Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Eğitim Sistemimize Dair (2)
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Esas Mesele Enerji Paylaşımıdır
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Eğitimden Tasarruf olur Mu?
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
KANIN KILICA GALİP GELDİĞİ YER: KERBELA
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
İDEOLOJİDEN ARINDIILMIŞ EĞİTİM UFUKLARINA DOĞRU… YENİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
HİCRET NEDİR, NASIL HİCRET EDİLİR?
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
BALIKÇIL KUŞ VE DÜŞMANIN EĞİTİM FELSEFESİYLE NESİL YETİŞTİRMEK
Necip CENGİL
Necip CENGİL
HERKES AYNADA KENDİSİNE BAKSIN
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
BA´DE HARABİ´L SURİYE
Yusuf Yavuzyılmaz
Yusuf Yavuzyılmaz
İSLAMCILIK ÜZERİNE GÖZLEMLER (1)
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
MÜSLÜMANLAR ‘KADER´E İNANIYOR MU?
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
HİCRET MÜSLÜMAN OLARAK KALABİLMEYİ BAŞARMAKTIR
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Ah Bir Bilseydik Allah´ın Bizim İktidar Olmaya İhtiyacının Olmadığını!
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Türkiye´nin İdlib´le İmtihanı
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Annelik tehdit altında diye bir cümle kursak, abartı sayılır mı?
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Türkiye´de okuma oranı düşük diyenler, ne kadar okuyor?
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Allah´ım Beni İmandan Kur´an´dan ve Romandan Mahrum Eyleme (2)
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Amerikan Demokrasisi
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Elma Şekeri...
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
1071 MALAZGİRT´İNDEN 2018 MALAZGİRT´İNE
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
İslam, kulluk ve kölelik
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
MUHAFAZAKÂR İKTİDARLARDA RABBANİ DİNİN SANALLAŞMASI
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Enes TARIM
Enes TARIM
Yezid´den Bugüne Ortodoks İslam
Davut GÜLER
Davut GÜLER
24 Haziran Mesajları
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Mental Yorgunluk
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Yola Çıkan Gençlere Yol Verin (Bir gencin hikayesi)
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Biz Oruçluyuz
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
İşba Noktasına mı Ulaştık Yoksa?
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Son Zamanlarda İslami Camialara Yapılan Saldırıların Arka Planı
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Sivil Toplum Kuruluşları Üzerinden Mücadele Dönemi Ve Ak Parti Deneyimi
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
cennetin çocukları olmak...
M. Hanifi TOSUN
M. Hanifi TOSUN
Masumiyet Çağından Mesuliyet Çağına…
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
İnsanlığın Başkenti Kudüs
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
İstanbul Hava Durumu
Bugün
Parçalı bulutlu
26°
21°
Cuma
Bulutlu
26°
21°
Cumartesi
Parçalı bulutlu
26°
19°
Pazar
Parçalı bulutlu
25°
18°
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Cennet için ibadet geçersizdir…

Hacı Bektaşı Veli
DOLAR
6.3095
EURO
7.3766
RAMAZAN DEVECİ/ HZ. OSMAN´IN KANI ÜZERİNDEN, HZ. ALİ´DEN İSTENEN ADALET Mİ, YOKSA ADALETSİZLİK Mİ?
"Müslümanların tarihinde, Ali´nin adaleti maslahata kurban etmeyen anlayışı değil, Muaviye´nin adaleti değil maslahatı, adaleti değil çıkarı, adaleti değil güvenliği, adaleti değil baskıyı esas alan anlayışı hakim olmuştur. Ve kimi İslamcılar Ali´nin adalet konusundaki bu hassasiyetini örnek almaktansa, Ali´ninde diğerlerinden farkı olmadığını ispatlama derdine düşüyorlar."
Tarih: 11.7.2018 09:32:16

İslam´ın esası tevhid ve adalettir. Müslümanın diğer insanlardan farkı tevhide olan inancı ve adaleti esas alan yaşamıdır. Kuran inananlara düşmanlarına karşı bile adaletli olmaları gerektiğini emreder. Victor Hugo “İyi olmak kolaydır zor olan adil olmaktır" der. Onun için tarih boyunca iyi insanlar çok olmuş ama adaletli insanlar çok az olmuştur.

Yazılarımda sık sık adaletin maslahata kurban edilmemesini gerektiğini bunun Nisa 135 ve Maide 8´in bir gereği olduğunu söylüyor ve bunu insanlığın adalet sesi olan Hz. Ali örnekliği üzerinden anlatmaya çalışıyorum. 

Maslahatın bir zorunluluk olduğunu ve İslam´ın ilkelerinden biri olduğunu söyleyen kimi islamcılar, Hz. Ali´nin Hz. Osman´ın katillerini cezalandırmayarak bir anlamda adaleti değil maslahatı tercih ettiğini söylüyorlar.

Peki gerçekten durum böyle mi?

Öncelikle evet maslahat İslam fıkhının ilkelerinden biridir ama adalet sözkonusu olduğunda değil. Çünkü adalet konusunda maslahatı gözetmek adaleti zedeler, ancak Müslümanların vahdeti söz konusu ise maslahatçı olmak gerekir. Hz. Ali adalet konusunda değil ama, vahdet sözkonusu ise enbüyük maslahatçı olmuştur.

Peki; Hz. Osman´ın katilleri biliniyordu da  Hz. Ali maslahat için üçüncü halife Hz. Osman´ın katillerini cezalandırmadı mı?

Bu soruya doğru cevap verebilmek için öncelikle olayları doğru bilmek ve doğru değerlendirmek gerekiyor.

Hz. Ömer H. 23. Yılı Zilhicce,  M. 644 yılı Kasım ayında Mugîre b. Şû´be´nin Hristiyan kölesi Ebû Lü´lü tarafında sabah namazında şehit edilmişti.
Hz. Ömer şehit olmadan önce, kendisinden sonra halife seçimini Hz. Ali, Osman, Zübeyr, Talha, Sa´d b. Ebî Vakkas ve Abdurrahman b. Avf´tan oluşan  altı kişilik şuraya bırakmış onlardan içlerinden birini halife seçmelerini istemişti. Bu şuradan Talha, Hz. Osman´a Zübeyr Hz. Ali´ye Sad b. Vakkas kendisine oy kullanmıştı. En son Abdurrahman b. Avf´ın oyu ile Hz. Osman üçüncü halife olarak seçilmişti.

Hz. Ömer´in oğlu Ubeydullah b. Ömer, Babasının katilinin yerini ve kaçmaya çalıştığını öğrenince peşinden giderek Ebû Lü´lü´yü kızını, olaydan kısa bir süre önce müslüman olan eski Sasani komutanlarından Hürmüzan-ı Farisi´yi ve Cüfeyne´yi öldürdü. Hz. Ali ile bir kısım sahâbeler katil dışında başkalarınıda öldürdüğü için Ubeydullah´a kısas uygulanmasını istediler, ama ikinci halifenin oğlu olduğu için bazı sahabelerinde ricası ile üçüncü Halife Hz. Osman kısası uygulamadı. Ubeydullah b. Ömer, Hz. Ali halife olunca kendisine kısas uygulayacağını düşündüğü için Şam´a Muaviye´nin yanına gitti ve Sıffın savaşında Muaviye´nin komutanı olarak öldü.

Hz. Osman hilafete, adaleti maslahata kurban ederek başlamıştı. Daha sonraki süreçte Hz. Ömer´in atadığı valileri azlederek yerlerine ehil olup olmadıklarına bakmadan akrabalarını atamıştı. Hz. Osman Kûfe valisi Sa´d b. Ebî Vakkâs´ı azledip yerine anne bir kardeşi Velid b. Ukbe´yi, Mısır valisi Amr b. el-Âs´ın yerine sütkardeşi Abdullah b. Sa´d b. Ebî Serh´i görevlendirmiş, kısa bir süre sonrada Basra valisi Ebu Musa el-Eş´ari´yi görevden alarak dayısının oğlu Abdullah b. Amir´i Basra valiliğine tayin etmişti. Hz. Osman, önemli eyaletlere yakın akrabalarını tayin etmiş sadece Şam valisi olan Muaviye´ye dokunmamıştı. Zira Muaviye zaten Emevi ailesindendi. Hz. Osman Muaviye´nin adaletsiz uygulamalarını eleştiren muttaki sahabi Ebuzer´ide Rabeze´ye sürgüne göndermişti.

