Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Operasyonların anası
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Sokak sınavımız
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Ödül mü Ceza mı?
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Çağdaş İslam Düşüncesinde Düşünce Mimarları Yazı Dizisi- 1 Musa Carullah Bigiyef
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Aile Okulu Seminerlerinden notlar ve düşünceler
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Riyad´ın bölgesel güvenlik girişimleri gerçekçi değil
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
‘Babamdan Bana Hüzün Kaldı Yalnızlığı Çok Sevdim´
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Fransa´yı yaktıranlar Filistin´i yakanlardır!
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
İftira ve Yalanın Bir Diğer İsmi, Algı Yönetimi
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Kur´an´a Çağırdığını Söyleyenlere Sorular
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Konuştuklarımız yazdıklarımız tekerrür ediyor
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Ali Emiri´nin İşkodra Vilayeti Osmanlı Şairleri kitabından notlar
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Biz Bilemedik!
Enes TARIM
Enes TARIM
Anadolu İslamı Üzerine Bir Deneme
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
Sol-İslam, Sosyalist-İslam, Eşitlikçi-İslam Tartışmalarına Kurban Edilen Bir İslam Kahramanı: Ebu Zer
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Kadın ve Özgürlük Dediniz
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Yetimler sanatla buluştu
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
Gençliğin Gidişatı ve Furkan Doğan Örnekliği
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Türkiye ve Çin benzer fikirlere sahip iki ülke idi, ama…
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
“Diriliş Pastası”
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
İslam Düşünce Geleneğinde Ali Şeriati
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Bizden Değilsen Gelme
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Peygamberimizin Örnek Kişiliği…
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Bencilliğin Yalnızlaştıran Zehiri
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Çözüme Gerçekten Hazır mıyız ?
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
Türkiye´nin Gündemi ‘Sağanak Yağmur´ Gibi: Brunson, Af Teklifi, Kaşıkçı ve Andımız
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Yeniden İman Etmek!
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Kültürel İslam´dan İslami Varoluşçuluğa
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!..
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Çağrılar Neden Karşılık Bulmaz?
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
İslami Hareketlerde "Minnet" Sorunu
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Kaşıkçı Olayı Suudilerin Sonu Olacak!
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Savaş mı Cinayet mi?
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Adalet, Mizan ve Kitap Dengesi
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Dr. Ayhan Vergili: Hilmi Ziya Ülken Önemli Bir Sosyolog, Felsefeci ve Fikir Adamıdır!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Yola Çıkan Gençlere Yol Verin (Bir gencin hikayesi)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Son Zamanlarda İslami Camialara Yapılan Saldırıların Arka Planı
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Vicdanımız Kanıyor!
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
İstanbul Hava Durumu
Bugün
Bulutlu
10°
Pazartesi
Fırtına
10°
Salı
Sağanak
Çarşamba
Sağanak
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Bilginin mürekkebi, şehidin kanından kutsaldır

Hz. Muhammed
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
Çağımızın Ebuzer´idir Nuri Pakdil
Entelektüelin öfkesi bambaşka bir tepki biçimidir. Entelektüel, aykırı düşünen, her şeyi soran, düşünmeden kabullenmeyen, kabullendiğini bile sorgulayan insandır. Hüseyin Su tarafından kaleme alınan "Entelektüel Öfke Nuri Pakdil" kitabını Recep Şükrü Güngör değerlendirdi.
Tarih: 4.12.2018 19:12:53

Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet veya gazap duymaya öfke denir. Öfke kontrol edilebilen bir duygudur. Değiştiremeyeceğiniz durumlar karşısında öfke duyarsınız. Öfke bir problem çözme aracı değildir. Güç kontrolü duygusu verir. Kültürel donanımı yetersiz olanlarda durum tersi olabilir. Entelektüelin öfkesi bambaşka bir tepki biçimidir. Entelektüel, aykırı düşünen, her şeyi soran, düşünmeden kabullenmeyen, kabullendiğini bile sorgulayan insandır. Bütün değerleri sorgular entelektüel. Müslüman entelektüel sorgular ama dinin kurallarını kabul eder.

Hüseyin Su, Şule Yayınlarından okura sunduğu Entelektüel Öfke Nuri Pakdil kitabına entelektüel kavramını açıklayarak başlıyor. Edward Said ve J. P. Sartre´ın düşüncelerini de göz önünde bulundurarak, “Müslüman entelektüel, hem naslara iman edip hem de iman ettiği bu sınırları entelektüel bir cüretle aşabilir mi?” sorusu etrafında düşüncelerini dillendiriyor. Konuşurken, yazarken, tartışırken, tavır alırken Müslüman ve entelektüel olmanın veya olamamanın çelişkisi ve Müslümanların yaralı bilincinin bu husustaki açılımları üzerinde düşünüyor.

Fikir kulesinden inen entelektüel Pakdil

Nuri Pakdil´i daha lise yıllarında tanıyan Hüseyin Su, onun düşünce dünyasını anlatmanın gerekliliğine inanıyor. Özellikle de piyasa adamı olmaktan özellikle itina eden Pakdil´in son yıllarda çokça görünür olması veya meydana çıkması Su´yu düşünmeye sevk etmiş ve bu eserin meydana çıkmasına sebep olmuştur. Pakdil bir entelektüel olarak ütopya ve ideal adamıdır. Kuru kalabalıklarda, agoralarda dolaşan adam değildir. Aslında Pakdil halkın içindedir ama kendi fikir kulesinde yaşamaktadır. Çünkü onun kurmak istediği bir dünya vardır bu dünya için insan yetiştirmektedir. Dergi, edebiyat, sanat, iş onun idealine ulaşmak için birer vesiledir. Her şey düşüncesindeki dünyaya hizmet için vardır. Ama son yıllarda fikir kulesinden inmiş veya indirilmiş, sürünün içine çekilmeye çalışılmaktadır.

Her şeye burnunu sokan, kendini ilgilendirmeyen konularda da sorumluluk alan, kariyerini riske atabilen, çıkarlar gözetmeyen insan entelektüeldir. Bilime inanır ve herkese, her duruma göre karşıdadır, muhaliftir. Entelektüelin sorgulamayacağı konu yoktur. Uyumsuz, huysuz ve geçimsizdir. Arıza çıkarmakla görevlidir. Yalnız, karşı ve aykırıdır. Sürgün ve yabancıdır. Tek ü tenhadır. Kendisi ile bile geçinemeyecek kadar geçimsizdir.

Nuri Pakdil, bir entelektüel olarak kimseye benzemez. Mermilerle konuşup yazan bir yazardır. Edebiyat dergisinin dağıtımı için “Bu cephaneliği kamyonla götür ve dağıt Anadolu´da” ifadesi onun nasıl keskin bir insan olduğunu göstermeye yeter.

Parola: Bir adım daha ileri

Müslüman bir entelektüel olan Pakdil´in parolası “bir adım daha ileri!”dir. Öfkesi, hıncı ve inadı kutsaldır. Keskin bir bilinç sahibidir. Dayanmasını bilemeyenleri yakan bir tavrı vardır. Çelik adam olarak nitelendirdiği ideal Müslüman kendisidir. Dik kafalılıkla kolaçan ederek ve kayalardan taş kopararak yaşar hayatı. Yokuş bile olsa koşulacaktır. Onun normali yoktur. Her zaman enleri yaşar ve yaşatır. Sürekli nöbettedir.

Pakdil kendi sesini oluşturmuş bir entelektüeldir. Dinlemesini bilenlere ulaşır sesi. Kuyunun ağzında bile olsa Pakdil´in sesine aşina olmayanlar bir şey elde edemezler ve zaten Pakdil onlardan bir beklenti içinde değildir. Sesinin duyulmadığını sadece seyredildiğini belirtir.

Çevresindeki insanlara bir direnme bilinci aşılar. Var olma bilinci yükler. O bilinçle bütün hayat kademelerini, katmanlarını belirlemesini, şekillendirmesini ister. Birilerinin peşinden sürü halinde yürüyenlerden hoşlanmaz. Onun yanında olmak bir ateşi avuçlamak gibidir. Dayanabilen kalır. Pakdil, bir sestir. Hem de kendine mahsus bir ses. O sesi duyan, ona kulak veren insanlar arar ve devrimci bir bilinçle yaşamayı önerir.

Çelik Adam

Hüseyin Su, Pakdil için “Çelik Adam” yakıştırmasını yapıyor. Bu ifade aslında Pakdil´in kendisine aittir. Su, üstadının eserlerinden çıkardığı bu ibareyi Pakdil için kullanıyor. Çünkü o kadro içinde bir tane Çelik Adam vardır. O da Pakdil´dir. Umutsuz, kinsiz, öfkesiz, heyecansız insanlara bel bağlamayan kinini yenileyerek yaşayan bir aykırı adamdır Pakdil. Pakdil uzun yol yürüyüşçüsüdür, direnişçidir. Çelik Adam: kin, öfke ve gerilim sahibidir. Bunun nedenleri uzun uzun tahlil edilebilir ama Pakdil´in yaşadığı dönem göz önünde bulundurulursa daha iyi anlaşılır. Çelik adamın üç şehri onun şifresidir: Mekke, Medine, Kudüs. Onun üstünde de bir tül gibi İstanbul.

Çelik Adamın folklorik düşünceyle, siyaset ve inançla ilgisi yoktur. O yazmak için yazmaz, okumak için okumaz. Hedefine uygun olarak okur ve yazar. Her eyleminin bir amacı vardır. Maraş, Mekke, Medine, Endülüs, Cezayir, Şam, Kudüs, Asya, Afrika ve bütün yeryüzü onun hedefidir. Önce ülkesi sonra kıtası ve daha sonra da dünya karşısındadır. Sırayla hepsini hizaya getirecek bir nizama sokacaktır.

Çelik adam direnen adamdır. “Direnirsem ölmem” cümlesi onun parola seçtiği cümlelerdendir. Annesinin, ağabeyinin ve daha sonra babasının ölümü onda direnme gücünü pekiştirir. Annesinin “İçim uzun bir yol” cümlesi onun hayat ilkelerindendir.

Pakdil ve İstanbul

Üniversiteyi İstanbul´da zor şartlarda okumuştur. Galatasaray Lisesi´nin önünden geçerken burada okuması gerektiğini düşünür. Bir çemberi buradan mezun olarak daha büyük bir çaba ile kırabileceğini hayal eder. Maraş´ta lise yıllarında başladığı yazı hayatını İstanbul´da sürdürür ama yazdığı gazetenin sahibi ondan tedirgin olunca yazılarına son verir. Pakdil kendi sesini kurana kadar bir yerde yazmaz. Edebiyat dergisini yayınlamaya başlayınca orada sürekli, düzenli ve farklı isimlerle yazmaya başlar. Onun için yazmak uzun bir yürüyüşe çıkmaktır. Sesinin yankısı Edebiyat dergisi ile belirir ve artık Pakdil´in yatağı Edebiyat dergisidir. Burada yazıları bir savaş ritüelidir. “Doğrul + ayağa kalk, Bayım” hitabı muhataplarını askeri bir disiplinle yetiştirdiğini göstermektedir.

Hüseyin Su´nun ustası: Pakdil

Hüseyin Su, Entelektüel Öfke Nuri Pakdil kitabının birinci bölümünde Pakdil´in entelektüel bir insan olarak kendini nasıl yetiştirdiğini, nasıl tavır takındığını ve kendisinin Edebiyat dergisi ve Pakdil ile tanışma sürecini anlatıyor. Pakdil´in fikirleri, hayatı ve direnişi üzerine yazılması, konuşulması, düşünülmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye ve İslam dünyasında özgün bir hareket olan Pakdil düşünce ekolünün iyi analiz edilmesi gerektiğini dile getiriyor.

Kitabın ikinci bölümünde Pakdil´in düşünce dünyasını tahlil ediyor. Pakdil´in İbn Arabi´nin yolunda yürüdüğünü belirtiyor. Onun sağcı veya solcu olmadığını, devrimci olduğunu dile getiriyor. Pakdil putçuluk asrına karşı inanç uygarlığını önermektedir. Yirminci yüzyıl insanı ona göre her şeyiyle lince uğramıştır. Bütün kavramlar aşındırılmış, bağlamından koparılmıştır. Her şeyi yeniden tanımlamak ve anlamlandırmak gerekir. Bu sebeple Pakdil kendine has bir sözlük oluşturacak şekilde kullanmıştır dili. Onun dilinde her kelimenin kendine has bir anlamı vardır. Ulu önder ifadesi onun lügatinde bilinen anlamın dışında bir anlamdadır.

Eylem yapıyorum o halde varım diyebilecek kadar eylem adamıdır. Onun dünyası ideolojidir. Böyleyken geleneklerine de saygılıdır. Mesela su içerken her zaman elini başının üstüne koyar.

Yaşamadığını yazmamıştır. Yazı onun için bir bağlanmadır. Her an devrimci bilinçle gerilim halindedir. Pakdil, serapa bir gerilimdir. Elektrik akımı gibi. Tutmasını bilmeyen çarpılır ve kaybolur gider.

Pakdil “Hayır” demesini bilen bir düşünce adamdır. Reddetmesini bilir. Haksızı, adaletsizi, ahlaksızı reddeder. Kabul ve retlerinde keskindir. Kaya gibi sert durabilendir. Onun ret ve kabulü asla ve daima kadar kesin ve nettir. Fiyakalı sözcük kullanmış olmak için kullanmaz kelimeleri. Gerçekten inandığı için kullanır.

Pakdil ve Paris

Paris Batı´nın şaheseridir. Pakdil bu şaheseri görmek için Paris´e gider. Hoca Tahsin Efendi´nin “Paris´e git ey efendi, akl u fikrin var ise/âleme gelmiş sayılmaz, gitmeyenler Paris´e” beyti Batılılaşma dönemi aydınlarının parolası olmuştur. Bir hesaplaşmanın simge şehri olarak Paris Pakdil´de önemli yer teşkil eder. Orada insanları tahlil etmiş, gözlemlemiş ve bir sonuca varıp batı medeniyetini, insanını değerlendirmiştir. Batı´nın bir heykel medeniyeti olduğunu, kendi insanına bile sahip çıkmadığını gözlemlemiştir. Paris´te tanıştığı Ortadoğulularla bir bilinç bileylenmesi ile kucaklaşır ve onların zihinlerinde ışıklar yakmaya çalışır.

Edebiyat dergisi

1969´da yayın hayatına başlayan Edebiyat dergisi 1984 Aralık ayında kapanır. Maddi imkansızlıklar yüzünden kapanır ama fikri yürüyüşü devam eder. Pakdil mektuplar yazarak yeryüzüne tohum saçmaya devam eder. Edebiyat dergisi bir manifestodur. Özel bir bildirisi yoktur ama derginin yöneticisinden yazar kadrosuna kadar herkeste oluşan bilinç bir manifestodur. Katılma, seçme, paylaşma, sorumluluk yüklenme, ilkeli duruş, eylem halinde olma gibi kavramlar etrafında bir düşünce dünyası kurulur ve her yazar bu duygu ile kaleme alır yazılarını. Dergide yazanlar arasında ben dili değil biz dili kullanılır. Bizim yazımız, bizim kitabımız kabulü vardır her birinde. Kendi yatağını kendi açan bir nehirdir Edebiyat dergisi öncülü yoktur, ilktir her alanda.

Mütemadiyen dil çalışmasını önerir arkadaşlarına. Mütemadiyen. Dil çalışmasını istediği arkadaşlarına mektup yoluyla çalıştığı dilde kelimeler kavramlar sorarak onun çalışma gücünün bileyler, azmini kamçılar. Dil çalışmak onun dünyasında devrimci bir Müslümanın ibadetidir.

Mütemadiyen bilinç

Pakdil hiçbir şeyi rastgele yaşamaz. Yediği, içtiği her şeyin hesabını yapar. Attığı her adımı düşünür. En küçük mevzuları bile büyütür. Ekonomiden spora kadar her alanda fikir sahibi biri. Sporu takip etmek için değil devrimci bilinçle halkın spora ve sporculara ilgisini anlamaya çalışır.

Pakdil, yalnız, aykırı, yabancıdır normal hayatımıza göre. Çağımızın Ebuzer´idir. Taklidi mümkün olmayan bir hayat yaşamıştır. Her sözü bir mermi gibidir.

Çelik Adam´ı yalnız, yabancı, Müslüman bir entelektüel öncü olarak daha çok yazıp konuşacağız.

Hüseyin Su, Entelektüel Öfe Nuri Pakdil, Şule Yayınları

Recep Şükrü Güngör








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Çağımızın Ebuzer idir Nuri Pakdil
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İSLAM ARŞİVLERİ  -İslâmofobi´ye Karşı “Batılı” Tezler-
İSLAM ARŞİVLERİ -İslâmofobi´ye Karşı “Batılı” Tezler-
Sait Alioğlu, Slavoj Zizek, Alain Badiou ve Hamid Dabashi´nin, İslamıfobia konusunda, Batı´da ortaya koydukları düşüncelerinden derlenip Türkçe olarak yayımlanan “İsam Arşivleri” adı eseri, yorumlamaya çalışmaktadır.
Adalet ve Sosyal Adalet ya da Gazali´de adalet fikri
Adalet ve Sosyal Adalet ya da Gazali´de adalet fikri
Sabri Orman´ın; Gazali´nin “adalet" anlayışının, “sosyal adalet"e dair izler barındırdığı düşüncesinden hareketle kaleme aldığı “Gazali, Adalet ve Sosyal Adalet" kitabını Dünya Bizim´den Arzu Neslihan Akcan değerlendirdi.
Mustafa Sabri Efendi´den Mehmet Akif´e bir hatırattan yâdımda kalanlar
Mustafa Sabri Efendi´den Mehmet Akif´e bir hatırattan yâdımda kalanlar
Mustafa Sabri, baştan beri Akif´e ve onun sanatkâr yapısına hayrandır. Şiirlerini fevkalade bulur ve onları çok sever. Akif Bey´in hangi şiiri güzel değildir ki, Allah onu şair yaratmış, Namık Kemal´in İsmail Safa için söylediği “şair-i maderzad” sıfatının Akif için daha uygun olacağı kanaatindedir. Mustafa Gülali yazdı.
Türkiye nin Toplumsal Muhayyilesi
Türkiye nin Toplumsal Muhayyilesi
Kitap Haber´den Uğur Cumalıoğlu, İbrahim Kalın´ın Küre Yayınları´nca yayımlanan ‘Akıl ve Erdem´ adlı eserini yorumluyor…
Haksöz Dergisi 333. Sayı Okurlarıyla Buluştu
Haksöz Dergisi 333. Sayı Okurlarıyla Buluştu
Haksöz Dergisi 2018 Aralık tarihli 333. sayısı okuyucularıyla buluştu. Dergi yazarlarından Rıdvan Kaya; Kemalist ideolojisinin ayrıntılarını konu ediniyor.
İktibas Dergisi Aralık sayısı çıktı
İktibas Dergisi Aralık sayısı çıktı
12 Eylül sonrası Türkiye İslami hareketi´nin önemli simalarından merhum Ercüment Özkan ve bi grup dava arkadaşı tarafından 1981´de yayımlanmaya başlayan ve yaklaşık otuz sekiz yıldır yayın hayatını sürdüren İktibas Dergisi´nin 2018 Aralık sayısı ‘Siyasetin Kısır Gündeminde Tepetaklak edilen Asıl Gündemimiz´ spotuyla yayımlanmış olup, derginin bu sayısında Haber Duruş ve Özgün İrade Dergisi yazarı Ümit Aktaş ile yapılan bir röportajda yer almaktadır.
Çıra Yayınları´ndan büyük kampanya!
Çıra Yayınları´ndan büyük kampanya!
Çıra Yayınları´ndan "50 Edebiyat Kitabı" ile ilgili büyük kampanya başladı.
20. yüzyıl tarihimizin az bilinen bahislerini anlatan iki önemli kitap
20. yüzyıl tarihimizin az bilinen bahislerini anlatan iki önemli kitap
Tarihçi yazar Murat Bardakçı´nın kaleminden, yakın tarih ile ilgili olarak; Boyut Yayınları´ndan çıkan, Bingül Sönmez ve Reyhan Yıldız imzalı “Ateşe Dönen Dünya Sarıkamış´ ve Onur Atalay´ın İletişim Yayınları arasından çıkmış bulunan, ‘Seküler Din ve İki Savaş Arası Kemalizm´ alt başlıklı “Türk´e Tapmak” adlı eser ile ilgili yazısı…
Dergi formu ve düşüncelerimize yönelik etkisine dair…
Dergi formu ve düşüncelerimize yönelik etkisine dair…
Genel anlamda dergiler, ama özel anlamda ise, bizler açısından bir hayli önemli olan İslamcı dergilerin, bilincimizin oluşumunda en az kitap kadar, belki ondan da daha fazla etkisi ve katkısı bulunan İslamcı dergiler ile ilgili olan bu yazıyı Sait Alioğlu kaleme aldı. Bilincimize, mütevazi bir katkı sunması dileğiyle…
Duvarı Aşan Sözler
Duvarı Aşan Sözler
Mazlumder Yayınları arasından çıkan, genel anlamda İslami kimliğini ön planda tutan ve bundan dolayı, başta Sivas davası olmak üzere, 28 Şubat sürecinde suçlu bulunup(!) tutuklanan Müslüman mahpuslar ile, bunlar gibi çeşitli suçlar ihdas edilme suretiyle mahkûm edilip uzun yıllar cezaevlerinde kalan mahkûmların, Mazlumder İnsan Hakları Komisyonu´na gönderdikleri mektuplardan oluşan “Duvarı Aşan Sözler” kitabı ile ilgili bir tanıtım yazısını, siz değerli ve duyarlı okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz…
Özgün İrade Dergisi 176. Sayısı Çıktı!
Özgün İrade Dergisi 176. Sayısı Çıktı!
Özgün İrade Dergisi 2018 yılı son ayı Aralık sayısı dosya konusu ‘Gençliğin Kimlik Krizi´ni işliyor.
20 adımda Ortadoğu´yu anlamak
20 adımda Ortadoğu´yu anlamak
Taha Kılınç yeni kitabı ‘Ortadoğu´ya Dair Yirmi Tez´de -yaygın kanaatin aksine- bölgede etkin gücün ABD değil de İngiltere olduğunu vurguluyor. Dünyabizim için kitabı Sedat Palut değerlendirdi.