Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Operasyonların anası
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Sokak sınavımız
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Ödül mü Ceza mı?
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Çağdaş İslam Düşüncesinde Düşünce Mimarları Yazı Dizisi- 1 Musa Carullah Bigiyef
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Aile Okulu Seminerlerinden notlar ve düşünceler
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Riyad´ın bölgesel güvenlik girişimleri gerçekçi değil
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
‘Babamdan Bana Hüzün Kaldı Yalnızlığı Çok Sevdim´
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Fransa´yı yaktıranlar Filistin´i yakanlardır!
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
İftira ve Yalanın Bir Diğer İsmi, Algı Yönetimi
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Kur´an´a Çağırdığını Söyleyenlere Sorular
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Konuştuklarımız yazdıklarımız tekerrür ediyor
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Ali Emiri´nin İşkodra Vilayeti Osmanlı Şairleri kitabından notlar
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Biz Bilemedik!
Enes TARIM
Enes TARIM
Anadolu İslamı Üzerine Bir Deneme
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
Sol-İslam, Sosyalist-İslam, Eşitlikçi-İslam Tartışmalarına Kurban Edilen Bir İslam Kahramanı: Ebu Zer
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Kadın ve Özgürlük Dediniz
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Yetimler sanatla buluştu
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
Gençliğin Gidişatı ve Furkan Doğan Örnekliği
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Türkiye ve Çin benzer fikirlere sahip iki ülke idi, ama…
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
“Diriliş Pastası”
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
İslam Düşünce Geleneğinde Ali Şeriati
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Bizden Değilsen Gelme
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Peygamberimizin Örnek Kişiliği…
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Bencilliğin Yalnızlaştıran Zehiri
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Çözüme Gerçekten Hazır mıyız ?
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
Türkiye´nin Gündemi ‘Sağanak Yağmur´ Gibi: Brunson, Af Teklifi, Kaşıkçı ve Andımız
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Yeniden İman Etmek!
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Kültürel İslam´dan İslami Varoluşçuluğa
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!..
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Çağrılar Neden Karşılık Bulmaz?
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
İslami Hareketlerde "Minnet" Sorunu
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Kaşıkçı Olayı Suudilerin Sonu Olacak!
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Savaş mı Cinayet mi?
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Adalet, Mizan ve Kitap Dengesi
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Dr. Ayhan Vergili: Hilmi Ziya Ülken Önemli Bir Sosyolog, Felsefeci ve Fikir Adamıdır!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Yola Çıkan Gençlere Yol Verin (Bir gencin hikayesi)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Son Zamanlarda İslami Camialara Yapılan Saldırıların Arka Planı
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
İstanbul Hava Durumu
Bugün
Bulutlu
12°
Pazar
Bulutlu
10°
Pazartesi
Bulutlu
10°
Salı
Sağanak
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Çoban uyudu mu kurt emin olur.

Mevlana
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
MHP´nin Tercihlerine Dair
Veysi DÜNDAR - 12.10.2018 Cuma
Tarih: 12.10.2018 07:14:19

12. 10. 2018 Cuma

MHP´nin Akpartinin şubesi haline dönüştüğü gitgide aleni bir hal alıyor. Bizim defalarca gündeme getirdiğimiz “MHP diye bir parti var mı?” sorusu yanıtını bulmuş gibi görünüyor. İktidar iddiası olmayan, siyasette öne çıkmak istemeyen bir parti nasıl ve ne şekilde siyaset yapar sorusunun yanıtını MHP ile buluyoruz.

İlkokulda dünyanın ayın uydusu olduğunu görmüştük. Uydu kendine ait bir yörüngesi olsa da aslında daha büyük bir sistem ile hareket edebilen gök cismine verilen addır. MHP AKP´nin uydusu ve artçısı olarak varlığını idame ettiriyor.

Arzu Erdem isimli vekilin büyük bir şaşaa ile lanse ederek piyasaya sürdüğü emeklilikte yaşa takılanlara dair kanun teklifi iktidarın düşük profilli ex-başbakanı ve günümüzün meclis başkanı tarafından top misali sektirilirken, iktidarın öne çıkardığı tüm teklifler adeta parası önden ödenmiş gibi kanunlaşıyor.

MHP varlığını ve siyaset yapma güdüsünü baştan sona emanet etmiş bir “pseudo-parti” görünümünü ısrarla ve her tür eleştiriyi kaale almaz bir halde pekiştiriyor.
MHP varlığını ve siyaset yapma kapasitesini ancak AKP´nin gölgesinde var edebileceğine ikna olmuş görünüyor.

Neden AKP ve MHP diye iki ayrı parti var diye merak etmekten alamıyoruz kendimizi. Parti adına tekil olarak politika üretmekten tamamıyla vazgeçmiş, kendi adına ürettiği tüm politik tavırları iktidar partisine tahvil etmiş bir parti neden hala faal; temel soru budur diye düşünüyorum. MHP´ye oy veren seçmenin otomatiğe bağlanmış tavrını çözemiyor, geçmişten bugüne ilerleyen çizgide MHP´nin ulaştığı biçimin anlamını kavrayamıyorum.

CHP´nin mülkiyet ilişkisi ile bağlı olduğu halde hiç bir nemasını haiz olmadığı İş Bankası üzerindeki payını biraz da muhtemelen bugün serbest kalacak Rahibin durumunu gölgelemek için köpürten Akpartinin; belediyelerden, vakıflara, şirketlerden, gazetelere neredeyse ülkenin tamamına el koymuş olmasındaki çelişkiyi kaale almayan MHP´nin bu duruşu ile de siyaseti yeniden tanımladığı artık kuşku götürmez şekilde ortaya çıkmış oluyor.

Türkiye siyaseti MHP turnusolu ile aslında bir çok gerçeği altalta sıralayan bir anti-siyaset manzumesi olarak kendini tanımlıyor.

Tipolojisini Cemal Enginyurt´ta bulan bu tek boyutlu siyaset, Devlet Bahçeli´nin 1970´lerden miras kalan iki kutuplu dünya tedrisatı üzerine eklenmiş lider sultasına dayalı hiyerarşik kurgu üzerinde gerçekliği dahi tartışılır bir siyaset parantezini sergiliyor.

MHP geçmişten bugüne bir siyasi parti olarak var olmakla beraber, ayrıştırıcı yönü olan reaksiyon siyasetini kendini emanet ettiği Akpartinin sağlam kanatları altında fütursuzca tatbik ediyor. Güçlü bir abinin yanına konuşlanan çelimsiz kardeşin abinin rakiplerine fırlattığı taşları yerden toplayıp veya abiden özellikle alp rakiplerin en olmadık savunmasız noktalarına nakşeden bir tasviri resmediyor.

MHP kendi ortaya koyduğu argümanların sadece bir zamanlar ona atfedilen, onu ayrıştıran parti olmak hasletlerinin zorunlu kıldığı mecburi söylemler olduğunu ısrarla kabul ve beyan eden bu yaklaşımları ne sorguluyor ne de sorgulatıyor.

Kamuoyunda en çok duyurulan Af ve EYT konularındaki ön alan tutumlarının AKP katında sinek vızıltısı olarak addedilmesinden duyulmayan rahatsızlık, “AKP neyler, neylerse güzel eyler” tercihi ile adeta bir strateji olarak temayüz ediyor.

MHP geçmişinden getirdiği ülkücü damara ve Akpartinin kazanmak için her yolu mübah kılan taktiklerine güveniyor olmalı.

HDP´yi doğal olarak, CHP´yi ise tarihsel olarak ezme paydasında Akparti ile uzlaşı konusunda en ufak bir tereddüt duymayan MHP´nin belki de Akpartiden de çok Akpartici olduğunu söylemek abartı olmayacak.

Totaliter ve otoriter hale gelen rejim adeta MHP´nin bir pervane gibi zevkle uçtuğu bir fener gibi çekim kuvvetini haiz.

Rejimin çifte standart ile muhkemleşen katlarında MHP´yi hiç bir şey rahatsız etmiyor. Geçenlerde Bahçeli´nin Kemal Derviş üzerindeki mesuliyeti Ecevit´e atıp imzasını inkara tevessül etmesi aslında bugünkü icraatların da yarınlarda ters etkileri için bir ön açıklama olarak rezerve konulmakta belki de.

Tek adamların doğruları etrafına dizilen iktidar bloku farklı ve genç sesleri de dışarda tutmaya ayrıca özen gösteriyor.

Ağır bir biçimde ezilmeye çalışılan siyasi rakip partilerin seçmenlerine reva görülen temsil dışı olma hali ise sistemin devam edebilirliğinin mümkünsüzlüğünü bize faş ediyor.

Devlet Bahçeli kısıtlı siyaset etme tercihi ile belki geçmişten getirdiği ideolojik hayallerine yaklaşmış gibi hissetse de, kalıcılığı olmayan bir sistemin mümessili olarak tarihte yerini almaya çoktan hazır olduğunu bilmekle mükellef.








Kaynak: Ocak Medya

Anahtar Kelimeler: Tercihlerine Dair
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *