Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Deizme Dair Bir Derkenar
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Neden Cemal Kaşıkçı?
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Yeniden İman Etmek!
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Kültürel İslam´dan İslami Varoluşçuluğa
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Siyaset ve İman İlişkisi
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Masamdaki Kitaplar
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Müslümanların Kaderi İman ve Mücadeledir
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Kaşıkçı Travması ve Yeni Ortadoğu Düzeni
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Ademce Bir Duruş Sergilemek
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Tebliğ: Örf, Adet ve Gelenek
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
ABD´nin Ekonomik Yaptırımlarının İran´a Yansıması
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Taksici Gözüyle İstanbul
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Sapkınlık Aracı Olarak Mal
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!..
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Çağrılar Neden Karşılık Bulmaz?
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Önceliklerimiz
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İslamcılık Öldü Mü?
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Mine´nin Kırıkkanatları
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Ruhu Çamurlaşmış İnsanlar
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
İslami Hareketlerde "Minnet" Sorunu
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Duaya Davet!
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Kaşıkçı Olayı Suudilerin Sonu Olacak!
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Savaş mı Cinayet mi?
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Günümüzün Kerbela´sı Yemen´in Serencamı ve Ümmetin Duyarsızlığı…
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Adalet, Mizan ve Kitap Dengesi
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Düş ve Bayram
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Dr. Ayhan Vergili: Hilmi Ziya Ülken Önemli Bir Sosyolog, Felsefeci ve Fikir Adamıdır!
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Eğitimden Tasarruf olur Mu?
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Allah´ım Beni İmandan Kur´an´dan ve Romandan Mahrum Eyleme (2)
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Enes TARIM
Enes TARIM
Yezid´den Bugüne Ortodoks İslam
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Yola Çıkan Gençlere Yol Verin (Bir gencin hikayesi)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Son Zamanlarda İslami Camialara Yapılan Saldırıların Arka Planı
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
İstanbul Hava Durumu
Bugün
Sağanak
13°
10°
Pazartesi
Bulutlu
16°
Salı
Fırtına
17°
13°
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma.

Hz. Muhammed
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Hasan Mesut Önder bir uzmanla Cemal Kaşıkçı Olayı üzerinden örtülü operasyonları konuştu…
Hasan MESUT - 28. 10. 2018. Pazar
Tarih: 28.10.2018 08:00:38

Türkiye´de güvenlik, terör, istihbarat ve özel operasyonlar konusunda teorik olarak çalışan veya kısmı saha tecrübesi olan isimler çıkıp konuşuyor. Bu alanda, bu işin kahrını çekmiş insanlar genellikle suskun kalmayı tercih ediyor. Bu suskun isimlerden biri olan, Avrupa´da, Ortadoğu´da ve dünyanın birçok yerinde örtülü operasyonlar yönetmiş olan, güvenlik nedeniyle adını veremeyeceğimiz bir uzmanla konuştuk.

İstihbarat dünyasında CIA ve İsrail istihbaratının dünyanın her yerinde operasyon yürüttüğü efsaneleri dolaşmakta, ancak ülkemizin güvenlik unsurlarının dünyanın birçok yerinde yaptığı etkili operasyonlar hiçbir zaman gün yüzüne çıkmamaktadır. İsrail´de yürütülen bir operasyonu, MOSSAD, operasyon bittikten 6 ay sonra öğrenebilmiştir.

Böyle bir isimle, Cemal Kaşıkçı olayının teknik boyutu, gizli operasyonların nasıl yürütüldüğü ve ülkemiz güvenlik aygıtının operasyonel yetenekleri üzerine konuştuk.

 Bu işte bir acemilik var

Hasan Mesut Önder (HMÖ) – Gazeteci Cemal Kaşıkçı´nın Suudi Arabistan´ın İstanbul Başkonsolosluğunda, 13 kişilik Suudi suikast ekibi tarafından öldürülüp, cesedi parçalanarak konsolosluktan çıkarıldığı iddiaları var. Sabah gazetesinde, suikasta karışan kişilerin görüntüleri ve kimlikleri haberleştirildi. Siz bir profesyonel olarak bu olayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğer bu eylemi Suudiler yaptıysa çok amatörce değil mi, ayrıca suikastta üçüncü bir ülkenin rolü olabilir mi?

Cevap – İlgili gazetenin geçmiş haberlerindeki ciddiyetini düşününce bu haber bana da biraz “garip” geldi. Garip gelmesinin en önemli sebebi; bu eylemi, “yetenek – donanım ve lojistik” bakımdan en yetersiz organizasyon yapsa bile bu kadar kötü bir iş çıkartamazdı. Şayet haberde yazıldığı gibi Cemal Kaşıkçı, Suudi ekip tarafından öldürüldüyse… Haberde suikastçıların tek tek fotoğrafları var. Ve hepsinin de pasaport kontrolünde kameraya yakalanmış olması ya kötü bir tesadüf ya büyük bir beceriksizlik ya da “haber dikkat çeksin” diye yapılmış acemice bir çıkıştır. Hangisi olursa olsun ama hepsi birden olamaz. Amatörlük daha yüzeyseldir. Otelde diş fırçanızı unutursunuz, mermi kovanlarını düşürürsünüz, emir komutada sorun yaşarsınız, bunlar bir operasyonda yaşanabilir. Bunlar amatörlüktür. Ama siz operasyon yapacağınız ülkede, o ülkeye girerken pasaport kontrolünde resim vermeniz kesinlikle amatörlük değildir, bunun adı farklıdır.

Suudi Arabistan konsolosluğu nerede bilmiyorum ama oranın krokisini bana verseler 40 dakikada hiç bir göze (dijital ya da insan) takılmadan tüm konsolosluk personelini rahatlıkla çıkartırım o binadan… Basına yansıyan Suudi suikast timi olduğu iddia edilen o 15 kişi, herhangi bir 15 kişi de olabilir. Eğer Suudi İstihbarat görevlileriyse bunlar, adamlar fena halde işi batırmışlar demektir. Yok, eğer değilse, gazetenin uydurmasıdır. Ama ister, Suudi olsun, ister CIA, isterse Kongo Demokratik Cumhuriyeti, hangi devletin hangi istihbarat görevlisi olursa olsun, böyle bir operasyon için bir ülkeye giriliyorsa (o ülke neresi olursa olsun) çok spesifik durumlar dışında “havaalanı – liman yada gümrük kapısı” kullanılmaz. Bir anda ülkeye girersin, hemen işi yapar ve çıkarsın. Muhtemel ya da ortalama süre (tüm teknikler dâhil) 4 ila 9 saat arası sürer. 4 saat ideal bir süredir, 9 saat ise risklidir. 9 saatten sonra geçireceğin her dakika ise ipte cambazlık yapmak gibidir. Çok şanslı biri değilseniz 9 saatten sonra yakalanmanız ise işten bile değildir. Suikasta üçüncü bir ülkenin rolü hakkında şu an bir şey söylemek çok erken… Henüz süreç devam ediyor.  

HMÖ- İyi planlanmış bir operasyonun planlama, icra ve izlerin temizlenme süreci nasıl işliyor? Yani kusursuz bir operasyon açma ve kapama faaliyetleri nasıl olmak zorundadır? 

Cevap – İlk ve en önemli parametre; İstihbarattır. Bilgi olmadan operasyon açılması, karanlık bir odada tavuk kovalamaya benzer. Ya şans eseri yakalarsınız ya da oturup hedefin size gelmesini beklersiniz. Ama günümüz şartlarında bilgi olmazsa, hiçbir şey olmaz. Operasyonu “açmak” için bilgiye ihtiyacınız var. Sağlam – temiz ve kirlenmemiş bilgilere. Bu tabii uzun bir süreçtir. Bu konuyla ilgili uzman kişilerin değerlendirme ve yorumlamalarıyla “operasyon açılır” Sonra operasyonun “icra” kısmı devreye girer. Ki bu, en kısa olan süreçtir. Operasyona katılacak görevlilerin yetenekleri, hâkim oldukları donanımları, yabancı dilleri, sosyal ve beşeri durumları, hatta fiziksel görüntüleri bile çok önemlidir. Arap Yarımadasındaki bir operasyona, Sarışın – Mavi gözlü bir görevlinin gitmesi ile Kuzey ülkelerindeki bir operasyona esmer birinin gitmesi, ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabilir.  

İstihbaratımız inanılmaz yükselişte

HMÖ – Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkladığı yeni güvenlik doktrininde terör kadrolarının önleyici ve ön alıcı saldırılarla kaynağında yok edileceğini belirtti. Bu bağlamda Türkiye´nin PKK ve IŞİD gibi terör örgütlerine yönelik nokta operasyon yapabilme kapasitesi nedir; ABD, Rusya, İngiltere ve İsrail gibi devletlerle kıyaslandığında nasıl bir tablo ortaya çıkıyor? 

Cevap – Türkiye´nin İstihbarat dünyasındaki yeri, son 20 yılda inanılmaz bir yükselişte. Bunda tabii ki mevcut hükümetin aldığı pratik kararların faydası çok çok fazla… Başbakana bağlı olarak çalışan İstihbarat Kurumlarının başbakandan bilgi sakladığı dönemler artık çok geride kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın dediği “önleyici ve ön alıcı” operasyonlarla terör örgütü kaynaklarına direk yapılacak baskı, mutlakaki pozitif sonucu da beraberinde getirecektir. Ve tabii ki; gelişen teknolojinin de bunda çok çok faydası olduğu aşikârdır. Bizim en büyük eksiğimiz, istihbaratın önemini çok geç kavramış olmamızdır. Soğuk savaş döneminde ülkeler istihbarat fonlarına devasa bütçeler ayırırken, biz çok farklı alanlarda gayret göstermişiz. Bu da bizi oldukça geriye atmıştır. Diğer yandan; CIA, MI6, MOSSAD, BND gibi kurumlara bakarsanız 19 YY. kadar uzanan bir geçmişleri vardır. Ancak bizim durumumuz öyle değildir. Kemikleşmiş kurumsal yapıları ile de bizden biraz daha ileride oldukları da ortadadır. Bu kurumsal yapı, çalışanlarına “güven” verir ki bu çok önemlidir. Sürekli değişen hükümetler / ve koalisyonların etkileri istihbarat teşkilatımızda da “kadrolaşma” olarak ortaya çıkıyordu. Ve tüm istihbarat operasyonlarımızı “hantallaştırıyordu”. Bir başka husus ise; “gönüllülük esasına” göre çalışan, birçok yabancı ülkelerdeki vatandaşların da bu saydığım istihbarat örgütlerine faydası çok çok fazladır. Ancak biz ne yazık ki bu konuda da biraz geri kaldık. MOSSAD, Arjantin´de bir operasyon düzenlerken, yerel Yahudi nüfusundan destek alabilirken ne yazık ki bizim bu imkânlarımız hiç olmadı. Günümüze dönersek, karşılıklı bilgi alışverişinin yapılıyor olması bile Türk İstihbaratının ne kadar başarılı olduğunu gösterir.

Hedef belirleme süreci

HMÖ – Deneyimlerinizden hareketle soruyorum: Türkiye düşmanı yabancı bir devlet unsuru veya bir terörist, sizin hedefiniz haline nasıl geliyor, yani hedefleri belirleme süreci nasıl işliyor? 

Cevap – Türkiye düşmanı yabancı bir devlet unsuru veya bir teröristin; bizim hedefimiz olması için, ilk önce milli güvenlik siyasetimize muhalif bir tutumunun olması gerekir. Bu muhalif tutum dolayısıyla karar vericiler, bu kişiler ve unsurlarla ilgili gerekli faaliyetlerin yapılmasını talep eder. Bundan sonra durum yerinde gözlemlenir. Bu gözlem sonucunda hedefin kesin bir tehdit olup olmadığına karar verilir. Ardından; bilgi toplanmaya başlanır. Havada süzülen her bir bilgi bile çok önemlidir. Bu bilgiler küçük küçük toplanır ve ilgili departmana iletilir. Yani burada ikinci aşama olan; bilginin toplanması gerçekleşir. Bundan sonraki noktada iş biraz daha profesyonelleşir. Oluşan bilginin birçok özelliğine bakılıp “gerçekliği” masaya yatırılır. Ki her bilgi kabul edersiniz ki; gerçek değildir. Bilgi sağlam bir zemine oturtulmadan önce bu konuda “yerinde” ve “canlı” olarak bilgi takibi yapılır. Tüm bu bilgiler bir masada biriktirilir. Ve bir “yorumlama” raporu çıkartılır. Eğer ki toplanan istihbarat sonunda “operasyon” yapılması gerekli görülürse, o zaman düğmeye basılır. Ve ilgili istihbarat neticesinde en güvenli, en temiz ve sonuç odaklı bir çalışma ile hedefe operasyon düzenlenir. Tüm bu işlem bazen yıllarca sürer bazen yarım günde bitip operasyon için süreç başlar. Bilginin değerlendirme – gerçeğe dönüşme ve “istihbarat” adını alma safhaları hiç şüphe yok ki, yapılan operasyonlardan çok çok daha önemlidir. Operasyonu yapmak, baharda ektiğiniz tohumdan ürünü almak gibidir. Bahardan bugüne kadar geçen sürece bakıldığında birçok kişinin çabasını – emeğini – alınterini görürsünüz.  

HMÖ – Operasyon için istihbarat üretim çarkı nasıl işler, üretiminde karşılaşılan hatalar ve aksaklıklar nelerdir?

Cevap – Haber – bilgi asla bir istihbarat değildir. Her haber, her bilgide işin sonunda mutlaka “istihbarata dönüşecek diye bir kaide de yoktur. Bir haberin – bilginin, doğruluğu, kalitesi, kaynağın güvenilirliği, gerçeklik payı, mevcut koşullar altında haberin ortaya çıkışı, gelişimi ve yayılma süreçlerinin sonunda yorumlanmasının ardından, milli güvenlik için bir tehdit oluşturuyorsa artık o “haber veya bilgi” değil “istihbarat” olmuş olur. Ve üretimi de işte bu şekilde gerçekleşmiş olur. Burada yaşanan en büyük aksaklık; “İnsan kaynaklı” haberlerdedir. “Açık” ya da “kapalı” her bilginin kaynağı mutlaka ki insandır ve değerlendirmeden geçilmesi, telafisi mümkün olmayan zayiatlara sebep olabilir. Ancak temelinde “insan faktörü” olan her konuda “hata” payı ne kadar kaçınılmazsa, istihbarat üretiminde de o kadar kaçınılmazdır. Bu noktada haberi değerlendiren – yorumlayan ve onu istihbarata dönüştüren birimlerin hata yapma lükslerini en asgaride tutmaları gerekmektedir. Eğer o biriminiz sağlam olursa orada üretilmiş her istihbarat, yolunuzu aydınlatacaktır. Böylelikle karanlıkta kolaylıkla tavuğu yakalayabilirsiniz. Ama on beş karanlık odası olan bir evin, odaların herhangi birinde, herhangi bir tavuk olduğu bilgisiyle yola çıkıp her odada tavuk ararsanız, buna ne elinizdeki personel, ne lojistik imkanlar, ne ikmal kanalları ne de zaman yetecektir. Sizin elinize gelen kâğıtta; “Sağdan altıncı odada bir tane tavuk var” yazıyorsa, siz direk o odaya gidip o tavuğu alıp çıkarsınız.  

Pazarlık yok

HMÖ –  PKK terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden Fehman Hüseyin´in ve diğer üst düzey teröristin  öldürüldüğü haberleri çıktı. ABD´nin YPG/PYD´yi stratejik kart olarak kullandığı bir dönemde Türkiye, ABD‘ye rağmen operasyon yapabilir mi, yoksa bir pazarlık sonucu mu bu faaliyetler yürütüldü, bu konuda neler söylemek istersiniz?

Cevap – Bağımsız bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti kendi bütünlüğünü bozan her türlü kişiye – birime ya da tehdide karşı operasyon düzenler. Bildiğim kadarıyla bu durum sadece Büyük Britanya´ya bağlı ülkelerde farklı. İskoçya´da İskoçya´ya karşı yapılan bir tehditte İskoçya önce İngiltere´ye danışıp, sonra operasyon düzenleyebiliyor. Yani ABD değil tüm dünya arkasında olsa bile, bize karşı oluşmuş bir tehdidin ortadan kaldırılması için kimseyle pazarlık yapılmamıştır, yapılacağını da sanmıyorum.

HMÖ – Fırat Kalkanı operasyonunda Özel kuvvetler birliği öncülüğünde bir operasyon yürütülüyor. Bu harekâtta Özel kuvvetlerin misyonu nedir, neden başka birlikler tercih edilmedi de Özel kuvvetler seçildi?

Cevap – Hiç şüphe yok ki; Özel Kuvvetler Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin en elit birimidir. Neden böyledir? Özenle seçilmiş muvazzaf personelin titizlikle ve uzun süre eğitimi sonucu oluşmuş, hata payları sıfıra yakın olan bu birliğimize ilk katılım koşulu; “Gönüllü olmaktır…” Ondan sonra geçecek olan çok zorlu bir eğitim sonucunda Özel Kuvvetler saflarında göreve başlarsınız. Ve böyle günler için eğitilmiş olan personelimizin böyle kritik bir operasyonda görev alması çok şaşırtıcı olmasa gerek. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin birçok özel eğitimden geçmiş birimi de bu operasyonda bulunmaktadır. Deniz Kuvvetlerinin SAS / SAT timleri, Hava Kuvvetlerinin Muharebe – Arama Kurtarma (MAK) birimleri de görevlerini eksiksiz yerlerine getirmektedir. Fakat operasyonda spesifik olarak “savaş uçaklarımızın hedeflerini vurabilmeleri için lazerleme” misyonu Özel Kuvvetler Komutanlığına verilmiştir. Bu oldukça ciddiyet – dikkat – dirayet ve cesaret isteyen bir iştir. Düşmanla ilk karşılaşacak olan, sıcak temasa girecek olan ve hatta lazerleme noktalarını tam yerlerine uygun şekilde bırakacak olan birimin Özel Kuvvetler Komutanlığı personeline verilmesi oldukça da isabetli bir karardır. Çünkü bölgeyi, coğrafi özelliklerini, bölge halkını hatta bölge halkının yerel dillerine bile hâkim olan TSK içinde tek birlik Özel Kuvvetler Komutanlığıdır.  

HMÖ – ABD özel Kuvvetlerinin Suriye´de YPG unsurları IŞİD´e karşı kullanmak için eğittiği biliniyor. Bu eğitim paketinin içinde neler var? Örneğin bomba yapımı, sabotaj, suikast eğitimleri de bu programın içinde var mı?

Cevap – Siz, her insandan bir asker yaratamazsınız. Ama her insandan bir gerilla kolaylıkla yaratabilirsiniz. “Asker” olmak bazı erdemleri de yanında getirir. Ama “gerilla” kültüründe bu erdemler listesinden hiçbir maddeyi bulamazsınız. Ve gerilla üretmenin ilk kuralı; bir “sebep / amaç” vermenizdir. ABD Özel Kuvvetlerinin bu amacı verdiğinden hepimiz eminiz. Ancak bu amacın yanında karşınızdaki düşmanın yapısı da çok önemlidir: İdeolojik – siyasi – beşeri ve kültürel yapısı… Bu maddeleri göz önüne koyduğunuzda vereceğiniz eğitim de buna göre şekillenir. Eğitim şeklini, düşmanınızın temel yapısına göre verirken düşmanla savaşacak olan gerillaların da içinde bulunduğu koşullar önem arz eder. YPG unsurlarının “psiko analizine” bakarsak IŞİD´e karşı ideolojik olarak oldukça sert bir eğitim aldığını görürsünüz. Yani ABD, temelde sabundan bomba yapmaktan önce sistematik olarak hazırlamış her birini. Aynı ABD, Afganistan – Rusya savaşında Afgan mücahitlere, 90´ların başında Hırvat topçularına, Rusya´ya yaka silktiren Çeçen milislere de benzer eğitimleri vermiştir. Yani ilk olarak eğitim paketinize koymanız gereken; “İdeolojik – Siyasi ve Kültürel Amaç” olmalıdır. Ardından nerede kavga ettireceğiniz çok önemli. Çöl? Orman? Havanın nemi? İklim? Denize uzaklık? Su kaynaklarına yakınlık gibi birçok parametre devreye girer. Ki bu da oldukça önemlidir. (ABD özel kuvvetleri YPG unsurlarını Fırat´ın doğusunda Tişrin Çayı´nın karşısındaki Yılanlı Köyünde eğitmektedir.) Çünkü sizin eğitip ortaya saldığınız kurmalı oyuncaklar sıkılıp – bunalıp – pilleri bitebilir. Bunun önüne geçebilmeniz için onlara uygun coğrafi koşullarda hayatta kalmaları eğitimini de bu paketin içine koymalısınız. Ardından düşmanın savaş stratejisi gelir. Karşınızda düzenli bir ordu varsa farklı bir strateji geliştirirsiniz. Karşınızda başka bir gerilla / milis gücü varsa stratejiniz ona göre değişir. Bir gerillayla, gerillayı ortadan kaldırmanın yolu başkayken aynı sistemi düzenli orduya karşı uygulayamazsınız. Terör ve kaos eylemleri gerçekleştirmek için bambaşka bir strateji geliştirmelisiniz. Tüm bunlardan sonra eğitim paketinin içindeki en kolay kısım olan bombalama, sabotaj, yangın, ateşli, kesici ve delici silahlar eğitimi gelir. Önem sırası aynen bu şekildedir. Ve ABD Özel Kuvvetlerinin de bu uygulamayla yola çıktığını biliyoruz.

En tehlikelisi ‘yalnız kurt´

HMÖ – İRA´nın en çok başvurduğu yöntem olarak bilinen ve literatürde “yalnız kurt” saldırısı olarak tanımlanan eylemlere yönelik mücadelede neler yapılabilir?

Cevap – “Yalnız Kurt” eylemlerinde en çok tedirgin edici unsur; eylemcinin bir yerden – kişiden ya da üniteden emir almadan tamamen kendi fikriyle – kendi planıyla harekete geçip eylem yapmasıdır. Ve içinde bulunduğumuz çağın teknolojik ve bilimsel gelişmeleri ne yazık ki buna henüz bir çözüm bulamamıştır. İstihbarata karşı koyma teknikleriniz en son teknolojiyle donatılmış olsa bile bir insanın okuduğu bir metinden – haberden, izlediği bir videodan etkilenip üzerine bomba sarmasının önüne geçemeyeceğiniz gibi kendi kendine planladığı bu eylemi de önceden bilemezsiniz. Ancak; kaynakları takip ederek buna bir çözüm bulabilirsiniz. Eylemcinin kullanacağı spesifik malzemelerin / ürünlerin takip ve kontrolü, temin edicilerin bilinmesi, hareketlerinin izlenmesi ve çok sıkı bir teknik takiple bir nebze olsun bu eylemlerin önüne geçilebilir. Son zamanlarda MİT bu konuda oldukça başarılı işlere imza atmaktadır.

HMÖ – Son olarak Türkiye, Kandil´deki terör örgütü liderlerini imha edecek operasyonel kapasiteye sahip midir? 

Cevap – Mutlaka, bu konuda ilgili birimler ve ilgili kabiliyetli insanlar, canla başla çalışmaktadırlar. Ancak karşınızdaki bir düşmanı yok etmenin en isabetli yolu; düşmanı tam olarak karşınızda görebilmenizden geçer. Karanlıkta atacağınız bir merminin size vereceği zarar çok farklı olabilir. Aydınlıkta ise düşmanınız saklandığı için asla o atış şansını bulamayabilirsiniz. Belki de atış yapmadan düşmanı etkisiz hale getirmek size çok daha büyük avantajlar sağlayabileceği için en uygun zaman, en uygun koşullar ve yine o koşulların en uygun kazançları sağlayacağı an bekleniyor olabilir. Buna sebep; belki siyasi, belki stratejik, belki de ekonomik çıkarlar denilebilir.








Kaynak: Ocak Medya

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İçimizde Mayalanan Hüzün
İçimizde Mayalanan Hüzün
Kitap Haber´den Bilal Can´ın Edebi Fikir´de yayımlanan yazısı. İçtenlikle okunması tavsiye edilir.
Karanlık günleri aydınlatan bir avuç insandan biriydi Kürşat Bumin…
Karanlık günleri aydınlatan bir avuç insandan biriydi Kürşat Bumin…
Fehmi KORU
Hizan´ın Taş Evleri ve Doğası Resmediliyor
Hizan´ın Taş Evleri ve Doğası Resmediliyor
Ulusal Hizan Sanat Çalıştayı kapsamında Türkiye´deki 14 üniversiteden Hizan´a gelen 28 akademisyen, köylerdeki taş evleri ve ilçenin doğasını resmediyor.
Necdet Subaşı Yazdı… Hayat Bizi Annemizin Kucağında Karşılar
Necdet Subaşı Yazdı… Hayat Bizi Annemizin Kucağında Karşılar
Necdet Subaşı Yazdı… Hayat bizi annemizin kucağında karşılar
Türkiye´nin Gençleri Kime Emanet?
Türkiye´nin Gençleri Kime Emanet?
Eğitimci yazar Mahmut Balcı, TGSP tarafından yaklaşık 8000 gençle yapılan görüşmelere dayanılarak hazırlanan araştırma raporunu değerlendirdi.
Milli Eğitim, TÜYAP´a Öğrenci Taşımamalı!
Milli Eğitim, TÜYAP´a Öğrenci Taşımamalı!
Ali KARAHASANOĞLU
Bana Sağcılar Piyasa Ekonomisine Karşı Çıkıyor, Dedirtemezsiniz
Bana Sağcılar Piyasa Ekonomisine Karşı Çıkıyor, Dedirtemezsiniz
Veysi DÜNDAR
Gazeteci Yazar Kürşat Bumin Vefat Etti
Gazeteci Yazar Kürşat Bumin Vefat Etti
1947 yılında Sivas Yıldızeli´nde doğmuş olan Kürşat Bumin, Ankara Üniversitesi´nin Dil Tarih Coğrafya Fakültesi´nden (DTCF) mezun oldu. 1972 ve 1980 yılları arasında Fransa´da siyaset felsefesine ilişkin çeşitli çalışmalar ve makaleler üretti.
AB Mahkemesi, ´Lezzetin Telif Hakkı Olmayacağı´ Kararı Aldı
AB Mahkemesi, ´Lezzetin Telif Hakkı Olmayacağı´ Kararı Aldı
Avrupa Adalet Divanı, gıda ürünlerinde lezzetin telif hakkı korumasına alınamayacağına karar verdi.
Marmara´da sıcaklık düşüyor, yağış geliyor
Marmara´da sıcaklık düşüyor, yağış geliyor
Marmara Bölgesi´nde hava sıcaklığı 4 ila 6 derece azalacak, İstanbul ve bölgenin doğusu, Kırklareli´nin kıyı kesimleri ile Tekirdağ´ın doğu ilçelerinde sağanak bekleniyor.
Status Quo Pro Ante(*)
Status Quo Pro Ante(*)
Bülent SOMAY
Trablusşam: İkinci Evimiz
Trablusşam: İkinci Evimiz
400 yıl boyunca Trablusşam´da adaletle hükmetmiş olan Osmanlı´nın hatırı hala saygınlığını koruyor. Anadolu çocukları ile beraber vatan savunması için Çanakkale´de, Yemen´de, Sarıkamış´ta şehit düşmüş yiğitlerin torunları hala oralarda bizi hayır dua ile anıyor. Yollarımızı gözlüyor. Yasemin Dutoğlu bizlerle Trablusşam gezi notlarını paylaştı.