Hz. Osman Peygamberimizin daha önce ceza olarak Medine´den Taif´e sürgüne gönderdiği  Hakem´in Medine´ye dönmesine izin vermiş ve ona ekonomik olarak iyi bir ücrette tahsis etmişti. Hakem´in ayrıçalığı bununlada bitmemiş, Hakem´in oğlu Mervan´a Fedek arazisini vermişti. Fedek arazisi Peygamberimizin Hz. Fatıma´ya verdiği arazi idi. Hz. Ebubekir onu beytulmala almıştı. Hz. Fatıma´nın ve çocuklarının hakkı olan Fedek arazisini Hz. Osman amcaoğlu ve damadı olan Mervan´a vermişti.

Hz. Osman´ın tayin ettiği bu valiler bulundukları yerde yaptıkları adaletsiz ve gayrı islami uygulamalarla huzursuzluk nedenleri olmuşlardı. Bölge halkları valilerle birlikte valiyi atayan halifeyide eleştiryorlardı.

Hz. Osman´ın hilafetinin süresi uzadıkça Valilerin yaptıkları haksızlıklar sonucunda huzursuzluklar o kadar arttı ki 656 yılının nisan ayında Mısır, Kufe ve Basralılardan oluşan muhalif gruplar, hac gerekçesiyle Medine´ye Halife´ye hesap sormaya geldiler.

Muhalif guruplar Halife´nin evini kuşatarak halifeye valilerinin yaptıkları haksızlıkları dile getirdiler. Hz. Ali, asilerle halife arasında aracılık yaparak Mısır valisinin görevden alınıp, yerine Mısır valisi olarak Hz. Ebu Bekir´in oğlu Muhammed b. Ebubekir´in atanması karşılığında isyancıları ikna etti ve isyancılar Medine´yi terk ettiler.

Medine´den ayrılan isyancı gruplar, çok geçmeden kendilerinin öldürülmesini emreden bir mektup ele geçirdikleri gerekçesiyle geri döndüler. Mektup, halifenin mührünü taşıyordu. Fakat Hz. Osman, mektuptan haberi olmadığını söyledi. İsyancılar Halifeye Mektup seninse sözünde durmadın ve yalan söyledin artık halifelik makamında oturamazsın istifa et, yok mektup sen yazmadınsa birileri senin mührünü kulanıyor ve sen halifelik liyakatını kaybettin yine istifa etmen gerekiyor dediler.

Sonunda mektubun, halifenin haberi olmadan, onun ağzından katibi ve damadı Mervan  tarafından yazıldığı anlaşıldı. Bunun üzerine isyancılar halifeden Mervan´ı kendilerine teslim etmesini istediler. Hz. Osman istifa etmeyide damadı Mervan b. Hakem´i teslim etmeyide kabul etmedi.

İsyancılar talepleri kabul edilmeyince halifenin evini kuşattılar. Süreç içerisinde binlerce isyancı içerisinden bir grup isyancının halifenin evine girerek Hz. Osman´ı şehit ettiği sanılıyor. Katil gerçekten isyancılardan birimi yoksa dışarıdan bir elmi idi? katil yada katillerin kim olduğu bilinemedi.

Hz. Ali´ye Hz. Osman´ın kanının hesabını soranlar hiçbir zaman katil filandır onu niye cezalandırmıyorsun demediler. Evet Hz. Osman şehit edilmişti ama ortada bilenen bir katil yoktu binlerce isyancı vardı. Ve bu isyancılar yapılan önemli bir yanlışa haklı bir tepki gösteriyorlardı.

Hz. Osman´nın şehit edilmesinden sonra insanlar Hz. Ali´ye biat ettiler. Başta Hz. Ali bu biatı kabul etmedi. Onlara “Siz benim adaletime tahammül edemezsiniz gidin başka birine biat edin ben yine ona danışmanlık yapayım” dedi. Ama ısrarlar üzerine biatleri kabul etti.

Hz. Ali adalet konusundaki hassasiyetinden dolayı zan ile insanlara kısas uygulayamazdı. Kısas uygulana bilmesi için katillerin kim olduğunun kesin olarak bilinmesi gerekiyordu. O her zaman zulüm yapmaktansa zulme uğramayı tercih etti.

Sanıyorum Sivas olayları Hz. Ali´nin neden zan ile insanları cezalandırmadığını anlamamız için iyi bir örnek olabilir.

Sivas olaylarını kısaca hatırlarsak, Aziz Nesin Peygamberimize ve eşlerine hakaret eden Selman Rüşti´nin ‘Şeytanın Rivayetleri´ kitabını yayınlama başlamış ve o yayın üzerine Sivas´a bir programa gitmişti. Aziz Nesin ve diğer solcu aydınların kaldıkları otel´in önünde toplanan Sivaslı Müslümanlar Aziz Nesin´in Peygamberimize hakeret eden bu kitabı yayınlamasını protosto etmişlerdi.

Otel´in önünde toplanan Müslümanlar tekbir getirerek Allah Resulünün izzetine ve İslam´ın kutsalına sahip çıktıklarını ilan ediyorlardı. Ama o kalabalıklar içerisinden yada dışardan gelen gizli bir el 33 aydının kaldığı Madımak otelini yakmış o gün orada 35 insan dumandan boğularak ölmüştü. Ama oteli yakan gizli elin kim olduğu hiçbir zaman öğrenilemedi.

Ama buna rağmen 1993 yılında gerçekleşen olaylarda 170 kişi evlerinden ve iş yerlerinden gözaltına alındı. Bu insanların bir kısmının tek suçu sadece gösteriye katılmaktı, bir kısmı gösteriye bile katılmamıştı.  Görülen davalarda 124 kişi yargılandı, 33 kişiye idam, 91 kişiye çeşitli hapis cezaları verildi. Buna rağmen Madımak Hotelinde ölenlerin yakınları hala adalet diye yürüyorlar. Onlarda Sivas olaylarının gerçek sorumlularının cezalandırıldığına inanmıyorlar.

Sivas olayları davası mağdurları ise hala ceza evlerinde adalet bekliyor. Bu insanlar hiçbir suçları olmadığı halde 25 yıldır cezaevinde yatıyor.

Şimdi sormak istiyorum, Hz. Osman´ın belli olmayan katillerinin hesabını Hz. Ali´ye soranlar gerçekten adaletmi yoksa adaletsizlik mi istemiş oluyorlardı.

Hz. Ali zan ile hareket etse idi ve o gün Medine´de gösteriye katılanlardan bazılarını Hz. Osman´ın katili olarak öldürse idi adaleti sağlamış mı olurdu. Böyle bir uygulama belki insanların tepkisini azaltmak için maslahat gözeterek yapılabilirdi ama adalet için değil. Ömrü boyunca hiçbir zaman adaleti maslahata kurban etmeyen Hz. Ali´nin zan ile böyle bir uygulama yapması mümkün değildi ve yapmadı.

Hz. Ali adaleti maslahata kurban edenlerden olsaydı, tıpkı Sivas davasında Madımak otelinde ölen 33 aydın için suçsuz 33 kişiye idam cezası verilmesi gibi, isyancıların içinden bikaç kişiye kısas uygulayarak insanların itirazlarını kesebilir, Şam sokaklarında dolaştırılan kanlı gömleği etkisiz kılabilirdi. Ama o suç kesin olarak ispatlanmadan kimseye cezalandırma yoluna gitmedi, adaleti maslahata kurban etmedi. Zira o her zaman insanlığın adalet sesi olmuştu.

Şam sokaklarında Hz. Osman´ın kanlı gömleğini dolaştırarak Hz. Osman´ın katillerinin hesabını Hz. Ali´ye soran Muaviye´nin derdi adalet yada Osman´ın kanı değilidi. Hz.Osman´ın kanı üzerinden kendi saltanatını kurmaktı ve bunda da ne yazık ki başarılıda oldu.

Şimdi Hz. Osman´ın kanın hesabını soranların dertleri adaletse Ubeydullah b. Ömer için niye kısas talebinde bulunmadılar sormak hakkımız değil mi... Suç belli, suçlu belli ama kısas uygulamamıştı. Ama burada adaletin dili olan yine Hz. Ali olmuştu.

Evet Hz. Ali insanlığın adalet sesidir. İnsanlık vicdanının sesidir. Onun için tarih boyunca Hz. Ali çok sevilmiş, Müslümanlar çocuklarına, Muaviye´nin değil Ali´nin ismini vermeyi tercih etmiş ama yaşamlarında, Ali´yi değil ne yazık ki Muaviye´yi örnek almışlardır.

Müslümanların tarihinde, Ali´nin adaleti maslahata kurban etmeyen anlayışı değil, Muaviye´nin adaleti değil maslahatı, adaleti değil çıkarı, adaleti değil güvenliği, adaleti değil baskıyı esas alan anlayışı hakim olmuştur. Ve kimi İslamcılar Ali´nin adalet konusundaki bu hassasiyetini örnek almaktansa, Ali´ninde diğerlerinden farkı olmadığını ispatlama derdine düşüyorlar.

İşte Ali´nin hayatı ortada ne yapsalar onun adalet konusundaki hassasiyetini gölgeleyemezler. Müslümanlar Ali´nin adaleti maslahata kurban etmeyen anlayışını hayata geçirmeden insanlık için umut olamazlar. Zira Müslümanın, İslam´ın insanlığa sunacağı en güzel şey, insanlığa umut olacak değer, insanlığın aradığı adalettir. İslamın esasıda adalettir. Öyle ise bize düşen adaletin sesi olmak, adalet için mücadele etmektir.

“Ey iman edenler! Allahiçin adaleti ayakta tutacak şahitler olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten ayırarak günaha sürüklemesin. Adil olun. Çünkü bu, Allah´a kulluktaki samimiyetin en iyi göstergesidir. Allah´a kullukta samimiyetinizi sürdürün. Çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Maide 8)

“Ey iman edenler! Kendinizin, ana-babanızın veya akrabalarınızın aleyhine bile olsa, Allah için şahitlik ederek adaleti ayakta tutun…” (Nisa-135)
  








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
TSK´DAN MÜNBİÇ HATTIDA 48´İNCİ DEVREYE FAALİYETİ
TSK´DAN MÜNBİÇ HATTIDA 48´İNCİ DEVREYE FAALİYETİ
TSK ve ABD Silahlı Kuvvetlerince Fırat Kalkanı Harekat alanı ile Münbiç arasında kalan hatta 48´inci koordineli bağımsız devriye görevi yapıldı.
SOÇİ MUTABAKATI İDLİBLİLERE GÜVEN AŞILADI
SOÇİ MUTABAKATI İDLİBLİLERE GÜVEN AŞILADI
İdlibliler, Türkiye´nin girişimiyle ateşkesin korunması için sağlanan mutabakatın ardından kendilerini daha güvende hissediyor.
BEKÇİLİK İÇİN YAZILI SINAV TARİHİ BELLİ OLDU
BEKÇİLİK İÇİN YAZILI SINAV TARİHİ BELLİ OLDU
Emniyet Genel Müdürlüğü, 1. Dönem Çarşı ve Mahalle Bekçiliği yazılı sınavının 20 Ekim´de yapılacağını duyurdu.
ABD´Lİ ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETİNDEN YPG/PKK´YA DESTEK
ABD´Lİ ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETİNDEN YPG/PKK´YA DESTEK
"Uluslararası askeri hizmetler pazarında" faaliyet gösterdiğini belirten ABD´li şirket Castle International´ın Suriye´de YPG/PKK´ya verdiği destek hem şirketin internet sitesinde hem de sosyal medya hesaplarında açıkça görülüyor.
İDLİB´DEKİ İNSANİ DURUM KIRILGANLIĞINI KORUYOR
İDLİB´DEKİ İNSANİ DURUM KIRILGANLIĞINI KORUYOR
Suriye genelinde ve özellikle İdlib´deki insani durum, yeni bir çatışma ortamını kaldıramayacak şekilde ciddiyetini koruyor.
BAKAN PAKDEMİRLİ´NİN FETÖ DAVASINDAN TUTULU BULUNAN ESKİ REKTÖR KARDEŞİ MEHMET PAKDEMİRLİ´DEN CEZAEVİ MEKTUBU!
BAKAN PAKDEMİRLİ´NİN FETÖ DAVASINDAN TUTULU BULUNAN ESKİ REKTÖR KARDEŞİ MEHMET PAKDEMİRLİ´DEN CEZAEVİ MEKTUBU!
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli´nin ´FETÖ´ suçlamasıyla tutuklanan eski rektör ağabeyi Mehmet Pakdemirli´nin cezaevinde yaşanan hak ihalleriyle ilgili mektubu, inceleme yapılması için Meclis İnsan Hakları Komisyonu´na sunuldu
BEDELLİ ASKERLİKTE "ADLİ TATİL" TALEBİ
BEDELLİ ASKERLİKTE "ADLİ TATİL" TALEBİ
Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığına yargıdaki iş yükü dikkate alınarak, talep etmeleri halinde hakim, savcı, hakim ve savcı adayları ile avukatların bedelli askerlik hizmetinden adli tatil döneminde yararlandırılmalarını önerdi.
İbrahim Kalın Gidici mi?..
İbrahim Kalın Gidici mi?..
Ahmet TAKAN - 20 09. 2018 Perşembe
3. HAVALİMANI EYLEMLERİ: İŞÇİLER NE TALEP EDİYOR; FİRMA TALEPLERE NE DİYOR?
3. HAVALİMANI EYLEMLERİ: İŞÇİLER NE TALEP EDİYOR; FİRMA TALEPLERE NE DİYOR?
Kötü çalışma şartları ve haklarını alamadıkları için cuma (14 Eylül 2018) günü eylem başlatan ve ardından yüzlercesi gözaltına alınan 3. havalimanı işçilerinden 24´ü tutuklandı. İşçiler, servis sorunlarının çözülmesi, eyleme katılanların işten atılmaması, temizlik işlerinin düzneli olarak yapılması" gibi taleplerde bulunurken, İGA Havalimanı İşletmesi yeni havalimanının "itibarını zedeleyen ve açılışına gölge düşürmek isteyen bir anlayışın" olduğunu söyledi.
‘Balyoz Kumpasını Yazan Çete´ye 15 Temmuz´dan Sonra da Ulaşılamadı!
‘Balyoz Kumpasını Yazan Çete´ye 15 Temmuz´dan Sonra da Ulaşılamadı!
Alper GÖRMÜŞ - 20.. 09. 2018 Perşembe
Rusya Soçi´de Niçin Türkiye´yi Tercih Etti?
Rusya Soçi´de Niçin Türkiye´yi Tercih Etti?
M. Seyfettin EROL- 20. 09. 2018 Perşembe
ABD 2017 TERÖRİZM RAPORUNU YAYIMLADI
ABD 2017 TERÖRİZM RAPORUNU YAYIMLADI
ABD tarafından her yıl yayımlanan terörizm raporunun bu yılki Türkiye bölümünde dikkat çeken detaylar yer alıyor.