Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
21. Yüzyılda eğitim
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Yeni Zelanda Katliamının Arkasında İsrail mi var?
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
İSLAMİ DAYANIŞMA CEMİYETİ ve MÜSLÜMANLARIN BU TARZ OLUŞUMLARA OLAN İHTİYACI
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
Dinin araçsallaştırılması
Veysel TAY
Veysel TAY
İngiltere-Yeni Zelanda-Suriye-YPG-Pentagon-Türkiye-Erken Genel Seçim; Çoklu Denkleminde 31 Mart Seçimleri ve Beka Meselesi - 1
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Teröre lanet, şehitlere rahmet, ümmete vahdet
Halil ÇİFTÇİ
Halil ÇİFTÇİ
Terör değil de nedir?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
İçimiz acıyor. Ama…
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
Engin GÜLTEKİN
Engin GÜLTEKİN
İNSANIN ANLAM VE ARAYIŞ SERÜVENİ
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Allah´ın emri, şeytanın kavliyle..
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
CAMİ ŞEHİTLERİ DUASI
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
SON FİRAVUN
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
ÇANAKKALE RUHUNU BİZ UNUTTUK ONLAR UNUTMADI
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
YENİ ZELANDA KATLİAMI VE MİSYONERLİK
Enes TARIM
Enes TARIM
OTORİTER SEÇİLMİŞLİK
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Benden geçti artık!
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
ADALET Mİ, MASLAHAT MI?
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
TREN METAFORU
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
BİRLİKTELİKTE DEĞERLER TEMELLİ VASAT DURUŞ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Bu Kez Mizansen Eksik mi Kaldı?
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Medine Sözleşmesi Bağlamından Birlikte Yaşamanın Mümkünlüğü! (1) *
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Kokuşan İnsanlık
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Zindandan şehadete yürüyenlere dua!..
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
ADALET
Mahmut HAMDERCİ
Mahmut HAMDERCİ
"Sosyal Belediyecilikte MİLLİ GÖRÜŞ Yerel Yönetim Örnekliği" Kitabının Yazarı Mahmut Hamdemirci´nin Seçim Değerlendirilmesi (2)
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
DİSK, HAK-İŞ, MEMUR-SEN
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Sana Yapılmak İstemediğini Neden Bana Yapıyorsun
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Anadolu Gerçekten Çok Dolu
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Hafızalardaki Kara Leke
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Seçim ve Adalet
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Deizm ve ‘Dindarlık´
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Yeni Devir Kültür Edebiyat Sayfaları Arasında…
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi´nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Muhammed Tayyip Okiç: Hocaların Hocası
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Musab Aydın
Musab Aydın
Kısa Bir Seyahatten...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çıkacağım merdivene sabırı merdiven yaparım.

Mevlana
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
Dervişlerden Kurtulma Kılavuzu
O halde tüm bu zihinsel acziyetimize rağmen gerçekten özgür müyüz? Özgürlük sadece bedenlerin gezinmesi midir? Zihinlerimiz, kalplerimiz, düşüncelerimiz, ruhlarımız zincirlerle çepeçevre kuşatılmış ve tutsak ise, yine de özgür sayılabilir miyiz?
Tarih: 2.1.2019 15:37:00
Enes TARIM

“Zümrüd-ü Anka uçar senin bakışlarında.

Benim rüyalarımda birkaç deli güvercin...”

                   -Nurullah Genç-

Artık algılarımızın esiriyiz ve hiçbir şey kontrolümüzde değil.

Ön koşulu itaat olan örgütsel yapılanmalarda köleleştirme operasyonları sürerken; dinin tevhid/özgürlük/adaletten ibaret olduğu gerçeği artık umursamadığımız bir fantezi.

İslami zihinlerin, birilerinin elinde ehlileştirildiğini ve belirli formatlara sokulduktan sonra nasıl kullanışlı hale getirildiğini gördük, yaşadık. Ve onca ihanet ve aldanışa rağmen, yığınların bağımlılığı hala samimiyet/takva adına devam ediyor.

Tüm bunlardan sonra kafamızda netleşen bir şey var ki; o da koşulsuz bağlık ve itaatin; amaç İslami eğitim ve davet çalışması dahi olsa, “kullanışlı dindarlık” anlamına geldiği ve samimi duygularla dahi olsa bilmeden İslam dışı odaklara güç devşirilebileceği gerçeği…

O halde tüm bu zihinsel acziyetimize rağmen gerçekten özgür müyüz?  Özgürlük sadece bedenlerin gezinmesi midir? Zihinlerimiz, kalplerimiz, düşüncelerimiz, ruhlarımız zincirlerle çepeçevre kuşatılmış ve tutsak ise, yine de özgür sayılabilir miyiz?

Birileri bizi özgürleştirme adına, putlara adamışsa; özgürlük mücadelemiz bizleri köleleştiriyorsa… İslami sandığımız düşünce ve eylemler bizleri cennete değil de cehennemin kızgın alevlerine sürüklüyorsa…

Neden kafamızdaki doğrular ve teslim olduğumuz gerçekler sürekli değişiyor, bilmiyoruz. Kaybettiklerimiz karşısında neden endişe duymuyoruz? Neden kanatlarımız kırık, neden artık özgürce uçamıyoruz?

Kanatlarımızı kıranlar, uçarak uzak ellerde kartallara yem olmamamız için mi bizi yaraladılar? Yoksa yanı başlarında, gözleri önünde köleliğimizin idamesi için mi?

***

Rivayet edilir ki, Hz. Süleyman´a kuşlarla konuşabilme yeteneği verilmiş. Bir gün yaralı bir kuş Süleyman´a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Dervişi huzuruna getirten Hz. Süleyman sorar: ”Bu kuş senden şikâyetçi, niye bu kuşun kanadını kırdın?

Derviş: ”Sultanım ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacakken kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı incindi” der.

Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa dönerek: ”Bak bu adam haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun.”

Kuş cevap vermiş: ”Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah´tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.”

Hz. Süleyman bu savunmayı beğenir ve kısasın yerine gelmesi için: ”Kuş haklı, hemen bu dervişin kolunu kırın!” diye emreder.

Kuş o anda :”Efendim sakın böyle yapmayın!” der.

“Niçin?” diye sorar Hz. Süleyman.

Kuş: ”Efendim, bunun kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar. Siz en iyisi bunun üzerindeki derviş elbisesini çıkartın. Çıkartın ki benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın!

***

Derviş kıyafetli birileri neden bizi avlamak ister? Bir avuç etimiz, para etmeyen postumuz var bizim!

Zihnimizi, beynimizi, ruhumuzu, düşüncelerimizi özgürleştirmemize neden izin vermiyorlar? Neden kanatlarımızı kırıyorlar biteviye?

Yine de kendimizi özgür hissediyoruz nedense! Özgür, mutlu ve bir o kadar da şaşkın!

Kitabı da okuyoruz; ama ne yazık ki, okuduklarımız bizi özgürleştirmiyor. Aksine kanatlarımızı yaralayan dervişlere sarmaşık misali bağlıyor, sarıyor, nefes almamacasına eklemlendiriyor.

Okuduğumuz ayetler bizi özgürleştireceğine, nedense dervişlere kul-köle yapıyor.

Algılarımızın esiri, yılgın ve edilgeniz. İradelerimiz ve zihnimiz kuşatılmış, düşünemiyor, akledemiyoruz. Kalabalıklar içerisinde sessiz, benliksiz ve kullanışlıyız.

***

Mezhep, tarikat, etnik kimlik, parti, ırk, kabile… Tümü de ruhumuzu ve benliğimizi kölelikten kurtararak arınabilmemiz için birer engel değil mi? Tümü de bizleri ayrıştırıcı araçlar değil mi? Modern zamandaki putlarımız! Uğrunda ruhumuzu ve benliğimizi secdelerle köleleştirdiğimiz kutsallarımız!

Batıl davalar ve inançlar uğrunda savaşmak, ölmek zorunda değiliz ki! Varsın korkak desinler bize! Çatışma ve nefret kültürlerinden arınmamız gerekmez mi?

Suni devrimler ve sahte iktidarlar aldatmamalı, dervişler yolumuzdan alıkoymamalı, kırık kanatlarla da olsa yola devam edebilmeliyiz…

Hem sonsuza gitmekte değil mi ki bu yol? Sonsuz ve uzun yollar bitirilmek için değil, sadece yürümek için değil miydi? Neden yol üzerindeki meşgalelerle, ziynetlerle oyalanıp yolumuzdan geri kalıyoruz? Yürüyüşümüzde, direnmeksizin yol üzerindeki metaaya, altına ve mülke tapıyor, eğleniyoruz.

Yollara çocuklarımızın küçücük ölü bedenleri öbek öbek savrulmuşken; yeryüzünün ücra köşelerinde kardeşlerimizin evleri başlarına yıkılıp aç açık sabahlarken hiçbir sorun yokmuş ve mutluymuşuz gibi nasıl yaşarız?

Dervişlerin arkasında bekleşerek, kısık seslerle yalnızca: “Dua edelim!” demek; Allah´a, Resulüne ve tüm varoluş gerçeklerimize ihanet değil midir?

Böyle bir dönemde hiçbir sorunumuz yokmuş ve özgürmüşüz gibi davranamayız ki! Hiçbir şey olmamış gibi yapamaz, yabancıymış gibi bilmezlikten gelemeyiz…

O halde, zihinsel ve düşünsel anlamda özgürleşebilmek için, dervişlerin bizi yakalayabilecek mesafeye kadar yanımıza yaklaşmalarına izin vermememiz gerekir!

Günümüz dervişlerinin tümü avcıdır!

Üzerlerindeki derviş elbiseleri çıkarılmadan onlardan korunabilmemiz, zihnimizi arındırabilmemiz, düşüncelerimizi özgürleştirebilmemiz asla mümkün değildir…

Selam ve dua ile…

Anahtar Kelimeler: Çukurlaşan, insan
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
OTORİTER SEÇİLMİŞLİK (16 Mart 2019 - Cumartesi)
YEDİ KIZKARDEŞ (06 Mart 2019 - Çarşamba)
İnsan Hakları ve Din (08 Şubat 2019 - Cuma)
Kibir ve Tekebbür (24 Aralık 2018 - Pazartesi)
Korku Köleliktir (17 Aralık 2018 - Pazartesi)
Anadolu İslamı Üzerine Bir Deneme (10 Aralık 2018 - Pazartesi)
Yezid´den Bugüne Ortodoks İslam (31 Temmuz 2018 - Salı)
Milliyetçi İslam (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
İslam Eman Yurdudur! (06 Nisan 2018 - Cuma)
Siyaset Ve Din (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Bir Sömürü Aracı Olarak Din (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Sayfa: