Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Soçi Zirvesi´ne karşı Varşova Konferansı
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Düşünceye İffet ve Hayâ Gerek /1
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Yeni Devir Kültür Edebiyat Sayfaları Arasında…
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Eleştiriyi İhanet Olarak Görmek
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi´nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
SALÂT-NAMAZ (1-5)
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Abdülkerim Süruş ve Kelam-ı Muhammed
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
İran Devrimi´nin kırkıncı yıldönümü
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Muhammed Tayyip Okiç: Hocaların Hocası
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Domates biber patlıcanla gelen kuyruk acısı
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Eşekleşme ve Ailede Sorun
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Filistin´de Kız İstemek
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Enbiya Yurdu Kudüs, Müslümanların 3000 Yıllık Başkentidir İşte Delili!
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Üsküdar Kitap Fuarı´ndan
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Enes TARIM
Enes TARIM
İnsan Hakları ve Din
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Eleştiri Bir Nimettir
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Önceliklerimiz
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Değerler Eğitimi İle “Değerli” Nesiller Yetiştirilebilir mi?
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Filipin Moro Müslümanları ve Gözden Kaçanlar
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Irkçılık ve Ulusalcılık…
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İslam´ın Sol Yorumu Olabilir mi? -Hasan Hanefi ve Nurettin Topçu Örneği-1
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Furkan Cemaati Provokasyonu!
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Ben İnsanım!..
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Malatya´nın Gençlerinin Yüreklerinden Akan Mektuplar
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Şemşamer Mezhepliler!
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Şiddet Sarmalında İstikamet Kaybetmek
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Trump´ın Suriye´den Çekilme Kararı ve Muhtemel Gelişmeler
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
Müslümanlar Açısından Yüzün Yeniden İnşası
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Darbe ve Direniş
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
İnsan ve Hürriyet
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
Gençliğin Gidişatı ve Furkan Doğan Örnekliği
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
“Diriliş Pastası”
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat.

Hz. Muhammed
DOLAR
5.2964
EURO
6.0072
İslâm Devrimi´nin 40. Yılı
Hazım KORAL
Tarih: 11.2.2019 08:17:20

İster antropolojik verilere, ister dinî metinlere bakılsın kadim tarihlerden beri insanlık serüveni toplumsal ya da sosyo-politik değişimlere hep sahne olmuştur. Bu bağlamda peygamberlerin de sosyal değişimlerin öncüleri olduklarını görmekteyiz. Daha açık bir ifadeyle, her peygamberin bir devrimci olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Elbette din dışı ideolojiler de retorik olarak devrimci bir yapıya sahiptir. Adına “Rönesans” dedikleri 1789 Fransız ihtilali ile 1917 Çarlık Rus yönetimine karşı mücadele veren Bolşevik hareketi de devrimci yapıya sahipti. Bu iki hareket iktidarı ele geçirene dek milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet vermişlerdir. Her iki devrim de bir yönüyle dine karşı yapılmıştı. Fransız devrimi din adına halka baskı politikaları uygulayan Engizisyon mahkemelerine karşı seküler bir mantıkla yapılmış ve muvaffak olduklarında din sosyal hayattan kovulup kiliselere hapsedilmişti. Bolşevik devrimi ise dini öylesine sosyal hayattan soyutlamış ki bütün mabetlerin kapılarına kilit vurulmuştu.

Peygamberlerin devrimsel mücadelesi ise dini değerlerin sosyo-politik ve toplumsal hayata hakim olmasına ilişkindir. Ancak verdikleri bu mücadele asla şiddet içerikli olmamıştır. Toplumsal değişimin öncüleri olan peygamberler insanları hak ve adalete davet ederken irşad ve tebliğ yöntemini nazikçe, nahifçe kullanmışlardır. Fakat öte tandan mevcut yapı ve oligarşik sistemle asla uzlaşma yoluna gitmeyip, işe sivil itaatsizlikle başlamışlar. Zira var olan sosyal yapı ve aidiyet değerleri peygamberlerin çağrısına motamot zıtlık arz etmekteydi. Esirgemesi bol olan Yüce Rabbimiz, adaletsizliklerin, çarpık inançların ve her türlü kötülüğün neşvü nema bulduğu toplumlara rahmetinin bir tecellisi olarak elçiler göndermiş. Bu elçiler de bi hakkın vazifelerini ifa ederek insanları iyiye, doğruya, adalete, barışa vel hasılı yüksek ahlâkî değerlere davet etmişlerdi. En son Sevgili Peygamberimiz (s.a.a) de bu amaca matuf olarak görevlendirilmiş ve o da bi hakkın vazifesini ifa ederek dar-ı bekaya vasıl olmuştu. Resul-ü Ekrem Efendimiz´den (s.a.a) kısa bir süre sonra Emevî saltanatının devreye girmesiyle, hadis-i şerifte ifade edildiği üzere “ısırıcı sultanlar” devreye girmiş oldu. Daha sonra Abbasîlerin iş başına geçmesiyle aynı minvâl üzere saltanat sistemi devam etmişti. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bir takım müspet  farklılıklar görülse de sonuç itibariyle onlar da saltanat sistemiydi. Osmanlı dağıldıktan sonra İslâm ümmeti 57 ulus devlete bölünmüş oldu. Kur´an-ı Kerim ise imanî bir vecibe olarak toplumsal dokunun Allah Teâlâ´nın yasalarına uygun olarak tanzimini ve ümmetin birliğini emrediyordu. Aklı başında bir takım alimlerimiz ve akil insanlarımız bu ilâhî buyruğa ilişkin “ne yapılabilir?” kabilinden arayışlar içerisine girip kafa yoruyor ve ümmete seslenerek birlik çağrılarında bulunuyorlardı. Bu bağlamda ümmet bünyesinde birçok cemaat ve bir takım yapılar teşekkül etmişti. Sadece Türkiye´de irili ufaklı olmak üzere 50 tane kadar cemaat, dernek, vakıf ve STK vardı. Elbette ki diğer Müslüman coğrafyalarda benzeri durum söz konusuydu. Ancak bunlardan üç tanesinden ümmetin umutla beklentisi vardı. Bunlardan birincisi İhvan-ı Müslimin” (Müslüman Kardeşler) örgütüydü. Bu örgütün merkez üssü Mısır olmakla birlikte birçok Arap ülkesinde kolları vardı. İkincisi rahmetli Mevdudi´nin liderliğinde Pakistan´da faaliyet gösteren “Cemaat- İslâmî” idi. Üçüncüsü ise hepimizin yakından tanıdığı ve Türkiye´de siyasî bir hareket olan merhum Erbakan´ın liderliğindeki Millî Görüş hareketiydi. Bu yapılar hâlâ faliyetlerini bir şekilde sürdürmektedirler. Kısacası İslâm dünyası bu üç sosyal yapıdan oldukça ümitliydi. (Ki hâlâ da umutlar yitirilmiş değil.) Fakat miladî 1979 yılının Şubat ayına gelindiğinde hiç beklenmedik bir şekilde İran coğrafyasında İslâm adına bir devrim gerçekleşmişti. Ancak Sünnî dünya açısından ortada anlaşılması ve aşılması güç bir sorun vardı! Bu devrimi gerçekleştiren halkın ezici çoğunluğu “İsna Aşeri Şia” mezhebindendi. Yani Ehl-i Sünnet´in dört mezhebinin dışında bir mezhep! Evet; ortada İslâm adına gerçekleşmiş bir devrim var, fakat dört mezhebin dışında olmaları hasebiyle Sünnî dünyanın büyük bir kesimi olayı mezhebî saikle değerlendirip, tedirginlik yaşıyordu. Bazı grup ve cemaatler ise şüphe ve tedirginlikte daha da ileri gidip Emevî mantığı ile tamamen ön yargılı bir tutum sergileyerek bir takım tezviratlarla devrimi bloke etmenin derdine düşüp, araya bariyer ve husumet içerikli mesafeler koyarak “ötekileştirme” yoluna gitmişti. (Emevîler Ehl-i Beyt düşmanlığı üzerine siyasî yapısını sürdürüyordu. Sıffin Savaşı ve Kerbelâ vahşeti buna en somut örnektir.)

Bir kesim aydın ve münevver din âlimi ise olaya daha geniş bir perspektiften bakarak bu devrimi takdirle karşılamayı ve hatta sahiplenmeyi tercih etmişti. Avrupalı bir takım oryantalistelerin yorumu ise çok ilginçti. “Bu şair ruhlu-naif ve kibar insanlar nasıl böyle bir devrim yaptı?” diye şaşkınlıklarını dile getiriyorlardı. (Bu ifadelere akademik çevrelerde ve TV ekranlarında bizzat tanık olmuştum.)

Devrimin ilk yıllarıydı; bir gazete merhum Aydın Menderes ile röportaj yapmıştı. Konu İran´da vuku bulan devrime gelince, Aydın beye devrim ve devrim lideri merhum Humeyni hakkında sorular soruyorlar. Hüsnü zannını o kadar veciz sözlerle dile getiriyor ki, gazete küpüründeki ilgili röportajı kesip hatıra olarak arşivime koydum. Yine devimden kısa bir süre sonra Türkiye´den ilahiyatçı bir heyet “İslâm adına yapılmış olan bu devrimin şeri bir meşruiyeti var mıdır?” düşüncesiyle incelemelerde bulunmak amacıyla İran´a gitmişti. Bu heyetin içerisinde İlahiyatçı Hayrettin Karaman da vardı. Heyet Türkiye´ye geldiğinde devrimin şeri kurallara uygunluğu ile ilgili ortak bir deklarasyon yayınlamışlardı. Bu ve benzeri beyanatlar bizim gibi devrimin yılmaz savunucusu olan gençlerin yüreğine su serpiyordu. Buna ilişkin bir anımı aktarmadan geçemeyeceğim. İsviçre´de ikamet ettiğim yıllardı, Milli Görüş Teşkilatı adına Zürich Dietikon´da yıllık kongre düzenlenmişti. Konuşmacılardan biri de Sayın Hayrettin Karaman´dı. Program başlamadan önce kulis odasında kendisiyle kısa bir sohbet etme imkanım olmuştu. Yıllar önce yayınlamış oldukları deklarasyon aklıma geldi ve içerisinde bulunduğum bu cemaatin bazı müntesiplerinin İran İslâm Devrimi´ne mezhebi saikle soğuk baktıklarını bildiğim için Sayın Hayrettin hocadan ufak bir istirhamda bulunarak içimi dilhun eden konuyu kendisine açtım ve konuşması esnasında devrim hakkında birkaç kelam etmesini rica ettim. Beni kırmadı ve konuşmasının büyük bir kısmı İslâm Devrimi ile ilgili oldu. Şimdi düşünüyorum da Hayrettin Karaman gibi nice ilahiyatçılarımıza büyük sorumluluklar düşmektedir. Aydınlarımıza, akil insanlarımıza hakeza.. Zira büyük şeytan ABD ve Siyonist İsrail İran coğrafyasından kovulalı beri boş durmuyorlar. Gece gündüz devrim aleyhinde entrikalar çeviriyorlar. 444 gün esir alınan ajanlarını kurtarma bahanesiyle Tebes Çölü´ne çıkarma yapan ABD ilâhî bir mücazat olarak kum fırtınasına maruz kalıp hezimete uğradı. Olmadı bu sefer zalim Saddam´ı devrimi çökertmek için İran´ın üzerine saldılar. 1.5 milyon insanın ölümüne sebebiyet verdikleri tahmili savaş tam 8 yıl sürdü. Devrimin ilk gününden beri yıkıcı ve sarsıcı ekonomik ambargolara tabi tutuldular. Ama “zor oyunu bozarmış” kabilinden devrim kendi imkanlarıyla her türlü teknolojiyi geliştirerek dünyaya rüştünü ispat etmiş oldu. Ayrıca silah sanayisinde bir hayli mesafeler kat ederek binlerce kilometre menzili olan füzeler geliştirdiler. İran İslâm Devrimi 40 yıldan beri maruz kaldığı her türlü kuşatma, baskı ve ambargolardan dolayı kıt imkanlarına rağmen bugün Ortadoğu´nun en güçlü ülkesi haline geldi. Bölgesel dış siyasette Türkiye ile bazen farklı görüşlere sahip olsalar da genel anlamda ve ticari ilişkilerde Türkiye ile İran ittifak hâlinde olan iki kardeş ülkedir. Ticari ilişkileri her geçen gün geniş bir yelpazeye yayılarak daha iyiye doğru gitmektedir. İthalat ve ihracatta grafik çıtası yükseldikçe ABD Türkiye´ye yönelik memnuniyetsizliğini üstü örtülü bir şekilde dile getirmektedir. 17-25 Aralık operasyonları ve Halk Bankası´na yönelik kıskaç, ardından 15 Temmuz darbe girişimi ve son olarak dolar üzerinden oluşturulan ekonomik krizin asıl sebebi Türkiye´nin   İran ile iyi ilişkilerini sürdürüp eş zamanlı bir şekilde ABD yörüngesinden kurtulma çabalarıdır. Özellikle Türkiye´nin İran´ın atom enerjisi programını desteklemesi ve ambargoya katılmayışı ABD´yi son derece rahatsız etmektedir. Biz Müslüman bölge ülkeleri elbetteki birbirimizi desteklemek durumundayız. Hatta bununla yetinmeyip yeni ittifaklar oluşturarak evrensel birlikteliğimiz için somut adımlar atmalıyız. Sayın Başkan Erdoğan´ın, “Dünya beşten büyüktür” sözü yeni ittifakları beraberinde getirmeli. İki milyara yakın nüfusumuz aydınlık geleceğimizin teminatı için yeterli potansiyele sahip olduğu kanaatindeyiz. Yeterki biz gücümüzün farkına varalım. Yeterki biz D-8 projesini hayata geçirme çabası içerisinde olalım. İslâm ümmetinin evrensel birlikteliği imanî bir zorunluluktur. İran İslâm Devrimi bu birlikteliğe giden yolda en önemli sac ayağını oluşturmaktadır. Suud rejiminin yaptığı gibi ABD´nin güdümünde bir takım ittifak arayışlarına girmek zilletten ve kendi halkını aşağılamaktan başka bir şey değildir. ABD´den bağımsız ve içerisinde İran´ın olmadığı bir ittifak asla hayırlı bir sonuç getirmeyecektir. Biz Türkiyeli Müslümanlar olarak İslâm Devrimi´nin 40. yılını kutlarken İran halkına da tebriklerimizi arz etmiş olalım.. İslâm Devrimi sadece İran halkı için değil tüm dünya Müslümanları ve hatta tüm dünyanın ezilen-mustazaf halkları için bir kazanımdır.

Ekran Gazetesi

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Devrimi Yılı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
FKÖ Genel Sekreteri Saib Ureykat, İsrail´in Filistinli tutuklu ve şehit ailelerine ayrılan ödeneği kesme kararına ilişkin, "Bu, Filistin halkının parasıdır ve bunun bir kısmının kesilmesi kabul edilemez bir korsanlıktır"." dedi.
FKÖ Genel Sekreteri Saib Ureykat, İsrail´in Filistinli tutuklu ve şehit ailelerine ayrılan ödeneği kesme kararına ilişkin, "Bu, Filistin halkının parasıdır ve bunun bir kısmının kesilmesi kabul edilemez bir korsanlıktır"." dedi.
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Genel Sekreteri Saib Ureykat, İsrail´in Filistin hükümeti adına topladığı vergilerden Filistinli tutuklu ve şehit yakınları için ayrılan yaklaşık 139 milyon dolarlık ödeneği kesmesini "korsanlık" olarak nitelendirdi. Ureykat, Ramallah´taki ofisinde, İsrail´in Filistinli şehit ve tutuklu ailelerine ayrılan ödeneği kesme kararı, ABD´nin "yüzyılın anlaşması" olarak bilinen planı ve İsrail ile normalleşmeye ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas´ın İsrail´in ödenek kesintisi adımına karşılık alınacak kararları değerlendirmek üzere Filistin Merkez Konseyi´nin tavsiyelerini takip eden komiteyle bir toplantı yapacağını belirten Ureykat, "Bu olay düzeyinde alınacak kararlar belirleyici ve kesin olacak." dedi. "Kabul edilemez bir korsanlık" İsrail´in bu kararı ABD´nin Filistin yönetimini yok etmek için verdiği destekle aldığına işaret eden Ureykat, "Bu, Filistin halkının parasıdır ve bunun bir kısmının kesilmesi kabul edilemez bir korsanlıktır." ifadesini kullandı. Meselenin sadece tutuklu ve şehit aileleriyle ilgili olmadığını belirten Ureykat, İsrail hükümetinin eğitim, sağlık, sosyal ve ekonomi gibi her alanda Filistinlilerin hayatını hedef alarak yıkmaya çalıştığını söyledi. Ureykat, "Filistin yönetimi şehit ve mahkum ailelerine ödeme yapmaya devam etmede kararlı. Kendimizden keseceğiz, onlara vereceğiz." diye konuştu. Yüzyılın anlaşması FKÖ Genel Sekreteri Ureykat ayrıca İsrail´in söz konusu kararının ABD´nin "yüzyılın anlaşması" olarak bilinen planının bir parçası olduğunu vurguladı. Filistin yönetiminin bu planı reddetmeye devam edeceğinin altını çizen Ureykat, "Filistin yönetimi ABD Başkanı Donald Trump´ın Filistin ve Kudüs´e alınıp satılacak bir gayrimenkul gibi muamele etmesine izin vermeyecek." dedi. Filistin davası nihai bir çözüme ulaşmadan bazı Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkileri normalleştirme çabalarını kınayan Filistinli yetkili, "Bölge ülkelerinin Trump´a Filistin aleyhine bir ´güven mektubu´ vermelerine asla müsaade etmeyeceğiz." ifadesini kullandı. İsrail ile normalleşme Ureykat, geçen hafta Polonya´nın başkenti Varşova´da düzenlenen Orta Doğu konulu konferansın da bu amaçlara hizmet ettiğini söyledi. FKÖ Genel Sekreteri, "ABD ile İsrail´in Varşova Konferansı´nda yapmaya çalıştığı şey Arap Barış Girişimi´ni iptal etmek ve barış süreci sona ermeden Araplarla normalleşmeye başlamaktı." diye konuştu. İsrail´le normalleşmenin "Filistin halkının kanını hiçe saymak ve sırtından bıçaklamak" anlamına geleceğini kaydeden Ureykat, ABD yönetiminin bölgede çatışmaları derinleştirdiğini, bunun da bazı ülkeleri ulusal proje aleyhine Filistinli partizan projeleri desteklemeye ittiğini söyledi. Filistin bölünmesine son verme çağrısı Saib Ureykat, Hamas´a uzlaşı anlaşmasını uygulayarak bölünmeyi bitirme çağrısında bulundu. "Biz bize yardım etmezsek kimse bize yardım edemez." diyen Ureykat, İslami Cihad ve Hamas´ın Moskova´da Filistin uzlaşısı konusunda yapılan toplantının sonuç bildirisini imzalamamasına tepki gösterdi. FKÖ´yü Filistin halkının tek ve yasal temsilcisi olarak kabul eden bildirisi imzalamayanların "parti projesi sahipleri ve bölge ülkelerinin maşaları" olduğunu ileri süren Ureykat, "FKÖ´nün kimsenin elinde oyuncak olmayacağını" vurguladı.
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman Hindistan´da
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman Hindistan´da
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, iki gün sürecek Hindistan ziyaretine başladı.
Mısır´da başsavcıya suikast davasında 9 genç idam edildi
Mısır´da başsavcıya suikast davasında 9 genç idam edildi
Mısır´da Başsavcı Hişam Berekat´a düzenlenen bombalı saldırıdan sorumlu olduğu gerekçesiyle idama mahkum edilen 9 kişinin cezaları infaz edildi.
´ABD, DEAŞ tehdidi gerekçesiyle Irak´taki varlığını sürdürmek istiyor´
´ABD, DEAŞ tehdidi gerekçesiyle Irak´taki varlığını sürdürmek istiyor´
rak´ta Haşdi Şabi çatısı altındaki Asaib Ehli Hak Hareketi lideri Kays el-Hazali, ABD´nin terör örgütü DEAŞ tehdidinin yeniden ortaya çıkabileceğini gerekçe göstererek ülkedeki varlığını sürdürmek istediğini söyledi
´İkinci kez başbakan olmamı yabancı güçlere hizmet edenler engelledi
´İkinci kez başbakan olmamı yabancı güçlere hizmet edenler engelledi
Eski Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, ikinci dönem başbakanlığının "yabancı güçlere hizmet edenler" tarafından engellendiğini öne sürdü.
Milyonlarca Çinlinin uçak ve trene binmesi yasak
Milyonlarca Çinlinin uçak ve trene binmesi yasak
Pekin yönetimi, dev nüfusunu denetim altında tutmak için planladığı "sosyal güven sistemi" kapsamında "kara listesindeki" kişi ve şirket sayısını artırıyo
ABD Kongresinden Trump yönetiminin Suudi Arabistan´a nükleer transfer planına soruşturma
ABD Kongresinden Trump yönetiminin Suudi Arabistan´a nükleer transfer planına soruşturma
ABD Temsilciler Meclisi, ABD Başkanı Trump yönetiminin Suudi Arabistan´a "son derece hassas" nükleer teknoloji transferi gerçekleştirme planına soruşturma açtı.
ABD, YPG/PKK´ya desteğini sürdürmeyi planlıyor
ABD, YPG/PKK´ya desteğini sürdürmeyi planlıyor
ABD, YPG/PKK´ya verdiği desteği, DEAŞ´tan alınan bölgelerin temizlenmesi ve DEAŞ´ın tekrar ortaya çıkmamasını sağlama bahanesiyle devam ettirmek istiyor.
Filistin Devlet Başkanlığı: İsrail bölgeyi dini çatışmaya sürüklüyor
Filistin Devlet Başkanlığı: İsrail bölgeyi dini çatışmaya sürüklüyor
Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail´in Filistin halkına ve kutsal değerlerine yönelik ihlalleriyle bölgeyi "dini çatışmaya" sürüklediği uyarısı yaptı.
Rukban kampında endişeli bekleyiş sürüyor
Rukban kampında endişeli bekleyiş sürüyor
Suriye´nin Ürdün sınırında 60 bin sivilin rejimin kuşatmasında insanlık dışı koşullarda barındığı Rukban kampında kaygılı bekleyiş devam ediyor.
İsrail polisi Mescid-i Aksa´da nöbet tutan cemaate saldırdı
İsrail polisi Mescid-i Aksa´da nöbet tutan cemaate saldırdı
Mescid-i Aksa´nın Rahmet Kapısı´nda nöbet tutan Filistinli cemaat İsrail polisinin saldırısına uğradı.
İran Cumhurbaşkanı Ruhani´nin kardeşi mahkemeye çıktı
İran Cumhurbaşkanı Ruhani´nin kardeşi mahkemeye çıktı
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani´nin kardeşi Hüseyin Feridun, "yolsuzluk" suçlamasıyla hakim karşısına çıktı.
Yemen hükümetinden Hudeyde konusunda şartlı anlaşma
Yemen hükümetinden Hudeyde konusunda şartlı anlaşma
Yemen hükümeti, BM öncülüğünde Husiler ile Hudeyde´de çatışma noktalarından ve limanlardan çekilme konusunda ön anlaşmayı şartlı kabul etti.
BM´den Suriye uyarısı
BM´den Suriye uyarısı
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Suriye´nin İdlib ilinde artan saldırıların sivil kayıplara yol açtığına dikkati çekti.
´Pakistan İran´ın kaygılarını gidermek için iş birliği içinde çalışıyor´
´Pakistan İran´ın kaygılarını gidermek için iş birliği içinde çalışıyor´
Pakistan Dışişleri Bakanı Kureşi, "Pakistan İran´ın kaygılarını gidermek için iş birliği içinde çalışıyor. İki ülke de sorunları diyalog yoluyla çözecektir." dedi.