Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Eşekleşme ve Ailede Sorun
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Sevginin Yeniden İnsanileştirilmesi
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Filistin´de Kız İstemek
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
Enbiya Yurdu Kudüs, Müslümanların 3000 Yıllık Başkentidir İşte Delili!
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Üsküdar Kitap Fuarı´ndan
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Avrupa Birliği´nin artık bir anlamı kaldı mı?
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Temel Taş Olarak Kur´an Vahyi
Enes TARIM
Enes TARIM
İnsan Hakları ve Din
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Eleştiri Bir Nimettir
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
Önceliklerimiz
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
Değerler Eğitimi İle “Değerli” Nesiller Yetiştirilebilir mi?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
Nefse Sesleniş
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
Dün İngiltere´ye Bugün ABD´ye
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
Filipin Moro Müslümanları ve Gözden Kaçanlar
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Kuran´da Aile Modelleri
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Irkçılık ve Ulusalcılık…
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
İslam´ın Sol Yorumu Olabilir mi? -Hasan Hanefi ve Nurettin Topçu Örneği-1
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
Furkan Cemaati Provokasyonu!
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
Toplumların Yükselişi
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
‘Babamdan Bana Hüzün Kaldı Yalnızlığı Çok Sevdim´
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Ben İnsanım!..
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Malatya´nın Gençlerinin Yüreklerinden Akan Mektuplar
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Necip CENGİL
Necip CENGİL
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
Şemşamer Mezhepliler!
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Şiddet Sarmalında İstikamet Kaybetmek
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Trump´ın Suriye´den Çekilme Kararı ve Muhtemel Gelişmeler
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
Müslümanlar Açısından Yüzün Yeniden İnşası
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Ahmed Han (1817-1898)/Hindistanlı Fikir Adamı
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Darbe ve Direniş
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
İnsan ve Hürriyet
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
Gençliğin Gidişatı ve Furkan Doğan Örnekliği
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
“Diriliş Pastası”
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Bu dünya çalışma yeridir. Ücret alınacak yer, ahirettir.

İMAM-I RABBANİ (R.A)
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
´ARTIK BU ZULMÜN BİTMESİNİ İSTİYORUZ´
İslami kimliğinden ötürü kumpaslar sonucu cezaevine konulan ve ağır hasta olan Şeyhmus Alpsoy´un ailesi, yaşadıkları zulmün artık son bulmasını istedi.
Tarih: 9.10.2018 23:08:00

İslami kimliğinden ötürü 28 Şubat darbecileri ile FETÖ yargısının kumpasları sonucu mahkûm edilen ve kolon kanseriyle mücadele eden Şeyhmus Alpsoy ve ailesinin yaşadığı mağduriyetler her geçen gün artarak devam ediyor.

Kolon kanseri olan ve ameliyat olduktan sonra bağırsakları dışarı alınıp her iki yanında torbalarla yaşayan 28 Şubat ve FETÖ yargısı mağduru Şeyhmus Alpsoy (49), 19 yıldır cezaevinde tutuluyor.

Cezaevinin kampüs hastanesinde tedavisi süren Alpsoy´un, ciddi sağlık sorunları bulunmasına rağmen halen salıverilmemesi ise tepkilere neden oluyor.

Eşinin kumpaslar sonucu cezaevine konulduğunu belirten Suad Alpsoy, eşinin kolon kanseri hastası olduğunu ve adeta ölüme terk edildiğini belirtti.

Yardıma muhtaç halde eşinin bir başına buz gibi ve havasız bir odada Sincan F1 Tipi Cezaevinin kampüs hastanesinde tedavisinin yapıldığını söyleyen Suad Alpsoy, eşinin kaldığı yerin normal bir hastanın dahi kalabileceği bir yer olmadığını kaydetti.

Hastanede kaldığı sürede eşine refakatçilik yaptığını, daha sonra da eve gelip 24 yaşındaki zihinsel engeli bulunan epilepsi hastası oğluna baktığını vurgulayan Alpsoy, hem zihinsel engelli oğluna hem de eşine bakmasının çok zor olduğunu dile getirdi.

Eşinin kesinlikle cezaevi ve şu anda bulunduğu hastane ortamından çıkarılıp evde ya da daha hijyenik bir hastanede bir bakıcının gözetiminde tedavisinin yapılması gerektiğine dikkat çeken Alpsoy, aksi halde eşinin bu şartlar altında her an ölebileceğini söyledi.

Eşinin bunca hastalığı bulunmasına rağmen salıverilmemesine hiçbir anlam veremediklerini aktaran Alpsoy, suçsuz yere cezaevinde tutulan eşinin bulunduğu kötü durumdan kurtulması ve kalan ömrünü ailesiyle geçirebilmesi için vicdan sahiplerine seslendi.

"Ne duyan var, ne işiten"

Artık sözün bittiği yere geldiklerini belirten Alpsoy, "Her gün yaşadığımız mağduriyeti anlatıyoruz; ama ne duyan var, ne işiten. Bize karşı kör ve sağır olmuşlar. Şu an sözde tedavi görüyor, ama tedaviye tedavi deniyorsa. Diyecek bir şey bulamıyorum. Hastaneye götürdüklerinde bile bu kanser haliyle, iki tarafı torba takılı halde arabanın içinde bırakıyorlar indirmiyorlar. Sabah götürüyorlar, akşama kadar elleri kelepçeli ve arabadan da indirmiyorlar. Arabanın içi yaz olunca sıcak, kış olunca da buz gibi oluyor." dedi.

´Ben Hizbullahçıya namaz dahi kıldırtmadım!´

Yemek yiyeceği esnada dahi kelepçelerini açmadıklarını vurgulayan Alpsoy, "Namaz kılmasına izin vermiyorlar. İki defadır götürülüyor, namaz kılmasına dahi izin verilmiyor. Hatta eşim anlatıyor, ilk defa onu götüren komutan öbür komutana iyi bir şey yapıyormuş gibi, ´Ben Hizbullahçıya namaz dahi kıldırtmadım´ diyor. Övüne övüne yaptıklarını anlatıyor. Böyle bir durumdayız." diye konuştu.

"Hastaneye gittiğimde oğlum, eve geldiğimde ise eşim perişan oluyor"

28 Şubat´ın bitmediğini, aksine daha şiddetli bir şekilde kendileri için devam ettiğini ifade eden Alpsoy, konuşmasına şöyle devam etti: "Müslümanlar için zulümler hiç bitmeyecek. Eşim şu anda cezaevinin kampüs hastanesinde. Onun yanında refakatçi olarak kalıyorum. Evde zihinsel engelli oğlum var, o perişan oldu. Oğlumun artık durumu çok daha kötü oldu. Ne yaptıysak da fayda vermiyor. Buraya geliyorum eşim orada perişan oluyor, oraya gidiyorum oğlum burada perişan oluyor. Bir iki gün gitmedim. Gittiğimde serum takmışlardı, torbası patlamış ve üstü başı hep idrar olmuş, kendisi kalkıp çamaşırlarını yıkamış. Artık o da perişan oldu. Allah rızası için bu devlet artık bir şey yapsın. Yoksa orada bir cenazenin dahi çıkması onların hoşuna mı gidiyor?"

"Bari kalan günlerini çocuklarıyla geçirsin"

Tek isteklerinin eşinin kalan günlerinin çocuklarıyla birlikte geçirmesi olduğuna vurgu yapan Alpsoy, "Ne yapacağımı bilmiyorum. Artık bunu görsünler. Eşimin kaldığı oda buzdolabı gibi çok soğuk, hiç güneş görmüyor. Evet, orası hastane odasıdır; ama bir kanser hastası orada nasıl kalır. Şu anda havalar iyi olduğu için petekleri çalıştırmıyorlar; ama odanın içi buz gibi. Artık bıraksınlar, bari kalan günlerini çocuklarının yanında geçirsin. Kayınbabam da çok hasta, doktor ona devamlı dışarda temiz havada gezeceksin demiş. Ama eşimi tıkmışlar bir odaya, sözde tedavi ediyorlar, tabi buna tedavi deniliyorsa." ifadelerini kullandı.

"Sözün bittiği yerdeyiz"

Gündemdeki ceza indirimi teklifine ilişkin de konuşan Alpsoy, şunları söyledi: "Maalesef nerede bir uyuşturucu satıcısı, bir hırsız, birilerini öldüren birisi varsa onları milletin içine salacaklar ama bu milletin selameti için çalışanları içeride bırakacaklar. Eğer onları serbest bırakıp o mağdur ve mazlumları içerde bırakacaklarsa onların ahı bunları yakalayacak. Allah da bunu zalimlere bırakmayacak. Şu ana kadar onlara dua ettik, onlara arka çıktık ama maalesef hiç bizi görmediler ve bize sahip çıkmadılar. Sözün bittiği yerdeyiz."

"Artık bu zulmün bitmesini istiyoruz"

Tek bir defa eşinin dosyasına tekrar bakılmasını istediğini aktaran Alpsoy, "Dosyasına bir defa bakılsın. Eğer gerçekten bu cezayı hak ediyorsa biz artık hiç sesimizi çıkarmayacağız ve hiçbir şey talep etmiyoruz. Ama eğer gerçekten bu cezayı hak etmiyorsa 20 yıla gireceğiz, yeter artık bu çektiklerimiz. Belki ömrü yeniden yargılanmaya da yetmeyecek. Belki sayılı günleri, ayları kaldı, onu Allah bilir. Onun için artık bu zulmün bitmesini istiyoruz." şeklinde konuştu.

"Bizi kayırmalarını, torpil geçmelerini istemiyoruz"

Herkese adaletin eşit şekilde verilmesini istediklerinin altını çizen Alpsoy, "Bizi kayırmalarını, bize torpil geçmelerini istemiyoruz. Öbür insanlara verilen haklar bize de verilsin. Ergenekon ve balyozdan olan birisine verilen yeniden yargılama nedeni, avukatın son mahkemede hazır olmamasıdır. Benim eşimin de son mahkemesinde avukatı hazır değildi, yine cezası kesildi. Biz yeniden yargılanması için başvuruda bulunduk; ama ret geldik. Çünkü bakan kişi yine dosya üzerinden karar vermiş. Dosyada nasıl ceza verilmişse ona bakarak karar verilmiş. Cezayı hak edip etmediğine bakmamışlar. Dosyada ne yazıyorsa aynen onu uygulamışlar. Onları yargılayan hâkim ve savcılar eğer FETÖ´cü olmasa bile onların emrinde olan kişiler. 9´uncu dairedekilerin FETÖ´cü çıktığını herkes biliyor. Onların cezalarını da onaylayan o dairedir ve maalesef kimse bunu görmek istemiyor." açıklamasında bulundu.

"Tek isteğimiz adalet"

Yaşadıkları mağduriyeti görmeleri için Cumhurbaşkanına mektup yazdığını; fakat hiçbir cevap alamadıklarını söyleyen Alpsoy, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanına mektup yazdım ve birçok kanalda, gazetede yayınlandı. Büyük bir ihtimalle Cumhurbaşkanı da görmüştür. Ama ne olumlu ne de olumsuz hiçbir cevap gelmedi. CİMER´den yazdık, iadeli taahhütlü gönderdik, bir cevap vermeye dahi tenezzül etmediler. İsteğimiz artık bu zulmün bitmesidir. Bize herhangi bir ayrıcalık tanınsın istemiyoruz. Ama artık adalet istiyoruz. Öbürlerine nasıl adalet veriliyorsa bize de aynısı verilsin. Başka hiçbir isteğimiz yok."

"Bilsinler ki bu zulüm bir gün onlara da dokunacak"

İslami kesimin yaşadığı sıkıntının Müslümanların bir ve beraber olmadıklarından kaynaklandığına dikkat çeken Alpsoy, "Zaten başımıza bu gelenlerin nedeni Müslümanların birbirlerine sahip çıkmamasıdır. Bir buçuk yıldır cezaevi hastanesinde kalıyorum. Solcular o kadar birbirlerine sahip çıkıyorlar ki açlık grevinde olanlar orada tutuluyordu ve onlar el üstünde tutuluyordu. Eşim kanser hastası olduğu halde onlara gösterilen özen ona gösterilmedi. Onlara getirilen şeyler bize getirilmedi. Onlara herkes sahip çıktı ve şimdi dışarı çıktılar. Çünkü onlar birbirlerine sahip çıktı. Ama Müslümanlar maalesef birbirlerine sahip çıkmıyor. Ama herkes, ´bana bir şey olmasın da ne olursa olsun´ diyor. Ama bilsinler ki bu zulüm bir gün onlara da dokunacak. Müslüman´ın Müslüman´dan başka kimsesi yoktur ve kâfirler de hiçbir zaman Müslümanlara sahip çıkmazlar. Bize sahip çıkılmamasının nedeni de Amerika´nın, Avrupa ülkelerinin arkamızda olmaması ya da başkasının maşası olmamamızdır. Eğer FETÖ´cüler veya başkaları gibi onların maşası olsaydık şimdi bize sahip çıkarlardı. Ama bir gün Allah o ses çıkarmayan Müslümanlardan da bu hükümetten de hesabını soracak." diye konuştu.

Cezaevinde tutulan eşinin babası Mehmet Emin Alpsoy (75) hakkında da konuşan Alpsoy, parkinson, şeker, mide fıtığı ve hepatit gibi hastalıklarının olduğunu, kayınbabasının iki defa ameliyat geçirmesine rağmen halen cezaevinde hücrede tutulduğunu kaydetti.

"28 Şubat darbesini yapanlar dışarda, mağdur ettikleri ise içerde ölümle pençeleşiyor"

Alpsoy, "Onun durumu da hemen hemen eşimle aynı durumda. Evet, kanser hastası değil ama hem yaşlı hem de kendine bakamayacak bir durumda. Böbreklerinde taş var, göğsünde kitle oluşmuş. İki defa fıtık ameliyatı oldu. Onlar kapanmamış ve her hastaneye gittiklerinde şırıngala su çekiyorlarmış. Ayrıca onda Hebatit B var, Parkinson başlangıcı var. Say say bitmez, o kadar hatalıkları var ki... Tek başına kendine bakamıyor ama maalesef bir hücrede tek başına kalıyor. 28 Şubat darbesi yapanlar ellerini sallayarak dışarda geziyor ama onların mağdur ettikleri içerde hastalıklarla pençeleşiyor ve kimseden ses çıkmıyor. Bu zulmün bitmesini talep ediyoruz. Baktığımızda, Abdullah Öcalan binlerce kişiyi öldürtmüş bir kişi ama eşim hiç kimseyi öldürmemiş bir kişi olmasına rağmen aynı cezayı yemişler. Bu adalet midir? Eğer adaletse artık sesimizi çıkarmayacağız. Bu zulme kimse ses çıkarmıyor, zorumuza bu gidiyor. Eşimin bu kalan günlerini ailesinin içinde ya da normal bir hastanede geçirmesini istiyoruz." ifadelerini kullandı.








Kaynak: Doğru Haber

Anahtar Kelimeler: ARTIK ZULMÜN BİTMESİNİ İSTİYORUZ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Hakan Erdem; "Kroniklerin Sessizliği"ni yazdı
Hakan Erdem; "Kroniklerin Sessizliği"ni yazdı
Hakan ERDEM
Lösemi hastası Sonat Emre için kritik süreç
Lösemi hastası Sonat Emre için kritik süreç
Antalya´da tedavi gören ve kritik sürece girdiği belirtilen 14 yaşındaki lösemi hastası Sonat Emre Özcan için 2 hafta içerisinde uygun ilik bulunması gerekiyor.
Engelli ailenin zorlu yaşam mücadelesi
Engelli ailenin zorlu yaşam mücadelesi
Şanlıurfa´nın Birecik ilçesinde zor şartlarda yaşam mücadelesi veren Bekem ailesi, yardım bekliyor.
70 yıldır evli olan çifti gençlerle buluşturdular
70 yıldır evli olan çifti gençlerle buluşturdular
Görevlendirme yapılan Mardin Büyükşehir Belediyesince hayata geçirilen "Kuşaktan Kuşağa Selam" projesi kapsamında, yaşları 90´ın üzerinde olan evli çiftler ziyaret ediliyor.
Avcıların vurduğu balıkçıl kurtarıldı
Avcıların vurduğu balıkçıl kurtarıldı
Zonguldak´ın Alaplı ilçesinde avcılar tarafından kanadından yaralanan gri balıkçıl kuşunun tedavisi yapılıyor.
Su tasarrufunu ´canavar´ ve ´kedi´ ile anlatıyorlar
Su tasarrufunu ´canavar´ ve ´kedi´ ile anlatıyorlar
Van Su ve Kanalizasyon İdaresinin tiyatro ekibi, kostümler giyerek sergiledikleri oyunlarla öğrencilere bilinçli su tüketimini anlatıyor.
İranlı düşünür Şehid Ali Şeriati´nin eşi Puran Şeriati hayatını kaybetti
İranlı düşünür Şehid Ali Şeriati´nin eşi Puran Şeriati hayatını kaybetti
İranlı sosyolog, aktivist ve yazar Şehid Dr. Ali Şeriati´nin eşi Puran Şeriat Razavi, bugün Tahran´daki Lale hastanesinde vefat etti. Allah Rahmet eylesin....
Malatya´nın Bekir abisi; Bekir İnce hakka yürüdü...
Malatya´nın Bekir abisi; Bekir İnce hakka yürüdü...
Arkadaşlarından bazılarının "İnce Bekir" bazılarınınsa "İmparator" dediği o güzel insan...
Harran´da 9 asırlık ilaç şişesi bulundu
Harran´da 9 asırlık ilaç şişesi bulundu
Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden Şanlıurfa´daki Harran Ören Yeri´nde yürütülen kazılarda, Orta Çağ´dan kalma 9 asırlık topraktan yapılmış ilaç şişesi bulundu.
Meteoroloji: Balkanlardan soğuk hava ve kar geliyor
Meteoroloji: Balkanlardan soğuk hava ve kar geliyor
Meteorolojinin son tahminlerine göre, Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava etkisini sürdürüyor. Kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak yağmur etkili olacakken, iç kesimlerde kar yağışı bekleniyor. Sıcaklıkların pazar gününden itibaren artacağı tahmin ediliyor.
Türkiye evlenme oranında 26 AB ülkesini geçti
Türkiye evlenme oranında 26 AB ülkesini geçti
Türkiye´de evlenme oranı, Avrupa Birliği (AB) üyesi 26 ülkeyi geride bıraktı.
Hayat Kurtaran Açıklama
Hayat Kurtaran Açıklama
Hakan ALABAYRAK
Gazeteci-yazar Necati Özfatura hayatını kaybetti | Necati Özfatura kimdir?
Gazeteci-yazar Necati Özfatura hayatını kaybetti | Necati Özfatura kimdir?
Yeşilay onursal başkanı, gazeteci yazar Necati Özfatura hayatını kaybetti.
KPSS Türkiye birincisi, mülakatta elendi
KPSS Türkiye birincisi, mülakatta elendi
Kamu Personel Seçme Sınavı´nda (KPSS) fizik öğretmenliği branşında Türkiye birincisi olan Deniz Eren Demir, mülakat sınavında 54,00 puan verilerek başarısız kabul edildi.
İstanbul´un su altı zenginliği dünyaya tanıtılacak
İstanbul´un su altı zenginliği dünyaya tanıtılacak
İstanbul´un su altı zenginlikleri, Cemal Reşit Rey Konser Salonu´nda düzenlenecek özel gösterimle izleyicinin beğenisine sunulacak "İki Deniz Bir Şehir: Su Altından İstanbul" belgeseli ile dünyaya tanıtılacak.