Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Halil ÇİFTÇİ
Halil ÇİFTÇİ
Terör değil de nedir?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
İçimiz acıyor. Ama…
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
Engin GÜLTEKİN
Engin GÜLTEKİN
İNSANIN ANLAM VE ARAYIŞ SERÜVENİ
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Allah´ın emri, şeytanın kavliyle..
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Yeni küresel tehdit: Beyaz Faşist Terörizm
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
CAMİ ŞEHİTLERİ DUASI
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
SON FİRAVUN
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
ÇANAKKALE RUHUNU BİZ UNUTTUK ONLAR UNUTMADI
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
YENİ ZELANDA KATLİAMI VE MİSYONERLİK
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Süruş´un İkinci Hali´nden “Kelam-ı Muhammed”; Vahiy ve ilham, peygamber ve şair
Enes TARIM
Enes TARIM
OTORİTER SEÇİLMİŞLİK
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Fırtınayı Kucaklamak
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Benden geçti artık!
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Büyük çınarın gölgesinde irfan sohbetleri
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
ADALET Mİ, MASLAHAT MI?
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
FETÖ ve rehabilitasyona muhtaç insanlar
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
TREN METAFORU
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
BİRLİKTELİKTE DEĞERLER TEMELLİ VASAT DURUŞ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Bu Kez Mizansen Eksik mi Kaldı?
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Medine Sözleşmesi Bağlamından Birlikte Yaşamanın Mümkünlüğü! (1) *
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Kokuşan İnsanlık
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Zindandan şehadete yürüyenlere dua!..
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İSLAMIN SOL YORUMU OLABİLİR Mİ? -HASAN HANEFİ VE NURETTİN TOPÇU ÖRNEĞİ- (2)
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
ADALET
Mahmut HAMDERCİ
Mahmut HAMDERCİ
"Sosyal Belediyecilikte MİLLİ GÖRÜŞ Yerel Yönetim Örnekliği" Kitabının Yazarı Mahmut Hamdemirci´nin Seçim Değerlendirilmesi (1)
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
DİSK, HAK-İŞ, MEMUR-SEN
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Sana Yapılmak İstemediğini Neden Bana Yapıyorsun
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Anadolu Gerçekten Çok Dolu
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Hafızalardaki Kara Leke
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Seçim ve Adalet
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Deizm ve ‘Dindarlık´
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Yeni Devir Kültür Edebiyat Sayfaları Arasında…
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi´nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Muhammed Tayyip Okiç: Hocaların Hocası
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Hepimiz ölümün nişanlısıyız…

CENAP ŞEHABETTİN
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
Boykot mu, Önce Kendimize!
Büyük fikirler ortaya koymamız gerekiyor. Fakat gelin görün ki, sadece büyük ve şık camiler yapmakla meşgulüz.
Tarih: 21.5.2018 11:42:21
Nevzat KAYA
Size bir şey söyleyeyim mi?
Belki söyleyeceklerim biraz umutsuz bir tablo ortaya çıkarabilir. Lakin unutmamak gerekir ki, umut gerçeği gördüğümüz gün başlayacaktır.
 
Hani bu İsrail´e karşı boykot falan yapalım diyoruz ya!
İnanın sorun bundan çok daha büyük. Tamam, elbette bu boykot olsun, ihmal edilmesin, bu doğru. Fakat çözüm bu değil, hatta hiç değil. Yapılan araştırmalara göre "Yahudi mallarını boykot edelim" gündemlerinin yoğun olduğu zamanlardan kısa bir süre sonra, tam tersi bir durum ortaya çıktığı görülmüştür. Yani Yahudi mallarının kullanımı daha çok artmıştır. 
 
Bu şundan kaynaklanıyor:
Örneğin Coca-Cola´ya yapılan boykottan sonra alternatif ürün olarak yerli üretimler tercih edilmiştir. Kısa bir müddet sonra bu yerli üretimler terkedilmiş ve yeniden Coca-Cola´ya dönüş yapılmıştır. Hatta bu sefer daha fazla tüketilmeye başlanmıştır. 
 
Sebep ise şu:
Coca-Cola´nın içinde bağımlılık yapan maddeler var. Bu bağımlılığa müptela olmuş kişiler, dini ve vicdani hassasiyetleri gereği boykot ederek alternatif ürün tüketmeye başladıklarında, Coca-Cola´dan aldıkları hazzı ve kaliteyi bulamadıklarından, kısa süre sonra tekrar Coca-Cola´ya dönüş yapmışlardır. Çünkü vücut onu istiyor ve başka ürün de bu isteği karşılamıyor. 
 
Aynı şey diğer bütün ürünlerde de böyledir. Ya kalitesinden ya da alınan haz ve bağımlılıktan dolayı bir müddet sonra tekrar bu Yahudi mallarına dönüş olmaktadır. Üstelik bu sefer tüketimi hem daha fazla hemde daha bir süreklice oluyor. Çünkü biz aynı kalitede ya da yerini dolduracak sağlıklı hazlar üretemiyoruz. Kalitesizlik, mallarımızdan tutun da hayatımızın her yanını kuşatmıştır. Hem ürettiklerimiz onların kalitesinde değil, hem de iş ve ticari ahlakımız onlardan daha iyi konumda değil. Kendi markamızı ortaya koyamadığımız gibi, bunun ahlaki boyutunu da oluşturamıyoruz. 
 
Haydi hodri meydan diyelim. İstisnaları olmakla beraber, Müslüman dediğimiz iş adamlarının yanında çalışan işçilerle, Yahudi dediğimiz veyahut da laik, seküler zihniyette olanların yanlarında çalışan işçileri; maaş, işçi hakları, sosyal haklar, düzen, intizam, memnuniyet açısından bir karşılaştırın derim. Tüsiad´çılar ile Müsiad´çıların yanlarında çalışanlar üzerinde bahsettiğimiz kavramlar üzerinden bir anket yapılsa, ne denli sonuçlar ortaya çıkar biliyor musunuz? Tamam belki son yıllarda kendi markamızı ortaya koyma noktasında bazı gayretler var, bunun farkındayız. Lakin bu hem eksik hemde aynı kalitede değil. Bunun için diyorum ki sorun sadece boykot veya elçileri kovmak gibi eylemlerle giderilmiyor. Elbette bunlar önemsizdir demiyorum. Sonuçta insan yapabilecekleri kadar sorumludur. Gücünün değil, safının belli olması gerekir. Nice az bir güç sahibi topluluk, nice çok güç sahibi toplulukları Allah´ın yardımıyla yenmiştir. Bunların hepsi doğru. 
 
Fakat bu kural, Allah´a tümüyle teslim olmuş bir topluluk için geçerli değil miydi? Yani Allah´ın yardımı, şiddetle ihtiyaç duyduğu halde, sırf Allah öyle istiyor diye "bir avuç su" ile sabredip, meydana çıkanlar için geçerli değil midir? Burayı iyi anlamamız gerekiyor..! 
 
O halde ne yapmamız gerekiyor derseniz şunları iyi düşünün derim:
 
- Popülizmi bırakmamız gerekiyor. Duygusallıkların, gerçeklerin yerine geçmediğini artık anlamamız gerekiyor. Nostalji ve romantizmler içinde, içe ve geçmişine kapanan bir anlayış ile dünyaya entegre olamayız. 
 
-Tarihimizdeki başarı ve başarısızlıklar üzerinden ders ve ödevler çıkaracağımıza, kahramanlıklar ve edebiyatlar peşindeyiz. Bunun ise genlerimize bencil bir anlayışın yerleşmesinden başka bir etkisi yok.
 
- Bizim özelde İslam alemini, genelde de tüm insanlığı kuşatacak siyasetnamelerimizin olması gerekiyor. 
 
- Kur´an´ı Kerim´den bir dünya görüşü perspektifi ortaya çıkarmamız lazım. Elbette tarihi süreç içerisinde bu perspektifi ortaya koyan düşünürlerimiz olmuştur. Lakin bunlar kurumsallaşmamış ve bir devlet politikasına dönüşmemiştir.
 
- Yahudiler 20.yy´ın ikinci yarısına kadar bizden daha kötü idiler. Bu 70 yıllık süreçte Yahudiler dünya ölçeğinde düşünürler, filozoflar, tarihçiler, sanatkarlar yetiştirip, insanların bilinçlerine hükmetmeyi başardılar.
 
- İslam dünyasında ise entelektüel, kültürel, sanatsal ve kamusal meşruiyet yoktur. Sadece karizmatik meşruiyet vardır. Şu an dünya çapında, bilinçlere hükmedecek tek bir entelektüelimiz, filozofumuz ve kamusalımız yoktur.
 
- Eğer biz İslami tercihlerimizi bilinç üzerine inşa etseydik, bugün İslam dünyasının başına bunlar gelmeyecekti. Fakat kafasını kiraya, popülizme ve duygusallıklara teslim eden bir topluluk bu bilince ulaşamayacaktır.
 
- Ortaya bir çözüm koyamayan sayısız anlayışlar var. Doğrusu nasıl bir mantıkla oluyorsa, bu tür anlayışlar çok büyük kalabalıkları kendilerine bağlıyorlar. 
 
- İslam dünyasının en büyük düşmanı emperyalistler değil, cehalettir. Cehaletin yoğun olduğu toplumlar ise dünya gerçeklerini göremezler. Politikalar geliştiremezler. 
 
- Hamaset siyasetini bırakmamız gerekiyor. Bir ülkede hamaset devlet eliyle yükseltiliyorsa orada düşünce ve anlayış yok olur.
 
- Bizim geleneğimizde yüzeysellik vardır. Derinlere inecek bir perspektif inşa edemiyoruz. Yani kuklacıyı değil kuklayı hedef alıyoruz. 
 
- Büyük fikirler ortaya koymamız gerekiyor. Fakat gelin görün ki, sadece büyük ve şık camiler yapmakla meşgulüz. 
 
- İslam, dünya kaynaklarının adil bir şekilde paylaşımını tavsiye ediyor. Güçlünün zayıfı korumasını, açlıkla mücadeleyi, adalet ve merhamet ile muameleyi öngörür. İnanç genlerimizde bu erdemler vardı, yine var. Sadece bunu teorikten pratiğe geçirecek işleri ortaya koymalıyız. 
 
- Ahlakın yerine güç pragmatizmi, halkların yerini ise ulus devlet anlayışı almıştır. Madem ümmet diyoruz, o halde ulus ve ulusçuluk kavramlarını terkedip tüm renkleri kapsayan bir dil inşa etmemiz gerekiyor. Çünkü kurucu unsurlar milliyetçi olamaz, bilakis toparlayıcı olmalıdır. 
 
- Zihinsel kuşatılmışlıklar içindeyiz. İslam´ın siyasi, ekonomik, kültürel ve sanatsal öngörüleri hakkında bırakın bilinçlere hükmedecek eserleri, neredeyse kimsenin bu noktada düşünsel bir çaba, gayret ve fikri de yoktur. İslam´ı namaz, dua ve belli bir takım ibadetlerden ibaret sayıyoruz.
 
Bütün bu acizliklerimiz ve geri kalmışlığımıza rağmen şunu da takdir edeyim ki, tüm İslam ülkeleri içinde bu perspektifleri inşa etme potansiyeli sadece Türkiye´de vardır. O halde millet olarak sorumluluğumuz çok fazladır. Yöneticilerden tutun da avama kadar bu sorumluluğu ortaya koyacak bilinci inşa etmemiz gerekiyor. Gerisi mi, çok değil her yüzyılın başında cesur bir lider gelir, bağırır, çağırır, sonrasında ise aynı zillete devam eder gideriz. Unutmayalım ki; Allah, bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe asla değiştirici değildir.
Anahtar Kelimeler: Boykot, Önce, Kendimize
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SON FİRAVUN (18 Mart 2019 - Pazartesi)
Biz Bu İşin Aslını Kaybettik! (11 Mart 2019 - Pazartesi)
Furkan Cemaati Provokasyonu! (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Vicdan Sahibi İnsanlara Bir Çağrı! (21 Ocak 2019 - Pazartesi)
İttihadımızın Önündeki Fitne: Hased (07 Ocak 2019 - Pazartesi)
Siyasetnamemiz! (24 Aralık 2018 - Pazartesi)
Kaşıkçı Olayı Suudilerin Sonu Olacak! (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
Alparslan Kuytul Gerçeği (19 Ekim 2018 - Cuma)
Brunson Gerçeği! (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üçlü Çete: Elektrik, Su, Doğalgaz! (03 Ekim 2018 - Çarşamba)
Toplumsal Barışımız ve Adalet (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
15 Temmuz Bir Direniş Destanıdır! (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Artık Tercih Senin (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Seçim Simsarları Yine İş Başında! (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Okumaya Başlarken (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Tufanlar İçinde Nuh´un Gemisinde (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
BOP: Büyük Oryantalist Proje (14 Mart 2018 - Çarşamba)
Bir Devrin Şahitliği: RAMAZAN KAYAN (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bu Oyunu Bize Allah Öğretti! (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Allah mı, Amerika mı? (12 Aralık 2017 - Salı)
Biz Medeniyetimizi Kaybettik! (26 Kasım 2017 - Pazar)
Afyonlanmış Müslümanlar (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Eşek Katili: TÜRKİYE (05 Kasım 2017 - Pazar)
Sayfa: