Son Dakika! ABD Dışişleri Bakanlığı´ndan 15 Temmuz açıklaması
Son Dakika! ABD Dışişleri Bakanlığı´ndan 15 Temmuz açıklaması
ABD Dışişleri Bakanlığı´ndan, "İki yıl önce menfur başarısız darbe girişiminde yaklaşık 250 Türk vatandaşı hayatını kaybetti ve binlerce kişi de yaralandı. Ölenlerin ve yaralananların ailelerine en derin taziyelerimizi sunuyoruz." değerlendirmesinde bulunuldu
Ebru Özkan Türkiye´ye Dönüyor
Ebru Özkan Türkiye´ye Dönüyor
Kudüs´e yaptığı ziyaretin ardından 11 Haziran´da Türkiye´ye gitmek için geldiği Tel Aviv´deki Ben Gurion Havalimanı´nda gözaltına alınan Ebru Özkan´ın bugün Türkiye´ye döneceği bildirildi.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü´ne yürüyüş başladı
15 Temmuz Şehitler Köprüsü´ne yürüyüş başladı
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında bu gece 15 Temmuz Şehitler Köprüsü´nde düzenlenecek etkinlikler katılmak isteyen vatandaşlar, Altunizade´den 15 Temmuz Şehitler Köprüsü´ne yürüyerek gitmeye başladı. Bazı vatandaşların üzerinde Türk bayrağı bulunan tişört giydikleri, bazılarının da ellerinde Türk bayrakları taşıdığı görüldü.
Ayetullah Sistani´nin Temsilcisi: Irak Başbakanı, Halkın Sesini Duymalıdır
Ayetullah Sistani´nin Temsilcisi: Irak Başbakanı, Halkın Sesini Duymalıdır
Irak´ın Basra eyaletinde yaşanan su ve elektrik sıkıntısı nedeniyle halk, gösteri yürüyüşü düzenledi.
FARC Liderleri İlk Kez Hakim Karşısına Çıktı
FARC Liderleri İlk Kez Hakim Karşısına Çıktı
Kolombiya´daki Özel Barış Hukuku hakimlerinin karşısına çıkan FARC´ın 31 yöneticisi 1993-2012 yılları arasında yaşanan kaçırılma olaylarına ilişkin hesap verecek. Kaynak: FARC Liderleri İlk Kez Hakim Karşısına Çıktı
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
İstismar Ve İdam
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hz. İsa Kimin Peygamberi?
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Dünya Medyasının Yeni Kabine Yorumları
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
Hz. Musa´nın Beyaz Eli: Kitle Hareketlerinde Geçmişle Hesaplaşma Sembolü
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Neden Recep Tayyip Erdoğan´a Destek Olup Yanında Durduk
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Aşk Düşmanaysa Yenilgi Kaçınılmazdır
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Hasetlik Ve Siyaset
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Alaturka Sevdalar
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Her Sabah Yeni Bir Umut Mudur?
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Seçimlerin Ardından
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Yüzyılın Seçimi Mi?
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Özel Kurum Öğretmenleri Yetim Mi?
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Artık Tercih Senin
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Vazgeçilmezlik-Alternatifsizlik Paranoyası
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
İŞARET YAYINLARI´NDAN DÖRT YENİ MUHAMMED ESED KİTABI!
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
İslam, insan ve hayvan
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Yola Çıkan Gençlere Yol Verin (Bir gencin hikayesi)
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
İtaat mı, isyan mı?
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Biz Oruçluyuz
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Fazılların Aşkı
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Öldürmeyin!
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
Ebu Salah Ve Müslümanların Acizliği
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Diriliş ve Direniş Şehri, Vahiy Yurdu Kudüs…
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
İşba Noktasına mı Ulaştık Yoksa?
Enes TARIM
Enes TARIM
Milliyetçi İslam
Davut GÜLER
Davut GÜLER
ABD, İngiltere ve Fransa´nın Suriye´ye Hava Harekâtına Yönelik Değerlendirmemiz
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Son Zamanlarda İslami Camialara Yapılan Saldırıların Arka Planı
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Çağdaş Kadın Müfessirler/2
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Sivil Toplum Kuruluşları Üzerinden Mücadele Dönemi Ve Ak Parti Deneyimi
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
Dubai İzlenimleri-2
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
cennetin çocukları olmak...
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Adaleti Savunma Hakkı Kimindir?
M. Hanifi TOSUN
M. Hanifi TOSUN
Masumiyet Çağından Mesuliyet Çağına…
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
İnsanlığın Başkenti Kudüs
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..

Hz. Muhammed
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
2017´den 2018´e Devredilen Gündemler ve Söz Söylemenin Gerekliliği
Gerek PKK´nın “hendek” sendromu ve gerekse 15 Temmuz darbesi Ak Parti´yi ve Reis´i “Yeni Türkiye” diye adlandırılan imparatorluk bakiyesi bir ülkeyi, düştüğü “ulus devlet” kompleksinden kurtararak büyük coğrafyamızın kodlarını taşıyan manen büyük ülke ide
Tarih: 5.1.2018 16:36:23
Davut GÜLER

2017´den 2018´e Devredilen Gündemler ve Söz Söylemenin Gerekliliği

Kocaman bir yılı geride bıraktık, geride bırakılanlar sadece gün ve aylar değil gerek bireysel, gerekse de ülke ve dünyada çözüm bekleyen gündemleri de bir sonraki yıla devrettik. Devredilen bu gündemleri bir makalede değerlendirmek ve konunun hakkını vermek zor olacaktır. Bu zor olan ve devredilen gündemler nedir diye sorduğumuzda karşımıza birçok konu çıkacaktır. Bunlar; siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, sosyal, basın-yayın, spor, sanat, aktüel vb. gibi daha da çoğaltılabilir.

Bu saydığımız konularla ilgili istatistiki çalışmalar yapılmış, biz de bu verilerden hareket ederek sorunları alt alta sıralamak gibi bir imkâna sahip değiliz, böyle bir bilgi yok. El yordamıyla basitten zora doğru adım adım yol almak istediğimizde; devraldığımız gündemler, “siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, sosyal, basın-yayın, spor, sanat, aktüel vb. gibi” demiştik.

İlk adım olarak üzerinde duracağımız konu; siyasi gelişmeler ve kendi özelimiz olan basın-yayın olarak tasnif edip, üzerinde yoğunlaşabiliriz. Birincisi siyasi konular ve bu konular içinde; özellikle de 15 Temmuz NATO/FETÖ darbesi olarak adlandırılan hain kalkışmadır. İkincisi de basın-yayın, bu geniş konuyu biraz küçülterek ve tahsis ederek kendi özelimiz olan basın-yayın faaliyetlerimiz, daha doğru ve istenildiği kadar anlaşılmış mıdır? Tespit edilen bu sorunlara yönelik çözüm önerilerimizi de ortaya koymalıyız.

Konun daha iyi anlaşılması için öncelikli olarak kendimizden başlayalım. Yakın bir zamanda, 2017 Ağustos´ta Anadolu Platformu´nun düzenlediği; “12. Anadolu Buluşmalarında” konuşmacı olarak bir sunumda bulunan ve birkaç gün önce Hakkın rahmetine kavuşan Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Hüsamettin Arslan´ın veciz bir cümlesi kulaklarımda çınlıyor. Merhum şöyle demişti;

“Biz dünyayı veya Türkiye´yi kurtarmak gibi büyük büyük laflar etmemeliyiz, biz küçük işler hatta minnacık işler yapmalıyız; bu işleri yaparsak diğerlerini konuşma hakkımız olur, yoksa laf kalabalıklarından öte bir şey yapmış olmayız.” Çok yerinde bir tespit, bu adımı atamayanlar, bu ameli gerçekleştiremeyenler, düşüncelerini hangi cümlelerle süslerse süslesinler retorikten öteye geçemezler.

31.10.2017 tarihinde “Haber Duruş” sitesinde “Duyarlılık Çağrısı” diye bir makalemiz yayınlanmıştı. Bu makalede; “belli bir dönemdir atıl olan "Haber Duruş" sitemizi aktif kılma çabasında olduğumuzu sizlerle paylaşmak istiyoruz. "Haber Duruş" sitemiz; makalelerle, röportajlarla, haber ve analizlerle insanımıza ‘doğru bilgilenme imkânı sunmak´ gibi bir misyon üstlenmiştir;

Çabamız, bu misyonu ifa edecek bir iklimin oluşması ve insanımız tarafından bu gerçekliğin görülmesidir” diyerek; “kendi özelimiz olan basın-yayın faaliyetimiz” den insanlarımızı haberdar etmek maddi ve manevi yardımlarını talep etme isteğimizi anlatmaya çalışmıştık.

Çıra Yayınları olarak gerek kitap ve gerekse "Özgün İrade dergisi, Özgün Duruş gazetesi, Özgün Düşünce dergisi ve Haber Duruş sitesi" basın ve dijital yayıncılığı sürdürmek için büyük bedeller ödedi. Bugün yayın hayatını sürdüren "Özgün İrade dergisi" 14. Yılını tamamlamak üzeredir.  "Haber Duruş Sitesi´ni" ise iki ay gibi bir zaman diliminde takip edilir bir noktaya taşıdık, elhamdülillah. Rahmetlik Hüsamettin Arslan beyden ödünç aldığımız "minnacık" olarak tarif edilen işimiz "Haber Duruş" 2018´de bir adım daha ileride veya önde olsun diye çabalarımızı artırdık.

Bu yazıda, devredilen gündemlerimizden en öncelikli ve birinci olarak tespit ettiğimiz siyasi gündemimizi tehir ederek ikinci gündem olarak ele alacağız; 15 Temmuz NATO/FETÖ darbesi olarak adlandırılan, hain kalkışmanın psikolojik ikliminden çıkamayışımızın serencamıyla ilgili mülahazalarımızı ifade edeceğiz.

Gerek PKK´nın "hendek" sendromu ve gerekse 15 Temmuz darbesi Ak Parti´yi ve Reis´i yani Recep Tayip Erdoğan´ı "Yeni Türkiye" diye adlandırılan imparatorluk bakiyesi bir ülkeyi, düştüğü "ulus devlet" kompleksinden kurtararak büyük coğrafyamızın kodlarını taşıyan manen büyük ülke idealinden uzaklaşmaya itmiş ve tipik güvenlikçi bir “ulus devlet” konseptine dönüştürmüştür.

Ak Parti ve önderliği bu güvenlikçi konseptten öncelikle çıkması, halkına güvenmesi ve güven artırıcı bir iklimin oluşumu için hangi argümanlar gerekiyorsa o argümanlar üzerine yoğunlaşması gerekmektedir. Merhum Ali Şeraiti´nin "İnsan´nın Dört Zindanı" adlı eserinde ifade ettiği gibi;

"İrade sahibi insanın, 1- Doğa´nın baskısı, 2- Tarihin baskısı. 3- Sosyolojinin baskısı, 4- Kendi zindanının baskısı" yani kendisi/kendi zindanı. İnsanın ilk üç zindanı kendisini kuşatırken ve bunları yıkmak daha kolayken, kendi zindanı kişinin içinde olduğu için onu yıkmak en zor olanıdır. Özellikle Ak Parti´nin tüm bileşenleri yani tüm kadroları bu türbülanstan bir an önce çıkması lazım.

Halkın %50´sinin oyunu almış bir parti istibdat rejimlerinin ruh halini (histeri) yaşıyor. Halka mal olmuş bir hareket (Ak Parti) toplumu kriminalize (Suçla İlgili, Suçlu) ederse kendi zindanına düşmüş olur, herkesi düşman olarak görür ve kendi zindanının mahkûmu olur.

Çıkış yolu burada yatmaktadır yani Ak Parti önderliği, öncelikle kendi zindanından çıkması, dava arkadaşlarına güvenmesi, bu güvensizlik veren ruh halinden kurtulması ve halkı kucaklayıcı olması gerekmektedir. Dar bir "dost" çeperinin basıncından kurtulması ve bunların dışındakilerini düşman konseptinden çıkarıp, herkesi kendisi kadar yurtsever kabul ettiğinde daha rahatlayacak ve bünye içindeki virüsleri atmak daha da kolay olacaktır.

Toplumu, dava arkadaşlarını ve meşvereti önemsediğinde yürüyüşü taçlandıracaktır. Toplum sadece oy veren yığınlar olarak görüldüğünde, düşman olarak telakki edilenler, tabir biraz ağır olacak ama gaz odalarında ancak temizlenilerek enterne edilirler.

Diğer toplumsal kesimler ise hep başkalarının değirmenine su taşıyanlar olarak görülürler. Burada anahtar kavram diğer toplumsal kesimlerinde bu ülkeyi yönetebilecek eşit şahsiyetler ve yurttaş olduklarını kabullenmektir.

Ülkeyi yönetenler diğer toplumsal kesimlerin farklılığını kabullendiğinde, onları ortak doğruya çağıracaktır: "İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah´tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır." Diğer bir ayette; “Bu, Allah´ın murdar olanı temizden ayırt etmesi; murdarı, bir kısmını bir kısmı üzerinde kılıp tümünü biriktirerek cehenneme atması içindir. İşte bunlar hüsrana uğrayanlardır.”

Murdarın temizden ayrılması ameliyesinden yöneticilerin sorumluluğu kadar halkında o düzeyde sorumluluğu vardır. Halkın "İyiliği emretmek ve kötülüğe engel olma" sorumluluğu; toplum içindeki murdar (pis) olanları temizleme veya ıslah etme de toplumsal sigortadır.

İktidar acilen fabrika ayarlarına dönmelidir ve halkın sağduyusuna-aklı selimine güvenmelidir. Öncelikle kendisi bu doğruya inanmışsa, diğerleri kendilerini bu doğruya göre test edeceklerdir. Sorunun çözümü; güven ve adil olmakta yatmaktadır.

Naçizane, bu haftadan itibaren, en az haftada bir gün şartlarımız ve sağlığımız elverdikçe gündemdeki gelişmeleri Allah´ın izniyle yazmaya çalışacağım. Kardeşlerimizle paylaşacağımız fikirlerimiz, yolumuzun önündeki pusları dağıtıp bir nebze de olsa aydınlığa yol açabilirse, söz yerini bulmuş demektir.

Selam ve dua ile..

  

 

 

Okuyucu Yorumları (2 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
mehmet caner
6.1.2018 14:50:35
çok güzel bir yazı yerinde bir yapıcı eleştiri kalemine sağlık
Aziz DARICI
8.1.2018 15:49:48
Eyvallah Hocam...Kaleminize sağlık. Güzel bir analiz olmuş...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa: