Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
KUR´AN DIŞI VAHİY
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
BÖRÜ
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Din ve insanın varoluşsal krizi
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Trump´ın Suriye´den Çekilme Kararı ve Muhtemel Gelişmeler
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Erdoğan´ı Davet Ettiklerine Bakın
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İslam aklı
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Öyle Bir Vadi ki!
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Güzele, en güzele…
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
Müslümanlar Açısından Yüzün Yeniden İnşası
Aziz DARICI
Aziz DARICI
İnsan Şartlı Sevince...
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Ahmed Han (1817-1898)/Hindistanlı Fikir Adamı
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
İsrail´in İfsat Edici Oyunları
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
İttihadımızın Önündeki Fitne: Hased
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Darbe ve Direniş
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Kocam Şimdi Nerede?
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Örnek Şahsiyet: Öğretmen Dursun Mehmet Şahin
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
İnsan ve Hürriyet
Enes TARIM
Enes TARIM
Dervişlerden Kurtulma Kılavuzu
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Kaşıkçı Cinayeti ya da Üç Maymunu Oynamak
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Tarih Bilinci ve Müfredattaki Dozu
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Âşık Çelebi´nin Meşâ´irü´s-Şuarâ Tezkiresi
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Kur´an´a Atılan En Büyük İftira “Tarihselcilik Anlayışı”
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Sancaktar´lar seferber
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Aileye Sahip Çık!
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Aydınlar/Âlimler Susarsa
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Yılbaşı Kutlamak Da Ne Ola Ki…
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Kültür Emperyalizmi ve Yılbaşı
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Dindar Gençlik!
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
‘Babamdan Bana Hüzün Kaldı Yalnızlığı Çok Sevdim´
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
Gençliğin Gidişatı ve Furkan Doğan Örnekliği
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
“Diriliş Pastası”
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Peygamberimizin Örnek Kişiliği…
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Çözüme Gerçekten Hazır mıyız ?
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
Türkiye´nin Gündemi ‘Sağanak Yağmur´ Gibi: Brunson, Af Teklifi, Kaşıkçı ve Andımız
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Kültürel İslam´dan İslami Varoluşçuluğa
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!..
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunurlar

Mevlana
DOLAR
5.4037
EURO
6.1605
SAİT ÇAMLICA: ‘CEHALETİN PANZEHİRİ ÖĞRENMEK, ÖĞRENMENİN EN İDEAL YOLU OKUMAKTIR´
Gazeteci Ziya Gündüz yazar ve araştırmacı Sait Çamlıca ile yaptığı röportajda kitaplarından, gençlere verdiği tavsiyelerin niteliklerinden ve kitap okumanın püf noktalarından bahsettiler. Okuyanlara güzel dakikalar hissettiren röportajın tamamını sizlerle paylaşıyoruz.
Tarih: 31.10.2018 20:02:38

Rabbimiz Allah, Kur´an´da şöyle buyurmaktadır:

“Oku yaratan Rabbin adına, insanı bir yumurta hücresinden yaratan! Oku, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir,  (insana) kalemi kullanmayı öğretendir, insana bilmediğini belleten!”(Alak, 96 / 1-5)  İnsanoğlu okuma sorumluluğunu bu ayetlerden almaktadır.   Dünyada kimseye köle olmamak için, mutlaka okumak gerektiğini ifade eden Eğitimci Yazar Sait Çamlıca ile “Oku, Düşün, Uyan” isimli kitabı ışığında okuma üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.  Bu minvalde Reşat Nuri Güntekin´in şu meşhur sözünü hatırlatmak gerekiyor: “Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.”  Kurtuluşun yolu okumaktan geçiyor.  Sait Çamlıca, “Okumak ciddi bir iştir. Okumayı sevdirmek, en az okumak kadar ciddi bir iştir. Ömrüm oldukça, Allah izin verdikçe okumaya ve yazmaya devam edeceğim” dedi.   

 

Röportaj: Ziya Gündüz 

 

Yazılarınızda çalışmalarınızda okumaya ve düşünmeye çok vurgu yapmaktasınız.  Bu minvalde “Oku Düşün Uyan” isimli eseri kaleme aldınız. Oku, düşün uyan demekte ki maksadınız nedir?

İlk kitap çalışmamı 2007 yılında yayınlamıştım. Anne Babalara yönelik ‘Çocuk Eğitiminde 33 Hata´ ismini verdiğim ilk kitabımdan, en son yayınladığım kitabıma kadar, her kitap çalışmamda, az veya çok, kitap okumanın öneminden bahsettim.

Öğretmenler için yazdığım ‘Öğretmen Tohumda Ormanı Görmeli´ kitabımda da, din gönüllülerine yönelik yazdığım ‘Mahallenin Kaderini Değiştiren İmamlar´ kitabımda da, öğrenciler ve gençler için yazdığım ‘Gençlik Hazinesi´ adlı kitabımda da, din eğitiminde iletişim konusunu işlediğim ‘Allah Çocuk Yakmaz´ adlı kitabımda da, din eğitiminde içerik problemimizi anlatmaya çalıştığım ‘Kur´an Alfabesi mi Ahlakı mı?´ adlı eserimde de hep okumanın öneminden bahsettim. Daha doğrusu değinmek zorundaydım. Çünkü yaşadığımız birçok problemin temelinde cehalet yatıyor. Cehaletin panzehiri öğrenmek, öğrenmenin en ideal yolu okumaktır.

‘Oku! Düşün! Uyan!´ adıyla 2016 yılında yayınladığım kitaptan önce, 2008 yılında ‘Okuyorum O Halde Varım´ adıyla başka bir kitap daha yayınlamıştım. Her ikisinin konusu da okumanın önemine dairdir. Tek amacım okuyan ve düşünen bir toplum yetiştirmeye katkı sağlamaktır.

 

TEK AMACIM OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİR TOPLUM YETİŞTİRMEYE KATKI SAĞLAMAKTIR.

Kitabınızda ‘okumayanların canına okuyorlar´ diyorsunuz. Neden okumayanların canına okuyorlar?

Dünyanın en çok okuyan ve bilgiye hakim olan toplumlarının, dünyanın en az okuyan ve bilgiden mahrum toplumlarını nasıl sömürdüklerini görmek, okumayanların canına nasıl okunduğunu hepimize gösteriyor. Bilgiye hâkim olan Batı, bilgiden mahrum Afrika´yı sömürüyor.

Bilgiye hâkim olan dünyaya hâkim olur. ‘Fatih önce kitapları sonra İstanbul´u fethetti´ başlığında bir makale yayınlamıştım yıllar önce. Fatih Sultan Mehmed, bilgi sayesinde, kimsenin yıkamadığı Bizans surlarını yıkıp İstanbul´u fethederek yeni bir çağ başlatmıştır.   

 

BİLGİYE HÂKİM OLAN BATI, BİLGİDEN MAHRUM AFRİKA´YI SÖMÜRÜYOR

Bilginin yol gösterici olduğunu söylüyorsunuz. Bilgi insanoğluna nasıl yol gösterir?

Göz için ışık ne ise, akıl için bilgi odur. Gözünüz ne kadar sağlıklı olursa olsun, ışık yoksa göremezsiniz. Beyniniz ne kadar sağlıklı olursa olsun, bilgi ile beslenmiyorsanız gör(e)mezsiniz. Görmeden yürüdüğünüz yolda, hangi kuyuya düşeceğinizi, sizi nereye sürüklediklerini kestiremezsiniz.  

 

GÖZ İÇİN IŞIK NE İSE, AKIL İÇİN BİLGİ ODUR

Okumayanların okuyanlara secde ettiğini söylüyorsunuz. Bu çok iddialı bir çıkış değil mi sizce?

‘Bilenlerin bilmeyenlere boyun eğdiğini´ vurgulayan güzel bir teşbihtir ‘secde´ benzetmesi. Daha önemlisi Kur´an´da kullanılan bir teşbihtir bu. Kur´an-ı Kerim´de anlatılan 3 secde etme olayından ilhamla yazılmış bir makaledir o bahsettiğiniz sözün geçtiği makale.

Allah meleklerine Âdem´e secde etmelerini emretmişti. Hani biz meleklere: Âdem´e secde edin, demiştik... (Bakara – 34)

İkinci secde, Firavun´un emrinde çalışan sihirbazların, Hz. Musa´ya secdesidir. Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar; ‘Harun´un ve Musa´nın Rabbine iman ettik´ dediler. (Taha – 70)

Üçüncü secde ise kardeşlerinin Hz. Yusuf karşısında secdeye kapanmasıdır. Ana ve babasını taht üzerine çıkardı, hepsi Yusuf için secdeye kapandılar. (Yusuf – 100)

Elbette burada ki secdeler, kulun Rabbine secde etmesi gibi değil, Rabbinin emirleri karşısında secde etmesi, boyun bükmek zorunda kalması olarak anlaşılmalıdır.

Üç secdenin de ortak özelliği, bilmeyenin bilene secde etmesidir. Cehaletin bilgiye secde etmesidir aslında bu secdeler.

 /resimler/2018-10/31/2018546787225.jpg

BİLENLERİN BİLMEYENLERE BOYUN EĞDİĞİNİ´ VURGULAYAN GÜZEL BİR TEŞBİHTİR ‘SECDE´ BENZETMESİ

Düşüncemizi sağlam bir zemine oturtturmak için okumaya nereden başlamalıyız?

Cevaplamakta en çok zorlandığım sorulardan birisi bu sorudur. Ne okumalı? Kimi okumalı? Nerden başlamalı? Bu sorula cevap vermek zordur. Bana internet üzerinden bu soru geldiğinde genelde şu cümle ile cevap veriyorum: Tanımadığınız bir insana kitap tavsiye etmek, muayene etmediğiniz bir insana ilaç yazmak gibi risklidir.

Gerçekten öyledir. Her ilaç herkese aynı dozajda verilmez. Kimisine ilaç olan, kimisine zehir olur. Ben okuma konusunda gençlere sadece birkaç formül veriyorum. Burada da o formüllerden birkaçını kısaca özetleyeyim.

- Her gün mutlaka okuyun. 20 sayfa bile olsa okumadığınız gün olmasın. Günde 20 sayfa okuyan kişi bir yılda 7200 sayfa, on yılda 72.000 sayfa okumuş olur.

- Her şeyi değil seçici okuma yapın. İlgi alanınız ve ihtiyaçlarınıza göre okuyun.

- Yazar ve tür çeşitleriniz olsun. Sadece tek bir yazar veya tek bir tür okursanız, bilgi körlüğü oluşur. Sadece tarih veya sürekli roman okumak doğru bir okuma yöntemi değildir.

- Kimin kitabını okursanız okuyun, her kitapta altı çizilecek cümlelerde var üstü çizilecek cümlelerde var. Üstü çizilecek, yani ‘buna katılmıyorum´ diyemeyeceğiniz tek kitap, Allah´ın kitabı Kur´an olmalı.

- Dininizi öğrenin ve Peygamberimizin hayatını mutlaka okuyun. Anlayarak, düşünerek ve mesajlarını çağınıza taşımak niyetiyle Kur´an meali ve tefsiri okumalarını ihmal ederseniz, din adına kandırılır ve sömürülürsünüz.    

 /resimler/2018-10/31/2019069912408.jpg

KİMİN KİTABINI OKURSANIZ OKUYUN, HER KİTAPTA ALTI ÇİZİLECEK CÜMLELERDE VAR ÜSTÜ ÇİZİLECEK CÜMLELERDE VAR

Kitabınızda ‘okumak diploma almak değildir´  diyorsunuz.  Bu bölümde çok önemli bir konuya işaret ediyorsunuz bunu biraz daha açabilir misiniz?

Ülkemizin en önemli problemlerinden birisi de budur. Millet olarak eğitime önem veriyoruz ancak kitap okumuyoruz. Diploma almayı eğitim sanıyoruz maalesef.

Diploma insanı meslek sahibi yapar. Ancak diploma aldıktan sonra okumayı bırakan kişi, eğitimi anlamamış, diplomalı bir cahil olur. 23 yaşında Üniversiteyi bitirmiş ve bir daha eline kitap almayan kişi, hangi meslek grubunda olursa olsun, eğitimi anlamamış demektir. Ülkemizin hali maalesef budur. Okumuşların okumadığı bir toplumda, ‘gençlerin niçin kitap okumuyor?´ sorusunun cevabını arıyoruz. 

Gençlere ‘okuyun´ dediğimiz zaman genelde ‘biz zaten öğrenciyiz!´ cevabı veriyorlar. Lisede veya üniversitede öğrenci olduğu için, okul kitaplarını okumayı okumak olarak anlıyor veya kendini kandırıyor.

Bilgi ve beyin ilişkisinde ilginç bir ayrıntı vardır. Bir insan okurken ne için (niçin) okuyorsa, zihin o kadarını kullanıyor. Okumanın ‘niçin´i öğrenmenin biçimini belirliyor. Daha somut bir biçimde anlatmaya çalışayım.

Bir lise öğrencisi ders çalışırken ‘niçin´ ders çalışır? Yazılıdan geçer notu alabilmek için elbette. İnsanın beyni okumanın sebebini bildiği için, öğrencinin niyeti kadar bilgiyi tutar ve o kadarından istifade ettirir. Sonuçta öğrenci, okumada ki amacı olan, yazılıdan geçer notu aldıktan kısa bir müddet sonra, öğrendiklerinin çoğunu unutur.

Üniversiteye hazırlanan öğrenci için de aynı süreç geçerli değil mi? Niçin test çözer gece gündüz? Üniversite sınavlarını kazanmak için. Ne için emek sarfediyorsanız, o kadarını zihniniz kaydeder ve kullanır. Sınava kadar yoğun bir tempo ile çalışır (okur), sınavdan sonra amacına ulaşmışsa okuma işi biter.     

Üniversite okurken niçin ders çalışır bir öğrenci? Diploma almak için. Beyin bunu bildiği için sınavlardan geçmesini ve diploma almasını sağlayacak kadar bilgi depolar. Üniversite bitip diploma ele alınınca artık o bilgiler hızla unutulmaya başlar. Sadece meslek hayatında kullandığı bilgiler kalır. Diploma almak için okumak budur.

Kitap okumanın diploma almak için okumaktan (ders çalışmaktan) farkı nedir? Bir insan ne için (niçin) eline kitap alıp okur. Öğrenmek ve bilgilenmek için. Amaç öğrenmek olduğunda beyin o bilgiyi daha iyi kaydeder. Özelliklede severek ve isteyerek kitap okuyan insan, okumaya kalbini de kattığından, çok daha verimli ve kalıcı öğrenme gerçekleşir. Okurken amacınız ne ise bilgiden alacağınız da o kadar olur.

 /resimler/2018-10/31/2019212412721.jpg

GENÇLERE SESLENMEK, GELECEĞE SESLENMEKTİR

Gençlere çok sesleniyorsunuz. Gençleri önemsiyorsunuz. Peki, gençler okuma alışkanlığını nasıl kazanacaklar?

Genelde gençlere seslenirim. Çünkü gençlere seslenmek, geleceğe seslenmektir. Öncelikle gençlerimize okumanın önemini ve hayatta ki yerini doğru anlatabilmek zorundayız. Bir şeyi anlatmanın en ideal yolu, söylemek değil yapmaktır. Yani onara örnek olmak zorundayız. Etrafı teknoloji ve eğlence ile kuşatılmış bir neslin eline kitap vermek ve okumayı sevdirmek kolay değil elbette. Ancak gençlerimizi teknoloji ile oyalamak için milyarlar harcayan ve gece gündüz çalışanlardan daha çok çalışırsak, gençlerimize okumayı sevdiririz.

Öğretmenlik ve yazarlık hayatında birçok öğrenciye okumayı sevdirmeyi başarmış biri olarak söylüyorum bunları. Biz vazgeçmez, akıllı projeler yapar, gençlerin diliyle konuşmayı başarır ve onlara örnek olursak, geleceğimiz (gençlerimiz) aydınlık olacak inşallah.   

 

OKURKEN AMACINIZ NE İSE BİLGİDEN ALACAĞINIZ DA O KADAR OLUR

Okumayanların sorumluluğunu okuyanlara yüklüyorsunuz. Neden acaba okuyanlar, okumayanlardan sorumludur?

Okumanın keyfini, faydasını ve önemini bildiği halde bu keyfi başkalarına anlatmayanlar bencil değilseler, gafildirler. Hem de okumayı seven, okuyan gafil. Sevmek yetmez, sevdirmeye kafa yormak gerekir. Okuma mekânlarını gençlerin keyifle oturacakları ve okuyacakları alanlara dönüştürmek, yapılması gereken önemli adımlardan bir tanesidir. İstanbul´da Üsküdar Belediyesinin açmış olduğu NevMekan Sahil, diğer belediyelerin örnek alması gereken bir projedir. 

Gençlere kitap tavsiye ederken, yaşlarını ve ilgi alanlarını hesaba katmadan ellerine kitap verirseniz, okumayı sevdireyim derken okumaktan soğutursunuz. Okumak ciddi bir iştir. Okumayı sevdirmek, en az okumak kadar ciddi bir iştir.

 

 /resimler/2018-10/31/2019349775151.jpg

Şu anda üzerinde çalıştığınız bir kitap var mı varsa bunu bizimle paylaşır mısınız?

Bilgisayarımda 3-4 tane kitap çalışması için açtığım dosyalarım var. Hangi kitap çalışmamı daha erken bitiririm ben de bilmiyorum. Geçen bir yılımı daha çok okuyarak, notlar alarak ve eski kitaplarımı güncelleyerek geçirdim. Ömrüm oldukça, Allah izin verdikçe okumaya ve yazmaya devam edeceğim inşallah. 

 

DÜŞÜNMEYENLERİ KÖLE YAPIYORLAR

Son olarak okumayla ilgili neler söylemek istersiniz?

Madem bu Röportajı “Oku, Düşün, Uyan” kitabımdan sorular hazırlayarak yaptınız, ben de o kitabın arka kapağı için yazdığım kısa birkaç cümle ile bitireyim sohbetimizi.

Okuyun! Düşünün! Uyanın! Okumayanların canına okuyorlar. Düşünmeyenleri köle yapıyorlar. Uyuyanları çok seviyorlar. Bu kitap ‘uyanın!´ demek için yazıldı. Okumazsanız düşünemezsiniz. Düşünmezseniz uyanamazsınız. 

Hocam, vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkürler.

Bende size teşekkür ediyorum.

 

Sait Çamlıca kimdir?

1974 Almanya doğumlu olan Sait ÇAMLICA, ilkokulu Almanya´da orta ve lise eğitimini memleketi Tokat´ın Turhal ilçesinde tamamlamıştır. 2000 yılında üniversiteyi bitiren yazarımız, devlet kurumları ve özelde 8 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra, ilk kitap çalışmasını 2006 yılında yayınlamıştır. Daha çok eğitim kitapları yazan Sait ÇAMLICA, eğitimciliğini konferanslar vererek sürdürmektedir.

Yayınlanmış Eserleri:

-          Çocuk Eğitiminde 33 Hata (OkuYorum Yayınları)

-          Çocuklar Ayak İzlerinizi Takip Eder (OkuYorum Yayınları)

-          Öğretmen Tohumda Ormanı Görmeli (OkuYorum Yayınları)

-          Okuyorum O Halde Varım (OkuYorum Yayınları)

-          Çocuk, Aile, Medya ve Şiddet (OkuYorum Yayınları)

-          Allah Çocuk Yakmaz (OkuYorum Yayınları)

-          Doğurmak Annelik Doyurmak Babalık Değildir (OkuYorum Yayınları)

-          Stresli İman (OkuYorum Yayınları)

-          Gençlik Hazinesi (OkuYorum Yayınları)

-          Kuran Alfabesi mi Ahlakı mı (OkuYorum Yayınları)

-          Mahallenin Kaderini Değiştiren İmamlar (OkuYorum Yayınları)

-          Cemaatlerin Bağlama Problemi (OkuYorum Yayınları)

-          Oku! Düşün! Uyan! (OkuYorum Yayınları)

-          Peygamberimizi Çağa Taşımak (OkuYorum Yayınları)

-          Paralel Gider Meridyen Gelir (OkuYorum Yayınları)








Kaynak: Haber Duruş

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Hayati Bice ile Ahmed Yesevî ve Yesevîlik üzerine
Hayati Bice ile Ahmed Yesevî ve Yesevîlik üzerine
Ahmed Yesevi hakkında uzun yıllardır çalışmalar yapan Dr. Hayati Bice, Hoca Ahmed Yesevi´nin kim olduğu, hangi çağda yaşadığı, Türkleri ve Türk yurtlarını nasıl etkilediği ve Divan-ı Hikmet isimli eseri üzerine Yusuf Tunçbilek´in sorularını cevapladı.
Ömer Miraç Yaman: Türkiye´de Dini Temsilde Ciddi Bir Gerileme Var!
Ömer Miraç Yaman: Türkiye´de Dini Temsilde Ciddi Bir Gerileme Var!
Türkiye Gençlik Araştırması üzerine Ömer Miraç Yaman ile gerçekleştirilen söyleşide Yaman´ın çok çarpıcı ifadelerine yer verildi. Gençliği daha doğru ve daha iyi nasıl anlayabiliriz sorusuna çok net ve İslam ilimler üzerinden cevap veren Yaman, bu söyleşiyi Özgün İrade Dergisi Aralık sayısı için gerçekleştirmiştir.
Eğitimci yazar Mustafa Gül ile “Resulullah´ın Kur´an´la Yolculuğu´´ üzerine…
Eğitimci yazar Mustafa Gül ile “Resulullah´ın Kur´an´la Yolculuğu´´ üzerine…
Eğitimci yazar Mustafa Gül ile “Resulullah´ın Kur´an´la Yolculuğu´´ kitabından hareketle, Fuat Reha´nın, Özgün İrade Dergisi adına yapıp, derginin Aralık-2018(176.)sayıda yayımlanan söyleşiyi önemine bianen haberdus.com´da yayımlıyoruz…
Ocak Medya yazarı Sinan Eskicioğlu ile özel söyleşi: "Miras İslam´ını yaşayan ‘Miras Müslümanları"
Ocak Medya yazarı Sinan Eskicioğlu ile özel söyleşi: "Miras İslam´ını yaşayan ‘Miras Müslümanları"
Bir örnekle açıklayayım: Bugün iktidarda olan Ak Parti, Milli Görüş çizgisinden çıkan bir parti olduğu için, milli görüşçü ve doğal olarak da Adil Düzen´i savunduğu sanılıyor. Ama Ak Parti nin Adil Düzen´le uzaktan yakından alakası yoktur.
Ekonomist Ali Kılavuz İle Özel Söyleşi: Yap-İşlet-Devret Modelinde Ekonomi Kime Emanet?
Ekonomist Ali Kılavuz İle Özel Söyleşi: Yap-İşlet-Devret Modelinde Ekonomi Kime Emanet?
Bu düzlemde; manevi değerleriniz korunamaz, sizin dünya görüşünüzün kapsamı alanında gerçekleşen gelişmeler ve toplumsal değişimin her türü kadüktür, Finansal zenginliklerin el değiştirmesi, yeni zenginlerin oluşması ve toplumsal deviniminin minimum 50 yıllık periyotlar halinde tezahür ettiğini düşünürsek, kısa vadeli planlar uygulayan bir ekonomi modeliniz, uzun vadeli toplumsal dönüşümü içeren ekonomi modeli için engeldir.
HABER DURUŞ, AV. AHMET SAİT ÖNER İLE GÖRÜŞTÜ: "KONU ADALET OLUNCA TANIMLAMALARIN ÖNEMİ OLMAMALI"
HABER DURUŞ, AV. AHMET SAİT ÖNER İLE GÖRÜŞTÜ: "KONU ADALET OLUNCA TANIMLAMALARIN ÖNEMİ OLMAMALI"
Av. Ahmet Sait Öner: "28 Şubat dönemi yargılamaları da maalesef hukuka birçok aykırılığı bir arada bulunduran yargılamalar. Ancak burada toplumsal ayrışma siyasilerin de reflekslerini etkiliyor."
PARLAMENTER SİSTEMİN SON GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI İLE ÖZEL SÖYLEŞİ
PARLAMENTER SİSTEMİN SON GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI İLE ÖZEL SÖYLEŞİ
"Elbette, tarihte yaşanmış bazı acı hadiselerde vardır. Biz bunu yok sayamayız, yok saymayı doğru da bulmayız. Fakat geçmişte yaşanmış kötü hatıraları kaşımanın kimseye bir faydası yoktur. Tarihte yaşanmışlıkları doğru analiz ederek barış içinde halklarımızın refahını geliştirmeliyiz."
SÖYLEŞİ/ 37. TÜRKİYE KİTAP VE KÜLTÜR FUARI
SÖYLEŞİ/ 37. TÜRKİYE KİTAP VE KÜLTÜR FUARI
Şakir Kurtulmuş: "Sultanahmet´te fuar ilk açıldığında caminin avlusunda teravih namazına gelen cemaat caminin içini doldurduğu gibi caminin avlusunu da dolduruyordu." Çıra Yayınları standından Şair Şakir Kurtulmuş ve Çağrı Yayınları sahibi Mehmet Akif Kurt ile fuara dair söyleşi gerçekleştirdik.
ŞAKİR KURTULMUŞ: "EDEBİYATI HAYATTAN AYRI GÖRMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL!"
ŞAKİR KURTULMUŞ: "EDEBİYATI HAYATTAN AYRI GÖRMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL!"
Çıra Yayınlarında ‘edebiyat dizisi´ editörü olarak görev yapmakta olan şair yazar Şakir Kurtulmuş ile ‘Edebiyatın İzi´, ‘Kültürün İzi´ isimli eserleri çerçevesinde edebiyat ve kültür dünyamızı konuştuk. Kurtulmuş, “Gençlerin edebi mekânları takip etmeleri halinde oraya gelip giden şair ve yazarlarla görüşebileceklerini, onları dinleyebileceklerini, tecrübelerinden istifade edebileceklerini söylüyoruz” dedi.
SAİT ÇAMLICA: ‘MÜSLÜMAN AKLINI BİR ŞAHSA VEYA GRUBA TESLİM ETMEMELİDİR!´
SAİT ÇAMLICA: ‘MÜSLÜMAN AKLINI BİR ŞAHSA VEYA GRUBA TESLİM ETMEMELİDİR!´
Bugüne kadar birçok nitelikli kitaba ve konferanslara imza atan, gençlerin düşünmesine, akletmesine ve en önemlisi de ‘fikri hür vicdani hür´ olmasına önem veren, Eğitimci Yazar Sait Çamlıca ile Okuyorum Yayınları tarafından düşünce dünyamıza kazandırılan, “Teknoloji Çağında Cemaatlerin Bağlama Problemi” kitabı çerçevesinde, cemaat konusunu konuştuk. Çamlıca, “Kusursuz kitap arayan Allah´ın kitabı Kur´an´a baksın. Kusursuz önder, lider, üstad arayan, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)´i örnek alsın” dedi.
SÖYLEŞİ/ YÖNETİCİLERİN HESAP GÜNÜ VAR MI?
SÖYLEŞİ/ YÖNETİCİLERİN HESAP GÜNÜ VAR MI?
Mehmet Beyhan´ın Prof Dr. Nihat İnanç ile yaptığı, Özgün İrade Dergisi´nde yayınlanan söyleşide kitaba dair mera ettiğiniz soruların cevaplarını bulabilirsiniz.
ASRİAD Başkanı Adnan Danışman; "Kapitalist Sistem İçerisinde Müslümanca Yaşamak Zordur."
ASRİAD Başkanı Adnan Danışman; "Kapitalist Sistem İçerisinde Müslümanca Yaşamak Zordur."
Yani siz İslam medeniyetini yaşanılır kılmadığınız müddetçe istediğiniz kadar adil olma iddianız olsun ideal seviyede bir adalet tesisi yapamazsınız. Ancak hiç şüphesiz, her Müslümanın asgari ölçüde adil olma zorunluluğu vardır, yaşadığımız sistem ne olursa olsun.
İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz: "Çağa Ayak Uydurup Sosyal Medyayı İslam´ın Emrinde Kullanmak Gerekiyor".
İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz: "Çağa Ayak Uydurup Sosyal Medyayı İslam´ın Emrinde Kullanmak Gerekiyor".
Bu tür dini yapıların en büyük problemi şeffaf olmamaları… Bu tür yapıların bir diğer özelliği de güç devşirince devlete talip/rakip olmaları ve Osmanlı döneminde olduğu gibi bunları denetleyecek bir kurumun olmayışı…
ByLcok kumpasında haksızlığa uğrayan binlerce kişiden biri; Zehra Karakoç. Tahliye olduktan sonra yaşadığı süreci bizlerle paylaştı
ByLcok kumpasında haksızlığa uğrayan binlerce kişiden biri; Zehra Karakoç. Tahliye olduktan sonra yaşadığı süreci bizlerle paylaştı
Zehra Karakoç: Tabii ki iman etmekle beraber, imtihan olmayı da kabul ediyoruz.
Kurtulmuş: ´Müslümanlar daha Yasin Börü´yü Furkan Doğan´ı yazamamışken edebiyatı küçümseyemezler´
Kurtulmuş: ´Müslümanlar daha Yasin Börü´yü Furkan Doğan´ı yazamamışken edebiyatı küçümseyemezler´
Şair ve yazar Şakir Kurtulmuş ile Düşünce Mektebi´ne özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kültür ve edebiyat alanındaki gelişmeleri ve Müslümanların bu alanlardaki etkinliğini masaya yatırdık.