Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Eşekleşme ve Ailede Sorun
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Sevginin Yeniden İnsanileştirilmesi
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Filistin´de Kız İstemek
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Enbiya Yurdu Kudüs, Müslümanların 3000 Yıllık Başkentidir İşte Delili!
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Üsküdar Kitap Fuarı´ndan
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Avrupa Birliği´nin artık bir anlamı kaldı mı?
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Temel Taş Olarak Kur´an Vahyi
Enes TARIM
Enes TARIM
İnsan Hakları ve Din
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Eleştiri Bir Nimettir
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Önceliklerimiz
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Değerler Eğitimi İle “Değerli” Nesiller Yetiştirilebilir mi?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Nefse Sesleniş
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Dün İngiltere´ye Bugün ABD´ye
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Filipin Moro Müslümanları ve Gözden Kaçanlar
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Kuran´da Aile Modelleri
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Irkçılık ve Ulusalcılık…
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İslam´ın Sol Yorumu Olabilir mi? -Hasan Hanefi ve Nurettin Topçu Örneği-1
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Furkan Cemaati Provokasyonu!
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
Toplumların Yükselişi
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
‘Babamdan Bana Hüzün Kaldı Yalnızlığı Çok Sevdim´
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Ben İnsanım!..
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Malatya´nın Gençlerinin Yüreklerinden Akan Mektuplar
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Necip CENGİL
Necip CENGİL
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Şemşamer Mezhepliler!
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Şiddet Sarmalında İstikamet Kaybetmek
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Trump´ın Suriye´den Çekilme Kararı ve Muhtemel Gelişmeler
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
Müslümanlar Açısından Yüzün Yeniden İnşası
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Ahmed Han (1817-1898)/Hindistanlı Fikir Adamı
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Darbe ve Direniş
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
İnsan ve Hürriyet
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
Gençliğin Gidişatı ve Furkan Doğan Örnekliği
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
“Diriliş Pastası”
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz.

Konfüçyus
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
TSK´daki Öncelikli Hedef Alevilerdi
Başbuğ´un, İpek Özbey´e verdiği röportaj
Tarih: 12.2.2019 10:18:07

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, FETÖ´nün hedefinin milli orduyu yok etmek olduğunu söyledi. Yeni kitabı “Ergenekon´dan Çıkış”ı Hürriyet gazetesinden İpek Özbey´e anlatan Başbuğ, “Alevilerin Türk Silahlı Kuvvetleri´nden temizlenmesine yönelik hedefin öncelikli olduğunu gördük” dedi.

Başbuğ´un, İpek Özbey´e verdiği röporta

j şöyle:“-7 Haziran 2013 tarihinde mahkemede şöyle diyorsunuz: “Bu orduda ehliyet ve liyakat esastır. Irk, din ve mezhep gibi farklılıklar asla gözetilemez. Bu ordunun bütün personeli her türlü siyasi tesir ve düşüncelerin dışındadır.” Öyleyse teröristler bu kadar güçlü ve disiplinli bir kuruma nasıl sızdı?

Bir kere şunun altını çizelim: Türk ordusu milli ordudur, bu fevkalade önemlidir. Öyle ordular görürsünüz ki araç, gereç en üst seviyededir ama milli ordu niteliği olmadığı için daha karşı karşıya kaldığı ilk problemde etkisiz hale gelirler. Mesela İran Şahı´nın ordusu en modern teçhizat, araç, gereç ve silaha sahipti. Saddam´ın ordusu yine buna örnektir. Belki de dünyada Türk ordusunu emsalsiz, rakipsiz kılan husus milli ordu olmasıdır.

TSK´YA PERSONEL ALIRKEN ETNİK KÖKENİNE BAKAMAZSINIZ

-Milli ordu ne demek?

Milletin ordusudur. Milli ordularda, orduyla millet arasında çok güçlü bir güven duygusu vardır. Güvenin yanında Türk milletinin askere karşı sevgisi de büyüktür. Türk ordusu gücünü milletinin güveninden ve sevgisinden alır. Milli ordunun içinde Türk toplumundaki her kesim temsil edilmeli. Ordu içinde Edirne´den de Hakkâri´den de subay olmalı. Etnik köken farklı olabilir ama biz Türk milletinin birer ferdiyiz. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri´ne (TSK) personel alınırken insanların etnik kökenine bakamazsınız. Böyle bir şey bizde yoktur, aklınızın ucundan bile geçmez, geçmemiştir. Milli orduda mezhepsel farklılıklar da yoktur. Bırakın bir faktör olmasını, bunun düşünülmesi bile bu orduya yapılabilecek en büyük ihanettir. Dolayısıyla Türk ordusuna darbe vurmak istiyorsanız milletle asker arasındaki bu bağı zayıflatmaya, kopartmaya çalışacaksınız. Zaten komploların temel amaçlarından biri de buydu.

FETÖ, ALEVİLERİN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDEN TEMİZLENMESİNE YÖNELİK ÇALIŞTI

-Bağlar bir noktadan sonra zayıfladı yani...

Komploların başında belki biraz sarsıldı ancak millet gerçeği gördükten sonra tekrar eski haline döndü. FETÖ, Türk Silahlı Kuvvetleri´ne yönelik komploları yaparken özellikle mezhep olayını temel aldı, Aleviliği istismar etmeye çok çalıştı. Bu konuda biz hassasiyet gösterdik, çünkü özellikle bizim dönemimizde ihbarlara baktığınız zaman büyük bölümü mezhepsel olaya dayanıyordu.

-Hedef alınan kişiler farklı mezheptendi, öyle mi?

Evet. Alevilerin Türk Silahlı Kuvvetleri´nden temizlenmesine yönelik hedefin öncelikli olduğunu gördük. Bu çok tehlikeliydi, milli orduyu çökertebilirdi. FETÖ, acımasızca bu konuyu hedef aldı, istismar etmeye çalıştı.

-İhbarların kaynağı neresi?

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) üzerinden geliyordu. Biz bu ihbarları ciddiye almadık ve gerekli olan hassasiyet gösterildi. Milli ordu niteliğinden sadece Fetullah Gülen değil yabancılar da rahatsızdı.

-Yabancılardan kastınız?

Avrupa Birliği de Amerika Birleşik Devletleri de rahatsızdı. İsimleri çoğaltabilirsiniz de...

İMTİHAN SİSTEMİ TSK KONTROLÜNDE DEĞİLDİ

-Ve bu rahatsızlık da FETÖ´nün TSK´ya sızmasını kolaylaştırdı...

Tabii TSK´nın hataları, yanlışları, eksiklikleri var. Ama olayın biraz da nedenleri üzerinde durmamız lazım. Burada önemli konulardan biri şu: FETÖ´ye alınan çocukların ilkokul sonu, ortaokul başlarında seçildiklerini biliyoruz. Bu çocuklar cemaate seçilirken iki niteliğe bakılıyor. Birincisi ailelerinin maddi durumundan dolayı okuma ve eğitimde zorluk yaşayacak çocuklar olmaları... İkincisi zeki, akıllı çocuklar olarak dikkat çekmeleri. Hatta bir üçüncü özelliği de ekleyebiliriz; bu çocuklar fizik olarak da düzgünler. Ortaokuldan itibaren ciddi bir şekilde doktrin eğitimi alıyorlar. Tabii Gülen örgütünün birinci hedefi bu çocukları askeri liselere sokmaktır. Yanlış bilinen bir konuyu hemen söyleyelim: Askeri Liseler ve Harp Okulu´na öğrenci seçiminde imtihan sistemi Silahlı Kuvvetler´in kontrolünde değil, dışında olan bir sistem.

28 ŞUBAT´TAN SONRAKİ SÜREÇ OLUMSUZ ETKİ YAPTI

-Silahlı Kuvvetler, sınav sistemlerinin güvenirliğinin ne kadarını sorgulayabildi? Öğrencileri iyi analiz edebildi mi?

Burada hatalar olduğu görülüyor. Bunun üzerinde ciddi olarak durulması lazım. Peki kim duracak? Personel ve istihbarat birimleri. Fakat örgüt o kadar akıllı bir strateji uygulamış ki ilk önce buraları ele geçirmiş.

-Personel dairelerine yerleştirilenleri saptamak mümkün değil miydi?

Güzel soru. Bu sorunun cevabı her şeyi anlatıyor aslında. Bakın bu kişilerin iki yaşamı var. Biri Silahlı Kuvvetler´in içindeki, biri de dışındaki yaşamı. İçindeki yaşam, yani kışlada, okullarda bulunduğu süreç sizin kontrolünüz altında. Burada da ana sorumluluk, bağlı bulunduğu birimin birinci sicil amirine ait. Ancak karşı taraf o kadar iyi eğitilmiş ki... Örneğin bunlara “Yemeğe davet edildiyseniz gerekirse içki için” deniyor. Düşüncelerini kendilerine saklamaları, Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkar görünmeleri, eşleriyle örnek olmaları konusunda eğitiliyorlar. Bunu tespit edecekler ise eğitimsizler aslında. Belki daha özel bir eğitimden geçirilmeleri gerekirdi. Şimdi ‘Fetömetre´ diye bir şey var ya, keşke o günlerde yapılabilseydi. Bu konuda eğitmemişiz diyebiliriz. Dolayısıyla içeride tespit çok zor. Bunun yanında 28 Şubat´tan sonra yaşanan sürecin de bu konuda önemli olumsuz etki yaptığı kanaatindeyim.

-Nasıl bir etkiden söz ediyorsunuz?

Mesela, bir tugay komutanının kendi personeline ilişkin tutmaya çalıştığı bilgiler ‘Personel fişleniyor´ diye gazetelerde manşet yapıldı, kişiler suçlandı. O zaman bir noktada bu kişileri yıldırıyorsunuz, onlar da kendini geri çekiyor. Harp Okulu öğrencilerinin dışarıdaki yaşamları takım komutanları tarafından izlenirdi. Bu belirli yıllar yapıldı. Ancak 28 Şubat´tan sonra yapılamadı. Bu yüzden 28 Şubat´ın bu konu üzerinde menfi etki yaptığı kanaatindeyim. Ama asıl söylemek istediğim şu: FETÖ´cülerin tespit edilmesi, içeride değil dışarıda olmalıydı. Dışarıda imamlar var. İçeride renk vermiyorlar ama dışarıda bağlı oldukları imamlarla mutlaka görüşüyorlardı.

-Dışarıda yetki-sorumluluk kimdeydi?

Milli İstihbarat Teşkilatı´nda (MİT)... Personelin dışarıda izlenmesiyle ilgili Silahlı Kuvvetler´in tam yetkisi de yok, imkân kabiliyeti de yok. Tamamen sorumlu MİT. MİT ise ne diyor, ‘Siz bize şüpheli olanları bildirin.´ Ben zaten şüpheli olanları bilemiyorum ki. Oysa MİT, FETÖ´nün imamlar yapılanmasına hâkim olabilse, o imamları takip etse, hedefe ulaşılabilirdi.

-“MİT, imamlar yapılanmasını takip etse, TSK´ya bu kadar sızma olmazdı” mı diyorsunuz?

Olmayabilirdi diyorum. Kimler olduğu bulunurdu. Burada kırılma yılı 1992. O zamana kadar MİT´e verilen müsteşarlar asker. 1992´de sivilleşiyor. İlla asker olsun diye bir iddiamız yok. Ancak MİT, kanunen TSK´ya da istihbarat sağlamak zorunda olan bir kurum. Dolayısıyla müsteşar sivil olabilir, anlayabiliriz ama onun birinci yardımcısı mutlaka asker olmalıdır. Sivil hayatta, asker hayatta kişiyi eğer bir sicil bağlantısıyla bir yere bağlamadıysanız farklı davranır.

1992´DEN SONRA BİLGİ AKIŞI KESİLDİ

-MİT 1992´de sivilleşti. O zamana kadar askeri liselerdeki FETÖ´cüler ayıklanabilmiş mi?

Evet, bir kısmının okullardan atıldığını, bir kısmının da kazanıldığını görüyoruz. Fakat 1992´den sonra bilgi akışı kesildi. Genelkurmay Başkanlığımın ilk günlerinde MİT´ten TSK´daki Fetullah Gülen´e ait adamların isim listesini istedik. Ciddi bir yapılanma olduğunun farkındayız ama kim, isimleri ne? Bir süre sonra bir rapor geldi ama o raporda herhangi bir isim yoktu. Zaten sonra bu konu TBMM´de MİT Müsteşarı´na da soruldu, “Onların arzu ettiği tarzda, ete kemiğe büründürülmüş bir bilgi verilemedi, doğrudur. Ama alınan bilgi oydu...” dedi. Arkasından söylediği cümle de önemliydi, “Tabii o noktada siyasi iktidarın düşüncesine uymak mecburiyetindeyiz”. Şunu söylemek durumundayım: Askeri liseye soktuğu bir çocuğu 40 yıl sonra orgeneral yapmayı hedefleyen bir örgüt, çok tehlikeli bir örgüttür. Çok dikkatli olmak gerekir.

-Bugün TSK´nın içindeki FETÖ´cüler temizlendi diyebilir miyiz?

Onu ben bilemem. O konuyu ancak devlet istihbarat birimleri bilebilir.

Odatv.com

 

 
 
 
 







Kaynak:

Anahtar Kelimeler: daki Öncelikli Hedef Alevilerdi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Veysi Dündar Yeni Asya yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz ile konuştu: “Seçime giderken muhalefet ‘OHAL KHK´larını iptal ve mağduriyetleri telafi´ konusunu gündeme taşımalı”
Veysi Dündar Yeni Asya yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz ile konuştu: “Seçime giderken muhalefet ‘OHAL KHK´larını iptal ve mağduriyetleri telafi´ konusunu gündeme taşımalı”
Veysi DÜNDAR
İlker Başbuğ: Bugün olsa yine Kozmik Oda´yı açardım
İlker Başbuğ: Bugün olsa yine Kozmik Oda´yı açardım
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, dönemin başbakan yardımcısı Bülent Arınç´a suikast iddialarıyla başlayan ve takipsizlikle sonuçlanan ´Kozmik Oda´ soruşturmasının 19 Aralık 2009-11 Şubat 2010 arasındaki trafiği ile ilgili konuştu. Başbuğ, Kozmik Oda´yı açmaması durumunda Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitlioğlu ve Uğur Mumcu suikastlarının Türk Silahlı Kuvvetleri´ne (TSK) ´yıkılacağını´ söylerken "Gerekeni yaptığımızı düşünüyorum. Bugün olsa yine Kozmik Oda´yı açardım" diye konuştu.
Veysi Dündar Yazar Mustafa İslamoğlu İle Konuştu: “Sizin gibi inanmayanlar için de güvenilir olmalısınız. İman budur”
Veysi Dündar Yazar Mustafa İslamoğlu İle Konuştu: “Sizin gibi inanmayanlar için de güvenilir olmalısınız. İman budur”
Din güç elde etme aracı olursa…
Mücahit Gültekin: Asıl tehlike geleneksel yapılardan değil, liberal kapitalist değerlerden geliyor
Mücahit Gültekin: Asıl tehlike geleneksel yapılardan değil, liberal kapitalist değerlerden geliyor
Bugün sperm bankası, taşıyıcı annelik, yapay rahim, spermsiz çocuk sahibi olmak gibi pek çok alternatif üreme yöntemleri geliştiriliyor. Bana göre, mevzuyu doğru kavramsallaştıramazsak, gelecekte erkeğin de kadının da patronların kapısında köpek kadar değeri olmayacak.
 “KHK´lılar Sessizliklerini Seçim Dönemlerinde Sandıkta Bozuyor”
“KHK´lılar Sessizliklerini Seçim Dönemlerinde Sandıkta Bozuyor”
Ocak Medya yazarı Veysi Dündar KHK´lı öğretmen Fatma Sırma ile söyleşi gerçekleştirdi. Öğretmen Fatma Sırma´nın yaşadığı süreci birinci ağızdan dinleyelim..
Reklam değil hizmet belediyeciliği inşaa edeceğiz
Reklam değil hizmet belediyeciliği inşaa edeceğiz
Saadet Partisi Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Av. Ali Aktaş, Millî Gazete´ye açıklamalarda bulundu…
 Veysi Dündar; AK Parti Kurucusu, KHK İle Üniversiteden Atılan Fatma Bostan Ünsal İle Konuştu.
Veysi Dündar; AK Parti Kurucusu, KHK İle Üniversiteden Atılan Fatma Bostan Ünsal İle Konuştu.
Beklenmeden gelen ihraç kararı
Hayati Bice ile Ahmed Yesevî ve Yesevîlik üzerine
Hayati Bice ile Ahmed Yesevî ve Yesevîlik üzerine
Ahmed Yesevi hakkında uzun yıllardır çalışmalar yapan Dr. Hayati Bice, Hoca Ahmed Yesevi´nin kim olduğu, hangi çağda yaşadığı, Türkleri ve Türk yurtlarını nasıl etkilediği ve Divan-ı Hikmet isimli eseri üzerine Yusuf Tunçbilek´in sorularını cevapladı.
Ömer Miraç Yaman: Türkiye´de Dini Temsilde Ciddi Bir Gerileme Var!
Ömer Miraç Yaman: Türkiye´de Dini Temsilde Ciddi Bir Gerileme Var!
Türkiye Gençlik Araştırması üzerine Ömer Miraç Yaman ile gerçekleştirilen söyleşide Yaman´ın çok çarpıcı ifadelerine yer verildi. Gençliği daha doğru ve daha iyi nasıl anlayabiliriz sorusuna çok net ve İslam ilimler üzerinden cevap veren Yaman, bu söyleşiyi Özgün İrade Dergisi Aralık sayısı için gerçekleştirmiştir.
Eğitimci yazar Mustafa Gül ile “Resulullah´ın Kur´an´la Yolculuğu´´ üzerine…
Eğitimci yazar Mustafa Gül ile “Resulullah´ın Kur´an´la Yolculuğu´´ üzerine…
Eğitimci yazar Mustafa Gül ile “Resulullah´ın Kur´an´la Yolculuğu´´ kitabından hareketle, Fuat Reha´nın, Özgün İrade Dergisi adına yapıp, derginin Aralık-2018(176.)sayıda yayımlanan söyleşiyi önemine bianen haberdus.com´da yayımlıyoruz…
Ocak Medya yazarı Sinan Eskicioğlu ile özel söyleşi: "Miras İslam´ını yaşayan ‘Miras Müslümanları"
Ocak Medya yazarı Sinan Eskicioğlu ile özel söyleşi: "Miras İslam´ını yaşayan ‘Miras Müslümanları"
Bir örnekle açıklayayım: Bugün iktidarda olan Ak Parti, Milli Görüş çizgisinden çıkan bir parti olduğu için, milli görüşçü ve doğal olarak da Adil Düzen´i savunduğu sanılıyor. Ama Ak Parti nin Adil Düzen´le uzaktan yakından alakası yoktur.
Ekonomist Ali Kılavuz İle Özel Söyleşi: Yap-İşlet-Devret Modelinde Ekonomi Kime Emanet?
Ekonomist Ali Kılavuz İle Özel Söyleşi: Yap-İşlet-Devret Modelinde Ekonomi Kime Emanet?
Bu düzlemde; manevi değerleriniz korunamaz, sizin dünya görüşünüzün kapsamı alanında gerçekleşen gelişmeler ve toplumsal değişimin her türü kadüktür, Finansal zenginliklerin el değiştirmesi, yeni zenginlerin oluşması ve toplumsal deviniminin minimum 50 yıllık periyotlar halinde tezahür ettiğini düşünürsek, kısa vadeli planlar uygulayan bir ekonomi modeliniz, uzun vadeli toplumsal dönüşümü içeren ekonomi modeli için engeldir.
SAİT ÇAMLICA: ‘CEHALETİN PANZEHİRİ ÖĞRENMEK, ÖĞRENMENİN EN İDEAL YOLU OKUMAKTIR´
SAİT ÇAMLICA: ‘CEHALETİN PANZEHİRİ ÖĞRENMEK, ÖĞRENMENİN EN İDEAL YOLU OKUMAKTIR´
Gazeteci Ziya Gündüz yazar ve araştırmacı Sait Çamlıca ile yaptığı röportajda kitaplarından, gençlere verdiği tavsiyelerin niteliklerinden ve kitap okumanın püf noktalarından bahsettiler. Okuyanlara güzel dakikalar hissettiren röportajın tamamını sizlerle paylaşıyoruz.
HABER DURUŞ, AV. AHMET SAİT ÖNER İLE GÖRÜŞTÜ: "KONU ADALET OLUNCA TANIMLAMALARIN ÖNEMİ OLMAMALI"
HABER DURUŞ, AV. AHMET SAİT ÖNER İLE GÖRÜŞTÜ: "KONU ADALET OLUNCA TANIMLAMALARIN ÖNEMİ OLMAMALI"
Av. Ahmet Sait Öner: "28 Şubat dönemi yargılamaları da maalesef hukuka birçok aykırılığı bir arada bulunduran yargılamalar. Ancak burada toplumsal ayrışma siyasilerin de reflekslerini etkiliyor."
PARLAMENTER SİSTEMİN SON GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI İLE ÖZEL SÖYLEŞİ
PARLAMENTER SİSTEMİN SON GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI İLE ÖZEL SÖYLEŞİ
"Elbette, tarihte yaşanmış bazı acı hadiselerde vardır. Biz bunu yok sayamayız, yok saymayı doğru da bulmayız. Fakat geçmişte yaşanmış kötü hatıraları kaşımanın kimseye bir faydası yoktur. Tarihte yaşanmışlıkları doğru analiz ederek barış içinde halklarımızın refahını geliştirmeliyiz."