Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Eşekleşme ve Ailede Sorun
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Sevginin Yeniden İnsanileştirilmesi
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Filistin´de Kız İstemek
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Enbiya Yurdu Kudüs, Müslümanların 3000 Yıllık Başkentidir İşte Delili!
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Üsküdar Kitap Fuarı´ndan
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Avrupa Birliği´nin artık bir anlamı kaldı mı?
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Temel Taş Olarak Kur´an Vahyi
Enes TARIM
Enes TARIM
İnsan Hakları ve Din
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Eleştiri Bir Nimettir
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Önceliklerimiz
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Değerler Eğitimi İle “Değerli” Nesiller Yetiştirilebilir mi?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Nefse Sesleniş
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Dün İngiltere´ye Bugün ABD´ye
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Filipin Moro Müslümanları ve Gözden Kaçanlar
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Kuran´da Aile Modelleri
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Irkçılık ve Ulusalcılık…
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İslam´ın Sol Yorumu Olabilir mi? -Hasan Hanefi ve Nurettin Topçu Örneği-1
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Furkan Cemaati Provokasyonu!
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
Toplumların Yükselişi
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
‘Babamdan Bana Hüzün Kaldı Yalnızlığı Çok Sevdim´
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Ben İnsanım!..
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Malatya´nın Gençlerinin Yüreklerinden Akan Mektuplar
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Necip CENGİL
Necip CENGİL
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Şemşamer Mezhepliler!
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Şiddet Sarmalında İstikamet Kaybetmek
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Trump´ın Suriye´den Çekilme Kararı ve Muhtemel Gelişmeler
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
Müslümanlar Açısından Yüzün Yeniden İnşası
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Ahmed Han (1817-1898)/Hindistanlı Fikir Adamı
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Darbe ve Direniş
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
İnsan ve Hürriyet
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
Gençliğin Gidişatı ve Furkan Doğan Örnekliği
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
“Diriliş Pastası”
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
İki düşman arasında öyle konuş ki, barıştıklarında utanmayasın.

SADİ
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
Çağımızın Ebuzer´idir Nuri Pakdil
Entelektüelin öfkesi bambaşka bir tepki biçimidir. Entelektüel, aykırı düşünen, her şeyi soran, düşünmeden kabullenmeyen, kabullendiğini bile sorgulayan insandır. Hüseyin Su tarafından kaleme alınan "Entelektüel Öfke Nuri Pakdil" kitabını Recep Şükrü Güngör değerlendirdi.
Tarih: 4.12.2018 19:12:53

Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet veya gazap duymaya öfke denir. Öfke kontrol edilebilen bir duygudur. Değiştiremeyeceğiniz durumlar karşısında öfke duyarsınız. Öfke bir problem çözme aracı değildir. Güç kontrolü duygusu verir. Kültürel donanımı yetersiz olanlarda durum tersi olabilir. Entelektüelin öfkesi bambaşka bir tepki biçimidir. Entelektüel, aykırı düşünen, her şeyi soran, düşünmeden kabullenmeyen, kabullendiğini bile sorgulayan insandır. Bütün değerleri sorgular entelektüel. Müslüman entelektüel sorgular ama dinin kurallarını kabul eder.

Hüseyin Su, Şule Yayınlarından okura sunduğu Entelektüel Öfke Nuri Pakdil kitabına entelektüel kavramını açıklayarak başlıyor. Edward Said ve J. P. Sartre´ın düşüncelerini de göz önünde bulundurarak, “Müslüman entelektüel, hem naslara iman edip hem de iman ettiği bu sınırları entelektüel bir cüretle aşabilir mi?” sorusu etrafında düşüncelerini dillendiriyor. Konuşurken, yazarken, tartışırken, tavır alırken Müslüman ve entelektüel olmanın veya olamamanın çelişkisi ve Müslümanların yaralı bilincinin bu husustaki açılımları üzerinde düşünüyor.

Fikir kulesinden inen entelektüel Pakdil

Nuri Pakdil´i daha lise yıllarında tanıyan Hüseyin Su, onun düşünce dünyasını anlatmanın gerekliliğine inanıyor. Özellikle de piyasa adamı olmaktan özellikle itina eden Pakdil´in son yıllarda çokça görünür olması veya meydana çıkması Su´yu düşünmeye sevk etmiş ve bu eserin meydana çıkmasına sebep olmuştur. Pakdil bir entelektüel olarak ütopya ve ideal adamıdır. Kuru kalabalıklarda, agoralarda dolaşan adam değildir. Aslında Pakdil halkın içindedir ama kendi fikir kulesinde yaşamaktadır. Çünkü onun kurmak istediği bir dünya vardır bu dünya için insan yetiştirmektedir. Dergi, edebiyat, sanat, iş onun idealine ulaşmak için birer vesiledir. Her şey düşüncesindeki dünyaya hizmet için vardır. Ama son yıllarda fikir kulesinden inmiş veya indirilmiş, sürünün içine çekilmeye çalışılmaktadır.

Her şeye burnunu sokan, kendini ilgilendirmeyen konularda da sorumluluk alan, kariyerini riske atabilen, çıkarlar gözetmeyen insan entelektüeldir. Bilime inanır ve herkese, her duruma göre karşıdadır, muhaliftir. Entelektüelin sorgulamayacağı konu yoktur. Uyumsuz, huysuz ve geçimsizdir. Arıza çıkarmakla görevlidir. Yalnız, karşı ve aykırıdır. Sürgün ve yabancıdır. Tek ü tenhadır. Kendisi ile bile geçinemeyecek kadar geçimsizdir.

Nuri Pakdil, bir entelektüel olarak kimseye benzemez. Mermilerle konuşup yazan bir yazardır. Edebiyat dergisinin dağıtımı için “Bu cephaneliği kamyonla götür ve dağıt Anadolu´da” ifadesi onun nasıl keskin bir insan olduğunu göstermeye yeter.

Parola: Bir adım daha ileri

Müslüman bir entelektüel olan Pakdil´in parolası “bir adım daha ileri!”dir. Öfkesi, hıncı ve inadı kutsaldır. Keskin bir bilinç sahibidir. Dayanmasını bilemeyenleri yakan bir tavrı vardır. Çelik adam olarak nitelendirdiği ideal Müslüman kendisidir. Dik kafalılıkla kolaçan ederek ve kayalardan taş kopararak yaşar hayatı. Yokuş bile olsa koşulacaktır. Onun normali yoktur. Her zaman enleri yaşar ve yaşatır. Sürekli nöbettedir.

Pakdil kendi sesini oluşturmuş bir entelektüeldir. Dinlemesini bilenlere ulaşır sesi. Kuyunun ağzında bile olsa Pakdil´in sesine aşina olmayanlar bir şey elde edemezler ve zaten Pakdil onlardan bir beklenti içinde değildir. Sesinin duyulmadığını sadece seyredildiğini belirtir.

Çevresindeki insanlara bir direnme bilinci aşılar. Var olma bilinci yükler. O bilinçle bütün hayat kademelerini, katmanlarını belirlemesini, şekillendirmesini ister. Birilerinin peşinden sürü halinde yürüyenlerden hoşlanmaz. Onun yanında olmak bir ateşi avuçlamak gibidir. Dayanabilen kalır. Pakdil, bir sestir. Hem de kendine mahsus bir ses. O sesi duyan, ona kulak veren insanlar arar ve devrimci bir bilinçle yaşamayı önerir.

Çelik Adam

Hüseyin Su, Pakdil için “Çelik Adam” yakıştırmasını yapıyor. Bu ifade aslında Pakdil´in kendisine aittir. Su, üstadının eserlerinden çıkardığı bu ibareyi Pakdil için kullanıyor. Çünkü o kadro içinde bir tane Çelik Adam vardır. O da Pakdil´dir. Umutsuz, kinsiz, öfkesiz, heyecansız insanlara bel bağlamayan kinini yenileyerek yaşayan bir aykırı adamdır Pakdil. Pakdil uzun yol yürüyüşçüsüdür, direnişçidir. Çelik Adam: kin, öfke ve gerilim sahibidir. Bunun nedenleri uzun uzun tahlil edilebilir ama Pakdil´in yaşadığı dönem göz önünde bulundurulursa daha iyi anlaşılır. Çelik adamın üç şehri onun şifresidir: Mekke, Medine, Kudüs. Onun üstünde de bir tül gibi İstanbul.

Çelik Adamın folklorik düşünceyle, siyaset ve inançla ilgisi yoktur. O yazmak için yazmaz, okumak için okumaz. Hedefine uygun olarak okur ve yazar. Her eyleminin bir amacı vardır. Maraş, Mekke, Medine, Endülüs, Cezayir, Şam, Kudüs, Asya, Afrika ve bütün yeryüzü onun hedefidir. Önce ülkesi sonra kıtası ve daha sonra da dünya karşısındadır. Sırayla hepsini hizaya getirecek bir nizama sokacaktır.

Çelik adam direnen adamdır. “Direnirsem ölmem” cümlesi onun parola seçtiği cümlelerdendir. Annesinin, ağabeyinin ve daha sonra babasının ölümü onda direnme gücünü pekiştirir. Annesinin “İçim uzun bir yol” cümlesi onun hayat ilkelerindendir.

Pakdil ve İstanbul

Üniversiteyi İstanbul´da zor şartlarda okumuştur. Galatasaray Lisesi´nin önünden geçerken burada okuması gerektiğini düşünür. Bir çemberi buradan mezun olarak daha büyük bir çaba ile kırabileceğini hayal eder. Maraş´ta lise yıllarında başladığı yazı hayatını İstanbul´da sürdürür ama yazdığı gazetenin sahibi ondan tedirgin olunca yazılarına son verir. Pakdil kendi sesini kurana kadar bir yerde yazmaz. Edebiyat dergisini yayınlamaya başlayınca orada sürekli, düzenli ve farklı isimlerle yazmaya başlar. Onun için yazmak uzun bir yürüyüşe çıkmaktır. Sesinin yankısı Edebiyat dergisi ile belirir ve artık Pakdil´in yatağı Edebiyat dergisidir. Burada yazıları bir savaş ritüelidir. “Doğrul + ayağa kalk, Bayım” hitabı muhataplarını askeri bir disiplinle yetiştirdiğini göstermektedir.

Hüseyin Su´nun ustası: Pakdil

Hüseyin Su, Entelektüel Öfke Nuri Pakdil kitabının birinci bölümünde Pakdil´in entelektüel bir insan olarak kendini nasıl yetiştirdiğini, nasıl tavır takındığını ve kendisinin Edebiyat dergisi ve Pakdil ile tanışma sürecini anlatıyor. Pakdil´in fikirleri, hayatı ve direnişi üzerine yazılması, konuşulması, düşünülmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye ve İslam dünyasında özgün bir hareket olan Pakdil düşünce ekolünün iyi analiz edilmesi gerektiğini dile getiriyor.

Kitabın ikinci bölümünde Pakdil´in düşünce dünyasını tahlil ediyor. Pakdil´in İbn Arabi´nin yolunda yürüdüğünü belirtiyor. Onun sağcı veya solcu olmadığını, devrimci olduğunu dile getiriyor. Pakdil putçuluk asrına karşı inanç uygarlığını önermektedir. Yirminci yüzyıl insanı ona göre her şeyiyle lince uğramıştır. Bütün kavramlar aşındırılmış, bağlamından koparılmıştır. Her şeyi yeniden tanımlamak ve anlamlandırmak gerekir. Bu sebeple Pakdil kendine has bir sözlük oluşturacak şekilde kullanmıştır dili. Onun dilinde her kelimenin kendine has bir anlamı vardır. Ulu önder ifadesi onun lügatinde bilinen anlamın dışında bir anlamdadır.

Eylem yapıyorum o halde varım diyebilecek kadar eylem adamıdır. Onun dünyası ideolojidir. Böyleyken geleneklerine de saygılıdır. Mesela su içerken her zaman elini başının üstüne koyar.

Yaşamadığını yazmamıştır. Yazı onun için bir bağlanmadır. Her an devrimci bilinçle gerilim halindedir. Pakdil, serapa bir gerilimdir. Elektrik akımı gibi. Tutmasını bilmeyen çarpılır ve kaybolur gider.

Pakdil “Hayır” demesini bilen bir düşünce adamdır. Reddetmesini bilir. Haksızı, adaletsizi, ahlaksızı reddeder. Kabul ve retlerinde keskindir. Kaya gibi sert durabilendir. Onun ret ve kabulü asla ve daima kadar kesin ve nettir. Fiyakalı sözcük kullanmış olmak için kullanmaz kelimeleri. Gerçekten inandığı için kullanır.

Pakdil ve Paris

Paris Batı´nın şaheseridir. Pakdil bu şaheseri görmek için Paris´e gider. Hoca Tahsin Efendi´nin “Paris´e git ey efendi, akl u fikrin var ise/âleme gelmiş sayılmaz, gitmeyenler Paris´e” beyti Batılılaşma dönemi aydınlarının parolası olmuştur. Bir hesaplaşmanın simge şehri olarak Paris Pakdil´de önemli yer teşkil eder. Orada insanları tahlil etmiş, gözlemlemiş ve bir sonuca varıp batı medeniyetini, insanını değerlendirmiştir. Batı´nın bir heykel medeniyeti olduğunu, kendi insanına bile sahip çıkmadığını gözlemlemiştir. Paris´te tanıştığı Ortadoğulularla bir bilinç bileylenmesi ile kucaklaşır ve onların zihinlerinde ışıklar yakmaya çalışır.

Edebiyat dergisi

1969´da yayın hayatına başlayan Edebiyat dergisi 1984 Aralık ayında kapanır. Maddi imkansızlıklar yüzünden kapanır ama fikri yürüyüşü devam eder. Pakdil mektuplar yazarak yeryüzüne tohum saçmaya devam eder. Edebiyat dergisi bir manifestodur. Özel bir bildirisi yoktur ama derginin yöneticisinden yazar kadrosuna kadar herkeste oluşan bilinç bir manifestodur. Katılma, seçme, paylaşma, sorumluluk yüklenme, ilkeli duruş, eylem halinde olma gibi kavramlar etrafında bir düşünce dünyası kurulur ve her yazar bu duygu ile kaleme alır yazılarını. Dergide yazanlar arasında ben dili değil biz dili kullanılır. Bizim yazımız, bizim kitabımız kabulü vardır her birinde. Kendi yatağını kendi açan bir nehirdir Edebiyat dergisi öncülü yoktur, ilktir her alanda.

Mütemadiyen dil çalışmasını önerir arkadaşlarına. Mütemadiyen. Dil çalışmasını istediği arkadaşlarına mektup yoluyla çalıştığı dilde kelimeler kavramlar sorarak onun çalışma gücünün bileyler, azmini kamçılar. Dil çalışmak onun dünyasında devrimci bir Müslümanın ibadetidir.

Mütemadiyen bilinç

Pakdil hiçbir şeyi rastgele yaşamaz. Yediği, içtiği her şeyin hesabını yapar. Attığı her adımı düşünür. En küçük mevzuları bile büyütür. Ekonomiden spora kadar her alanda fikir sahibi biri. Sporu takip etmek için değil devrimci bilinçle halkın spora ve sporculara ilgisini anlamaya çalışır.

Pakdil, yalnız, aykırı, yabancıdır normal hayatımıza göre. Çağımızın Ebuzer´idir. Taklidi mümkün olmayan bir hayat yaşamıştır. Her sözü bir mermi gibidir.

Çelik Adam´ı yalnız, yabancı, Müslüman bir entelektüel öncü olarak daha çok yazıp konuşacağız.

Hüseyin Su, Entelektüel Öfe Nuri Pakdil, Şule Yayınları

Recep Şükrü Güngör








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Çağımızın Ebuzer idir Nuri Pakdil
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Özgün İrade Dergisi Şubat sayısı raflardaki yerini aldı!
Özgün İrade Dergisi Şubat sayısı raflardaki yerini aldı!
Özgün İrade Dergisi Şubat 2019(178.) Sayısında “"Cinsiyetçilik Kıskacında Kadın" konusu işlendi.
Hace Nasîrü´d-din-î Tusî´nin İntihalcılığı ve Ahî Evren Nasîrü´d-din Hoca ile İlgisi…
Hace Nasîrü´d-din-î Tusî´nin İntihalcılığı ve Ahî Evren Nasîrü´d-din Hoca ile İlgisi…
Sait Alioğlu, Prof. Dr. Mikâil Bayram´ın “Hace Nasirüddini Tûsinin İntihalcılığı ve Ahi Evren Hace Nasirüddin ile İlgisi” adı eserini değerlendirdi.
İKTİBAS´IN YENİ SAYISI ÇIKTI
İKTİBAS´IN YENİ SAYISI ÇIKTI
ABD Başkanı Trump´ın Türkiye´ye karşı dile getirdiği ekonomik tehditin, kapak ve yorum konusu yapıldığı İktibas´ın yeni sayısı çıktı.
Bize gelen dergiler -Ocak 2019 Sayıları-
Bize gelen dergiler -Ocak 2019 Sayıları-
Haberdurus.com olarak “Bize Gelen Dergiler” başlıklı tanıtım yazısında, alfabetik sıraya göre; Davet Mektebi, Furkan Nesli, Umran ve Vuslat dergilerinin yayımlanmış bulunan Ocak 2019 sayılarının içeriğinden hareketle bir tanıtım yazısını kaleme aldık.
Prof. Dr. Bekir Karlığa´dan Önemli İki Eser!
Prof. Dr. Bekir Karlığa´dan Önemli İki Eser!
Genel Yayın Yönetmenliğini Dr. İsmet Uçma´nın yaptığı İşaret Yayınları, iki önemli eseri daha okur severlerle buluşturdu. Bekir Karlığa´nın akıcı bir üslup ile kaleme aldığı, “Bir Medeniyet Düşünür Farabi” ve yine Bekir Karlığa´nın tercüme ettiği İbn Rüşd´ün kaleme aldığı, “Faslu´l Makal- Felsefe Din İlişkisi” isimli eserler raflardaki yerini aldı.
Modern Bir Aşk Hikayesi İLK AŞK Adem ile Havva
Modern Bir Aşk Hikayesi İLK AŞK Adem ile Havva
Yazarımız Seyit Ahmet Uzun´un kaleminden çıkan "İlk Aşk Adem ile Havva" kitabı raflardaki yerini aldı.
Yetkin Düşünce Dergisi 5. Sayısı çıktı!
Yetkin Düşünce Dergisi 5. Sayısı çıktı!
Sahipliğini İlimyurdu Yayıncılık´ın yaptığı üç aylık periyotlarla yayımlanan, akademik ağırlıklı Yetkin Düşünce Dergisi´nin, ikinci yılın ilk ve devam den serinin de 5. Sayısı yayımlandı.
Yetkin Düşünce´de Tanrı Sorunu
Yetkin Düşünce´de Tanrı Sorunu
Mustafa TEKİN(*)
Çıra Genç´ten Çıkan Kitaplar Raflardaki Yerini Aldı
Çıra Genç´ten Çıkan Kitaplar Raflardaki Yerini Aldı
Çıra Yayınları bünyesinde kurulan Çıra Genç "Özne ve Örnek Bir Nesil" şiarını kendine hedef bilerek kitaplarını çıkarmaya devam ediyor.
Yerel Siyaseti Etkileyen Faktörler ve Yerel Yönetimler
Yerel Siyaseti Etkileyen Faktörler ve Yerel Yönetimler
Murat Sezik; Özgün İrade Dergisi Ocak sayısında, Yerel Siyaseti Etkileyen Faktörler ve Yerel Yönetimler başlıklı yazısında "Türkiye´nin eski başbakanlarından Adnan Menderes´te skandal siyasetine maruz kalmış ve sonunda üç arkadaşı ile birlikte idam edilmiştir." dedi.
Bosna´nın Milli Şairi Cemallettin Latiç Aliya´yı Anlattı
Bosna´nın Milli Şairi Cemallettin Latiç Aliya´yı Anlattı
Bosna Hersek Milli Marşının yazarı, Aliya´nın hapishane ve mücadele arkadaşı ve ona 12 yıl kültür danışmanlığı yapan Cemalettin LATİÇ´i Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı (AKDAV)geçtiğimiz 22 Aralık´ta misafir etti. Bosna´nın Milli şairi Latiç´in yaptığı konuşmadan notlar Özgün İrade Dergisi´nde yer almaktadır.
Özgün İrade Dergisi 2019 Ocak(177.) Sayısı Çıktı!
Özgün İrade Dergisi 2019 Ocak(177.) Sayısı Çıktı!
Derginin bu sayısında, ‘Beleiyeler ve yerel siyaset´ konusuna ağırlık verildi.
İlhami Işık´tan ‘çocuk kitapları´ tanıtımı; “Kuzularla saklambaç”
İlhami Işık´tan ‘çocuk kitapları´ tanıtımı; “Kuzularla saklambaç”
Yeni Yüzyıl Gazetesi yazarı İlhami Işık´ı, Çıra Çocuk serisinde yayımlanan, Av. Mehmet Ali Başaran´ın kaleminden çıkmış bulunan üç çocuk kitabı ile ilgili bir değerlendirme yazısı...
Bunların Hepsini Okudun mu?
Bunların Hepsini Okudun mu?
Milat Gazetesi yazarı Mustafa Uçurum, “Bunların Hepsini Okudun mu?” başlıklı yazısında, genel anlamda, ‘kişiye ait´bir kitaplıkta bulunan kitaplarla ilgili olarak, insanların ‘kitap okuma´ya yönelik sorduğu soru/lar üzerinden kitap kültürü ile ilgili görüşlerini dile getirmektedir.
İktibas Dergisi Ocak 2019 sayısı çıktı
İktibas Dergisi Ocak 2019 sayısı çıktı
Derginin bu sayısında “Tarihselciliğin Serencamı” başlığı altında, uzun bir süredir, İslam´ı ‘seküler Batı mantalitesi içerisine yerleştirme suretiyle Müslümanları da seküler kılmanın telaşı içerisinde bulunan çevrelerin, son dönemde de tarihselciliği gündeme taşıma serüvenini işleniyor.