Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
İlmin izzeti
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Medine Sözleşmesi Bağlamında Birlikte Yaşamanın Mümkünlüğü -2
Enes TARIM
Enes TARIM
DİNİN İNŞASINDA GELENEĞİN ROLÜ
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Babam içerse bende içerim
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
“Emirlerinizi Yerine Getiren, İtaatkâr Bir Hizmetçi Olarak Sizinle Yola Devam Edeceğim”
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Muhafazakârlık İdeolojisi Üzerine...
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Medrese eğitiminde temel sorunlar
Mahmut HAMDERCİ
Mahmut HAMDERCİ
İstanbul seçimini Saadet tayin etti
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Seçimler ve muhacirler
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
HALİFE OLMAKTAN NİÇİN KORKARIZ?
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Kitlelerin isyanı: Sudan
Halil ÇİFTÇİ
Halil ÇİFTÇİ
Sudan, Erdoğan ve Batı
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Donald Trump ABD´nin başına neden getirildi
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
DAVA DAVA OLMUYOR ÖYLE BEDAVA (!)
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Suçsuz Yere Öldürülen Rabia ´ya Sorulmaz mı?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Psikolojik –İnançsal Alt Yapı
Veysel TAY
Veysel TAY
(Yapay Zekâ Destekli Endüstri 4.0 Gölgesinde) Beka Meselesi – (3)
Musab Aydın
Musab Aydın
Abdulhamit TURGUT´un Şahdetinin 27. Yıldönümünde Onu Bir Daha Hatırlamak
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Adams Ağlarken
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Özgürlüğe ve Erdeme Dayanan Bir Dini Söyleme Doğru ERDEMLİLER İTTİFAKI
Necip CENGİL
Necip CENGİL
SEVGİ VE GÜÇ ARASINDA
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
MAHMUT MUHAMMED TAHA: SOL SOSYALİST İSLAM OKUMASI
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Ebu Zer
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Mirac taçlandırılan yürüyüş
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Seçimin Düşündürdükleri!
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
TÜRK İŞİ DONDURMA, Çanakkale Savaşının Avustralya Cephesi
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Adım adım büyük İsrail mi?
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Beka Sorunu mu Vefa mı?
Engin GÜLTEKİN
Engin GÜLTEKİN
Halkın iradesi ile hakkın iradesi arasında demokrasi
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Akif´e Dair
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Allah´ın emri, şeytanın kavliyle..
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
ADALET Mİ, MASLAHAT MI?
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
BİRLİKTELİKTE DEĞERLER TEMELLİ VASAT DURUŞ
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Zindandan şehadete yürüyenlere dua!..
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
ADALET
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Anadolu Gerçekten Çok Dolu
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Hafızalardaki Kara Leke
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Seçim ve Adalet
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Yeni Devir Kültür Edebiyat Sayfaları Arasında…
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi´nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.

Mevlana
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
Muhammed Esed´e göre Kudüs neden dünyanın merkezi?
Tekdüzeliğin olabildiğince fazla olduğu ve çok az şeyin garip olduğu hayatlardan sıyrılmanın yolunu arayan Muhammed Esed´in Doğunun Romantik Olmayan Yüzü´nde amacı, kendi deyişiyle ‘ötekinin yabancılık deryasına dalmak´..
Tarih: 15.4.2019 17:37:18

Mana Yayınları´nın Ocak 2010´da baskısını yaptığı Doğu´nun Romantik Olmayan Yüzü, Muhammed Esed´in gezi notlarının yer aldığı, seyahat etmeyi ve gözlem yapmayı seven herkesin okuması gereken önemli bir kitap. Kitabın başlangıcında çıktığı gezintinin önemini Avrupalı oluşuyla açıklayan Esed, Avrupa´dan dışarı çıkmanın kendisi için oldukça mühim olduğunu belirtiyor. Tekdüzeliğin olabildiğince fazla olduğu ve çok az şeyin garip olduğu hayatlardan sıyrılmanın yolunu arayan Muhammed Esed´in amacı, kendi deyişiyle ‘ötekinin yabancılık deryasına dalmak´. Zaten takıldığı ve uzun uzun anlattığı gezdiği yerlerdeki ‘yerel´ detaylar da, ne kadar istekli bir gezgin olduğunu okuyucuya ispatlıyor. Özellikle ötekinin yabancılık deryasına dalma isteği, eminiz ki yeni yerler görme aşkıyla yananlar için oldukça manidar ve değerli.

Muhammed Esed yaşayarak geziyor

Gezmek sizin için ne ifade ediyor? Gittiğiniz coğrafyanın tarihî yerlerini görüp otel odasına kapanmak mı, yoksa hem görmek hem de neresi olursa olsun oranın insanlarıyla tanışmak ve de konuşmak mı? Tercih meselesi olarak görebiliriz bunu ama Muhammed Esed için gezmek adeta orada yaşamak anlamına geliyor. Acaba ulaşımın zor olmasıyla alâkalı bir durum mu bu? Zira meşakkatli yolculuklar sonrası daha fazla kalmak isteyebilir insan ve bu da orada yaşamak anlamına gelir kısa bir süre de olsa. Bu aklımıza gelen bir unsur ama ulaşım nasıl olursa olsun sanıyoruz kişiyle alâkalı bir mesele bu bahsettiğimiz. Esed gözlem yapıyor, yazıyor, yaşıyor, izliyor sürekli... İşte bu da kitabının lezzetine lezzet katıyor.

Kitap yalnızca Kudüs´ü içermiyor. Yolculuğun güzergâhı oldukça uzun. Kudüs, Üsküdar, Amman, Hicaz, Kahire... Her biri ayrı bir haberde ele alınacak kadar değerli. Biz hepsini değil de birkaç yerdeki gözlemlerini aktardık. Ayrıca siyonizm hakkında yaptığı yorumlar da uzunca işlenebilecek bir başka haber konusu.

Kudüs´ten başladığı yolculuğunda sık betimlemeleriyle aklında kalanları oldukça güzel anlatan Esed, Kudüs´ü arkasında bırakırken şehir hakkında aklında kalanları yazıyor. Kendi ifadesiyle, ‘tüm şehirlerin en şaşırtıcı olanı´, Kudüs, şu baskın izlenimi bırakıyor Muhammed Esed üzerinde: Dinsel fanatizm, yoğun bir şekilde çiğ et ve deri kokan sokaklar, asırlık görüntülerden yoğrulmuş insan yığınları, çarşılar ve gürültülü- aç gözlü pazar meydanları. Gürültülü pazar ve çiğ et, ya da yalnızca et mi desek, Doğunun hengâmesine alışık şahıslara pek de uzak olmayan iki kavram.

“Tuhaf gülüyorlar şu Mısırlı Araplar!”

Başlangıçta da belirttiğimiz gibi, Muhammed Esed´in notlarında detaylara takılması okuyucuyu memnun edecektir. Meselâ Mısır´da iken, Mısırlı Araplar´ın gülüşünü tuhaf bulan yazar, onların hayat dolu olduğunu, zarif- beyaz, mavi, mor yahut kahverengi celabiyelerinde Mısır sokaklarında yürürlerken hep şen şakrak olduklarını, bunun da insanı oradaki politik sorunların çok az önemli olduğuna ittiğini belirtiyor.

Muhammed Esed, yaptığı bir gözlemde Kudüs´teki Arap sürücülere değiniyor. Onlar için “otomobil sektörünün çıkartmış olduğu en becerikli sürücüler” yorumunda bulunuyor. Arap sürücülere dair yaptığı bu yorum, Suriye´ye giden ve oradaki Arap sürücülerin araba sürüşünü görenler tarafından da doğrulanıyor istemsizce. Gerçekten de onlar ‘kendilerinden çok emin bir şekilde karanlıkta görülmeyen yılan gibi kıvrılan yollarda esiyorlar´ araçlarıyla. Yolları okurcasına süren bu sürücüler, tümsekleri ve çukurları Esed´in de ifade ettiği gibi ‘rahat bir şekilde hissediyorlar´. Esed, bu detayı geçmiyor; Arap sürücülere dair yaptığı yorumlarına devam ediyor: “Onlar doğuştan sürücüler, aynen bir zamanlar çöldeki sürücü ataları gibi. Bedeviler atlarının boyunlarından onları tehlike ve kötü şanstan koruması için mavi taş nazarlıklar asarlar; aynı nazarlıkları her bir arabanın radyatörünün önünde asılı bulabilirsiniz.”

Atların boyunları ve arabaların radyatörleri… Fevkalade ince bir benzetme bu. Nazar boncuğu, akla gelen o herkesçe atfedilen konumu ve niteliği bakımından da insanı düşündürüyor, ama ataları at süren kıvrak Arap sürücülerin araçlarındaki radyatör ile atalarının atlarının boynu… İkisinin ortak yanının nazar boncuğu olduğunu söyleyen Esed, kurduğu bu ince ilişkiyle gerçekten okuyucuyu kendine hayran bırakıyor.

Kudüs´te bulunduğu sıralarda Yahudiler ve Araplar hakkında gözlemlerde bulunan Esed, Rusya, Polonya, İran, Buhara, Fas, Tunus ve Avrupa´dan gelen Yahudiler ile şehirli, fellah ve Bedevî Araplar´dan bahsediyor. Bu iki topluluğun arasındaki ilişkileri gözlemlendiğinde bir ‘diş bileme´nin mevcut olduğunu söyleyen Esed, bunun iki grubu da bir yere götürmeyeceğini düşünüyor ve durumu ‘nefretlerin yarışması´ olarak isimlendiriyor. Oldukça objektif bir not alma mantığı olduğu gözlenen Esed, Kudüs´ün dışarıdan gelenler için sevimli görünecek bir şehir olmadığını söylüyor. Kudüs´e gitmişken “Kudüs çok güzel, Kudüs harika ve hiçbir kusuru yok” gibi bir cümle kurmak da gezgin heyecanı olarak bir insanın ağzından duyabileceğimiz cümleler aslında ama Esed´in aktarımında bu yok; net her şey: Güzele güzel, çirkine çirkin.

Bir yağmurlu günden bahsediyor Esed, ağır ve kasvetli bir havanın varlığından söz ediyor. Böyle yağmurlu havalarda, yağmurun bir süre kesilip sonrasında baharın sıcaklığının hissedilebildiği anlarda Kudüs´ün iç ve dış hatlarının hiç olmadığı kadar berrak göründüğünü söylüyor.

Arap hareketi politik bir fantezi değil ki

Kendisi de Avrupa´da yaşamış olan Esed, şöyle bir soru soruyor: “Biz Avrupa´dakiler Araplar hakkında ne biliyoruz ki?” Avrupalılar´ın oralara ya sabit fikirlerle ya da hiçbir şey bilmeden gittiklerini belirten Esed, o dönem Arap hareketi için şu yorumda bulunuyor: “... fark ediyoruz ki Arap hareketi, özgür insanlığın bu dosdoğru hareketi gerçekten de var, sadece politik bir fanteziden ibaret değil.”

Bedeviler hakkındaki gözlemlerine son veremiyor yazar, zira yol boyunca görüyor onları. Bir tanesini gözlemliyor meselâ, Davut kalesinin içinden Eski Şehre doğru olan girişin oralarda. ‘Eski bir efsaneden gelen bir figür gibi gümüş grisi gökyüzüne arkasını vermiş bir siluet´ olarak anlatıyor bize o bedeviyi, gümüş grisinin figüran oluşunu gökyüzüyle beraber düşünüyoruz biz de. ‘Her bedevi´ gibi onun da güçlü olduğunu ve fazla kilosu olmadığını aktaran Esed, kısa bir kızıl sakala şekil vermiş keskin çene kemikleriyle yüzünün daha derin bir çekim gücü oluşturduğunu söylüyor.

Buharalı bir Yahudi´nin evine misafir olan Muhammed Esed, onların Kudüs´te sayılarının fazla olduğunu aktarıyor. Yirmi yıldan daha evvel (yazdığı dönemi hesabı katarak bu yirmi yılı hesaplamak lazım) Çarlık Rusya´sının Yahudiler´i uzaklaştırmasıyla Kudüs´e giden Buharalılar´ın evinden de önemli şeyler aktarıyor Esed. Oturma odasında yağlı boya portresi bulunan adam, evin hanımının babası imiş ve Buhara hanlarına danışmanlık yapıyor imiş. Bu kişiye ait cübbeleri çıkartıyor evin hanımı ve bu sayede Muhammed Esed ilk defa Buhara kumaşı görmüş oluyor. Buhara kumaşı orada olur da, Esed tespit yapmaz mı? Asırlarca süren bir zanaat geleneği olarak tanımladığı kumaşın işçiliğini mükemmel olarak niteleyip denginin olmasının ‘imkânsız´ olduğunu belirtiyor.

Betimlemeleri uzar gider Esed´in. Kitabı okumadan da asla o havayı yakalayamayız düşüncesindeyim. Hatta orjinal dil ile okumak bu işin en yalın ve güzel hâli olabilir. Ama kumaş hakkındaki şu yorumunu, genele yansıtmak açısından geçmek mümkün değil: “Ve burada her şey egemen mükemmeliyet ve basitlik içinde.”

Güveç bu, hiç de sıradan değil

Muhammed Esed Kudüs´te iken dünyanın merkezinde olduğunu söylüyor. Bunu İsa´nın o topraklarda yaşaması, dua etmesi yahut çarmıhta öldürülmesiyle açıklamadığını belirtiyor. Ya da yine bunu kendi kendi halkı olan Yahudilerle bağlantı kurarak açıklamadığını söylüyor. Bunları özellikle belirtiyor. Neden Kudüs´te iken dünyanın merkezinde olduğunu söylüyor Esed? Şöyle açıklıyor: “Ben burada dünyanın merkezindeyim, çünkü Arap yaşamında şu anın mırıldanışını başka hiçbir yerde olmadığı kadar duymaktayım.”

Muhammed Esed bir de güveçten bahsediyor. Hem de nasıl bahsediyor! ‘Narin yuvarlak kenarlarından elle şekillendirilmiş iki kulpu havaya doğru kıvrımlı; kil üzerinde ilkel bir çömlekçinin pamak izlerini´ hâlâ görebildiğini söylüyor. Gördüğü bu ‘belirginlik´ ise onun dünyasında şu şekilde yorumlanıyor: “Görüyorum, bu fevkalade basitliğe damgasını vurmak için hiçbir çaba göstermemiş.” Aslında güveç, yalnızca güveç gibi duruyor. Birçok insana da göre de öyle. Ama Esed yorumladıkça yorumluyor. Fellahların ve bedevilerin her yerde kullandığı türden bir kap olarak isimlendiriyor güveci. Dokunmak ve güveç arasında bir bağlantı kurmaya çalışan Esed, Araplar´ın ortak bir buluşma noktasına sahip olduğunu söyleyip asıl gerçekliğin birbirine dokunmak olduğunu belirtiyor. Yani görmek. Yani hissetmek. Gözlerine bakmak.

Esed acaba Facebook´u görse, Facebook´ta bolca yazıp da normal hayatta bunun binde birini konuşamayan garip insanları izlese nasıl bir yorumda bulunurdu? Merak ediyorum, zira Esed kuruyor şu cümleyi, dokunmanın yalnızlığımızı uzaklaştırdığı yorumunu yaptıktan sonra: “Yemeklerini bu tür güveçlerde pişiren insanlar ne büyük bir lütuf sahibi.” Bununla bağlantılı olmayan farklı bir sayfada ise Araplar´ın zarafetinden bahseden Esed, yaptıkları her şeyde bunun görüldüğünü belirtip şunu söylüyor: “Zarafet asla kirli değildir.”

Esad Eseoğlu bir güzel seyyahın anlattıklarından aktardı








Kaynak: Dünya Bizim

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Macron, Suriye PKK´sının heyeti ile görüştü
Macron, Suriye PKK´sının heyeti ile görüştü
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK´dan bir heyet ile görüştü
Fulanilere saldırı sonrası Mali´de Başbakan Maiga istifa etti
Fulanilere saldırı sonrası Mali´de Başbakan Maiga istifa etti
Mali Başbakanı Soumeylou Boubeye Maiga, Mart ayındaki Fulani köyüne yapılan saldırıda sorumluluğu iddiasıyla verilen gensoru sonrası istifa etti
İrlanda Sorunu..
İrlanda Sorunu..
Avrupalı devletlerin başlatmış olduğu sömürgecililik sonrasında, başta Asya´da –çoğu da Müslüman ülke- Afrika´da ve Latin Amerika´da olmak üzere birçok ülke bağımsızlığına kavuşmuştu. Batılı devletler, ‘şartlar gereği´ bu topraklardan çekilirken, oraları yine ellerinde tutmak için, kendilerinden olan ‘yerli´ yöneticileri oralara tayin ettiler. Birde, bu ülkeler, hem Batı´nın sömürgesi olmaya devam etsin ve hem de, güçlenmesinler diye aralarına yapay sınırlar çektiler. Onları din, mezhep ve etnik farklılıklar bağlamında aralarına milliyetçilik fitnesinin tohumlarını ekmişlerdi. Bununla birlikte, başta İngilizlerin başını çektiği Anglo-Sakson yaşam ve düşünce pratiğine bağlı olarak, Katolik olan İrlanda´nın ele geçirilmesine dayanan Kuzey İrlanda´da süregelen İrlanda sorunu da, dünden bugüne, Katoliklik ve Protestanlık olgusu üzerinden kendine yer bulmuştu. Peki İrlanda Sorunu ne idi?
Kuzey İrlanda´da kadın gazeteci öldürüldü..
Kuzey İrlanda´da kadın gazeteci öldürüldü..
Kuzey İrlanda´da ayrılıkçı grupların gösterilerini izleyen bir kadın gazeteci öldürülürken, polis olayı “terör” kapsamında soruşturma kararı aldı.
Libya´da ölü sayısı 213´e yükseldi..
Libya´da ölü sayısı 213´e yükseldi..
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Libya´nın başkenti Trablus ve çevresindeki çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 213´e yükseldiğini, yaralı sayısının da bini aştığını duyurdu.
Sudan´ın düşünen aklı: Hasan Turabi
Sudan´ın düşünen aklı: Hasan Turabi
Sudan´ın yetiştirmiş olduğu, yaşadığı zaman diliminde İslami yenilenme çalışmaları içerisinde bulunan, düşünce ve siyaset hayatını bir arada götürmeye çalışan, bununla birlikte Sudan´ın kendine özgü şartları içerisinde “Bir şeyler yapabilir miyiz´ düşüncesiyle general Ömer El-Beşir´e destek çıkma suretiyle ülkenin düzlüğe çıkmasını arzulayan, ama El-Beşir´in yaptığı yanlışlardan dolayı zaman zaman tutuklanan, içeride kalan Sudan İslami hareketi lideri Hasan Turabi´nin bir portresi…
Mısır´da referandum öncesi yoğun güvenlik önlemleri
Mısır´da referandum öncesi yoğun güvenlik önlemleri
Güvenlik birimleri referandum öncesi, tüm şehirlerde yoğun güvenlik önlemleri aldı.
Guatemala Devlet Başkan adayı ABD´de gözaltına alındı
Guatemala Devlet Başkan adayı ABD´de gözaltına alındı
Guatemala Devlet Başkan adayı Orellana, "Meksikalı uyuşturucu kaçakçılarıyla iş birliği yaptığı" iddialarının da aralarında bulunduğu suçlamalar nedeniyle ABD´nin Miami kentinde gözaltına alındı.
Zebari: Irak´ta hükümeti yıkmaya çalışıyorlar
Zebari: Irak´ta hükümeti yıkmaya çalışıyorlar
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Politbüro Üyesi ve eski Irak Maliye Bakanı Hoşyar Zebari, Irak´ta bazı tarafların, Adil Abdulmehdi hükümetini yıkmaya çalıştığını söyledi.
Notre Dame´ın Esin Kaynağı 16 Yüzyıldır İdlib´de
Notre Dame´ın Esin Kaynağı 16 Yüzyıldır İdlib´de
Notre Dame Katedrali´nin tasarımının öncüsü Kalb Lovze Kilisesi, Suriye´nin İdlib ili sınırlarında yer alıyor. Kaynak: Notre Dame´ın Esin Kaynağı 16 Yüzyıldır İdlib´de
Kim Jong Un Rusya´ya gidiyor
Kim Jong Un Rusya´ya gidiyor
Kremlin, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un´un Nisan ayının ikinci yarısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek için Rusya´ya ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu.
Yunanistan, Almanya´dan 300 milyar avro istiyor, neden?
Yunanistan, Almanya´dan 300 milyar avro istiyor, neden?
Nazi işgaline ilişkin yaklaşık 300 milyar avroluk savaş tazminatı talebine yönelik önerge, Yunan meclisinde oy çokluğuyla kabul edildi
Sudan Meslek Odaları Birliği, askeri konseye geçiş süreci önerilerini iletti
Sudan Meslek Odaları Birliği, askeri konseye geçiş süreci önerilerini iletti
Beşir´in kardeşleri gözaltına alınırken Sudan´ın bağımsız muhalefet hareketi Sudan Meslek Odaları Birliği, Askeri Geçiş Konseyine, yönetimin askeri temsille birlikte sivil idareye teslimi, meclis kurulması ve bakanlar kurulu oluşturulması gibi öneriler sundu.
Malezya uluslararası Kuran yarışmasına yedi ülke ilk defa katılıyor
Malezya uluslararası Kuran yarışmasına yedi ülke ilk defa katılıyor
Malezya uluslararası Kuran yarışmasında 86 ülkeden 99 yarışmacı katılıyor. Yarışmaya yedi ülke ilk defa katılıyor
Pakistan-ABD İlişkileri: Sürekli İhanet Eden Dost
Pakistan-ABD İlişkileri: Sürekli İhanet Eden Dost
Mahmut Osmanoğlu´nun dünya bülteni´nde yayımlanan analiz yazısı...