri bu gencecik fidanları bir bir şehid etti.

İsrail askeri tarafından katledilen Altmış küsur masum insan ve binlerce yaralı tablosu ...

Başta sordum “Ey Filistin kana doymaz mısın" diye! Doymadı bu topraklar, kana doymuyor.

Aslında soruyu şöyle sormalıydım ey İsrail kana, akıttığın gözyaşına doymaz mısın? Ama cevabını bildiğimiz bir soruyu neden sorayım ki dedim.

Değerli okuyucum İsrail- Siyonistler kana doymaz, çünkü onlar acımaz, kendinden gelen sayısız Peygamberi katleden bir topluluktur. Kendinden olana acımayan başkasına acır mı?

Acıma beklemiyorum. On emri gündeme getirip ders vermek isteyen Müslümanlara sözüm o on emri bizim gibi anlamaz sadece "Seçkin Irk " olan kendileri için anlamaktalar. Öyle uygularlar.

Onlar evin tek bencil çocuğu gibi her şeyin onlar için var olduğunu düşünen bir topluluk. Kendi batıl davaları için sadıkça çalışmaktalar. Asla pes etmezler daha bebekken tüm geleneği uygulamaya başlarlar fazla derine gitmeye gerek yok sıradan bir modern klasik roman olan  Stefan Zweıg in "Gömülü Şamdan" kitabını okuyan bilir bu anlattıklarımı. Yahudilerin amaçları için verdikleri mücadeleyi.

Düşmanı eleştirmek kolay, peki biz İslam ümmeti  Filistin için ne yaptık, ne yapıyoruz?

Söyleyeyim! Yapılan katliamları deri koltuklarımızda oturup bol bol lanetleyip kınıyoruz. Neden çünkü gücümüz başka şeye yetmiyor.

Çünkü  elin oğlu dediğimiz Yahudi öyle çalışmış ki  (Dünyayı belli birkaç aile yönetiyor) dünyanın sanayisini endüstrisini ve  para piyasasını ve dahasını elinde tutuyor.

Çünkü ilim ve bilime, eğitime, kafaya öyle önem vermiş ki tüm ipleri eline geçirmiş.

Sen ey Ayşe teyzem okuduğun bu yazıya iki dakikalığına ara ver git banyoya, aldığın çamaşır suyu ne marka kimin ürünü bir bak! Mutfağa git bulaşık makinen ne marka bir bak!

Sen Ahmet abim sen de bir bak bakayım tv nin markası, bilgisayarın markası nedir?

Gördünüz mü?

Hepsi Yahudi malı değil mi? Evet aynen öyle!

Bu saydıklarım bir kaç eşya sadece, o kadar çok şey var ki kullandığımız, neredeyse iç elbisemiz bile diyecektim ki neyse ki o henüz bizim... Ama ürettiği makineleri hesaba katarsak iç elbiselerimizin de yarısı bizim...

Tabi hal böyle olunca durum böyle vahim olunca ancak ya lanetler ya kınarız.

Ey değerli okuyucum

Biz İslam ümmeti içimizde birleşmediğimiz müddetçe, ilime- bilime dair yoğun çalışmalar yapmadıkça, bilim insanı sayısı arttırmadıkça ve  dahi ekonomik özgürlüğümüzü kazanmadıkça ancak ya katliamları lanetler, ya kınar, ya da konsolosluklar önünde coca cola döküp İsrail bayrağı yakar slogan atar ve bir dahaki katliama kadar dağılırız.

Bırakalım tüm İslam  alemini yüzyıllarca İslam bayraktarlığını yapmış Osmanlının devamı güzel ülkemde bile ayrışmış durumdayız.

Aynı Camide, Aynı Allaha secde eden, aynı Peygambere iman eden, aynı Kuranı okuyan insanlar bile yan yana gelemiyor, birlikte hareket edemiyor!

Ayrışmayı çok seviyoruz. Adeta bize zevk veriyor ötekileştirmek.

Karşı cephe oluşturup saldırmak.

Sonuç?

Ayeti kerimenin de buyurduğu gibi "Allah´a ve onun Rasûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider" (Enfal-46) konumuna düşmek.

Zayıfız, aciziz, güçsüzüz. Düşman karşısında çaresiziz. Zira gücümüzü bir birimizle kavga ederek tükettik,  tüketiyoruz.

Değerli okuyucularım biz bir buçuk milyar Müslüman, Filistin´de yarım bedeniyle, elinde sapanıyla İsrail zulmüne taş atan bir Ebu Salah  etmiyoruz. Birçoğunuz bu cesur yürekli insana şahit oldunuz tv ve sosyal medyadan...

Şimdi oturun ve düşünün, düşünelim yanlışlarımızı doğrularımızı tartalım.

Tüm İslam alemi bir Ebu Salah kadar olamıyorsa vay bizim halimize.

Değerli okuyucularım sizi cesaretin ne olduğunu bize anlatan, cesaretin bedenle değil yürekle imanla ilgisinin olduğunu anlatan Ebu Salaha ithaf ettiğim mısralarla baş başa bırakıp ,

Bu gece idrak etmeye başlayacağımız ramazanı şeriflerinizi kutluyorum

Aşkımsın Ebu Salah!

Ebu Salah gibi yiğit olmalı Müslüman,

Yüreği kainata sığmayan cesaret yüklenmiş küheylan misali.

Ebu Salah gibi mert olmalı Müslüman,

Konu inançsa, vatansa bacaksız bedenini koşa koşa sürmeli  cepheye.

Ebu Salah gibi korkusuz olmalı Müslüman,

Elindeki sapanı besmele eşliğinde fırlatırken, tanksavar kullanıyormuş gibi güven içinde dimdik duruşlu...

Ebu Salah gibi masum olmalı Müslüman,

Zalimin zulmü karşısında tertemiz pürü pak sonsuza uçan bir güvercin misali.

Ebu Salah gibi olmalı Müslüman,

Sabır etmiş acılarını yudumlayan,

Ebu salah gibi olmalı Müslüman,

Başı dimdik, muzaffer bir komutan edasıyla atını mahmuzlayan...

Ebu Salah gibi olmalı Müslüman,

Şehadet şerbeti içip rabbine kavuştuğu an, etrafında  kanat çırpan meleklere gülümseyen.

Aşk ;cesaretse,

Aşk ; mertlikse ,

Aşk; Sabırsa,

Aşk; Masumluksa

Benim için Sen Aşksın Eyyyy Ebu Salah

Anahtar Kelimeler: Salah, Müslümanların, Acizliği
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
serdar çalış
12.10.2018 16:02:25
KALEMİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK...
Yazarın Diğer Yazıları
İyilik Meşalesi (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Sayfa: