Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
21. Yüzyılda eğitim
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Yeni Zelanda Katliamının Arkasında İsrail mi var?
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
İSLAMİ DAYANIŞMA CEMİYETİ ve MÜSLÜMANLARIN BU TARZ OLUŞUMLARA OLAN İHTİYACI
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
Dinin araçsallaştırılması
Veysel TAY
Veysel TAY
İngiltere-Yeni Zelanda-Suriye-YPG-Pentagon-Türkiye-Erken Genel Seçim; Çoklu Denkleminde 31 Mart Seçimleri ve Beka Meselesi - 1
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Teröre lanet, şehitlere rahmet, ümmete vahdet
Halil ÇİFTÇİ
Halil ÇİFTÇİ
Terör değil de nedir?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
İçimiz acıyor. Ama…
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
Engin GÜLTEKİN
Engin GÜLTEKİN
İNSANIN ANLAM VE ARAYIŞ SERÜVENİ
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Allah´ın emri, şeytanın kavliyle..
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
CAMİ ŞEHİTLERİ DUASI
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
SON FİRAVUN
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
ÇANAKKALE RUHUNU BİZ UNUTTUK ONLAR UNUTMADI
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
YENİ ZELANDA KATLİAMI VE MİSYONERLİK
Enes TARIM
Enes TARIM
OTORİTER SEÇİLMİŞLİK
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Benden geçti artık!
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
ADALET Mİ, MASLAHAT MI?
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
TREN METAFORU
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
BİRLİKTELİKTE DEĞERLER TEMELLİ VASAT DURUŞ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Bu Kez Mizansen Eksik mi Kaldı?
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Medine Sözleşmesi Bağlamından Birlikte Yaşamanın Mümkünlüğü! (1) *
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Kokuşan İnsanlık
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Zindandan şehadete yürüyenlere dua!..
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
ADALET
Mahmut HAMDERCİ
Mahmut HAMDERCİ
"Sosyal Belediyecilikte MİLLİ GÖRÜŞ Yerel Yönetim Örnekliği" Kitabının Yazarı Mahmut Hamdemirci´nin Seçim Değerlendirilmesi (2)
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
DİSK, HAK-İŞ, MEMUR-SEN
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Sana Yapılmak İstemediğini Neden Bana Yapıyorsun
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Anadolu Gerçekten Çok Dolu
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Hafızalardaki Kara Leke
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Seçim ve Adalet
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Deizm ve ‘Dindarlık´
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Yeni Devir Kültür Edebiyat Sayfaları Arasında…
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi´nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Muhammed Tayyip Okiç: Hocaların Hocası
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Musab Aydın
Musab Aydın
Kısa Bir Seyahatten...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
"Bir mum diger bir mumu tutusturmakla isigindan birsey kaybetmez."

ANONIM
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
Abdulvehap Ballı´ın “Aliya” adlı eseri çıktı!
Yazar Abdulvehap Ballı´nın, çağımız Müslüman düşünürleriden Aliya İzzetbegoviç´in düşünce dünyasına projektör tuttuğu “Aliya” adlı kitap çalışması, Çıra Yayınları arasında yayımlandı.
Tarih: 17.12.2018 17:46:26

Aliya, ütopyaya karşıdır. Çünkü bütün ütopyalar, yeryüzünde cennet kurma hayali peşindedirler. Aliya´nın hayatı ise bir dramdır. Dram insanla, ütopya dünya ile uğraşır. Peki, ütopik bir toplum modeli kurmak mümkün müdür? Aliya´ya göre insanın yeryüzüne indirilmesiyle bu mümkün değildir. Aliya; mükemmel insanın, mükemmel toplumun peşinde değildir. Tüm istediği, normal insanlar ve normal bir toplum. Oysa Aliya, duruşuyla bizlere hep bir ideali hatırlatır: “Toplumları bilge insanlar yönetmeli.” Farabi´nin erdemli şehir ütopyası belki o zaman gerçek olur. Gerçi Platon´un dediği gibi ideal olan, gerçek olamaz; gerçekleşen de ideal olamaz. Aliya´nın yaptığı, gerçeği fısıldamaktır. O halde bize düşen, bu gerçeği yaşanılır kılmaktır.

Mağaradan çıkmalı ve topluma karışmalı. Karışmalı ki sahici bir karşılığı olsun söylediklerimizin. Yaşanılabilir olduğu ispatlanabilsin. Karışmalı ki dokunabilir olsun sözümüz. Sesi soluğu olsun insanların. O zaman Medine´ye dönülür belki, fethedilmiş bir Mekke´yi geride bırakaraktan.

Bilge bir insanla yolumuzun kesişmesi, imkânsız değildir. Hatta bir yolunu bulup bu imkânı yaratmak, belki de vebaldir. Buna vaat edilen saati engel kılmak, mazerete kapı aralamaktır. Mazeret ise yüzleşmeye cesaret edememektir. O halde yola düşmeli. Aliya ile yol arkadaşı olmalı. Sırdaş olmalı. Sırrına şahit olmalı teheccüd vaktinde. Sabah namazına uyanmalı onunla. Rahman Suresi´nin bereketiyle camiden çıkmalı. Bir annenin Müslüman bir şahsiyet yetiştirmesine tanıklık etmeli.

Aliya, aşkı sirenler arasında bir başına bırakmaz. Kolay olana kaçmaz, mazerete sığınmaz. Direnir, direnişin hikâyesini yazar. “Medrese-i Yusufiye”ye misafir olur. Bilgiyi eyleme döker, siyaseti ahlakla buluşturur, özgürlüğü köleliğe tercih eder, savaşı barışla taçlandırır. Doğu ile Batı arasında üçüncü yolu tercih eder.

Aliya, hayatı tevhit esprisi üzerinden yorumlar. Maneviyatçıların insanı salt ruha indirgeyen anlayışına ve de materyalistlerin insanı maddeden ibaret gören yaklaşımına karşı durur. Ona göre İslam, beden ve ruh bakımından ahenkli insanlar yetiştirmek ister. O yüzden iki kötü şeyden birini tercih etmek yerine üçüncü yolu bulmak bir sorumluluktur. Üçüncü yol, İslam´dır. Aliya, İslam´ı asil ve güzel olan her şeyin diğer adı olarak görür.

Aliya, Kur´an-ı Kerim´de sıklıkla zikredilen “iman edenler ve salih amel işleyenler” terkibinin gereğini hayatı boyunca ifa etmeye çalışır. İmanını salih amelle kemale erdirmeye gayret eder. Şüphesiz iman, kişinin Rabbiyle arasındaki özel duruma matuf inanma halidir. Salih amel ise imanın eyleme geçmiş suretidir. Dolayısıyla Müslümanın başkasıyla muhataplığı salih amel üzerinden gerçekleşir. Bu itibarla salih amel, en güzel tebliğ dilidir. Sözle pratiğin vücut bulmuş halidir.

Aliya, iyilikten yana duruş sergiler. Ona göre ahlak, kötülükle iyilik arasında bilinçli olarak iyiliği seçmektir. İyiliği seçenler, irade beyan ederler. Bu irade beyanı aynı zamanda özgürlükten yana tavır almaktır. Haktan hukuktan yana olmak, bedel ödemeye hazır olmaktır. Tanrı inancı olmadan da ahlak inşa edilemez. Bu anlamda ahlak, dinin eyleme geçmiş halidir. O itibarla ahlak, çıkarlarımız gereği değil; görevlerimiz gereği eylemde bulunmaktır.

Aliya, güçlüden değil; mazlumdan ve haklıdan yanadır. Azınlığın hukukunu çoğunluğa çiğnetmez. Kimliğine bakmaksızın tarafını seçer. Haklı olmanın insanı güçlü kıldığına iman eder. Onun dünyasında her renk, kendisini güvende hisseder. İntikam peşine düşmez. Haddi aşmaktan ve düşmanlarına benzemekten imtina eder. Halkını da bu konuda uyarır. Düşmanları gibi davranamayacaklarını; çünkü Müslüman olduklarını yüksek sesle dillendirir. Srebrenica´da binlerce Müslüman katledilirken bile Aliya, bu ilkeden ödün vermez.

Aliya´yı tanıyanlar, onun üslubundaki nezaketi hemen fark ederler. Çünkü Aliya, dostlarıyla da muarızlarıyla da muhatap olduğunda nezaketi asla elden bırakmaz. Savaşın ve şiddetin ayyuka çıktığı dönemde bile üslubunu bozmaz. Bu hal dili, düşmanlarının ona duyduğu öfkeyi dahi saygıya dönüştürür.

Aliya, ezberler üzerinden dünyayı yorumlamaz. Batı´ya bakışı da bu minval üzeredir. Batı´yı eleştirir. Hem de Batılıları hayran bırakacak tarzda eleştirilerdir bunlar. Bu eleştirilerini temel metinler üzerine bina eder. Doğu ve Batı arasında üçüncü yol tercihi de bu düşüncenin neticesinde ortaya çıkar. Ancak Aliya, Batı´nın çöküş içinde olduğu hikâyesinin doğruları yansıtmadığı kanaatindedir. Batı´nın karanlık yüzünü eleştirmekle gerçekleri tespitin ayrı şeyler olduğunu düşünür. Ona göre Batı, çürümüş değildir. Güçlü, örgütlü ve eğitimlidir. Batı´nın gücü modada, gece kulüplerinde ve ahlaksız gençlikte değil; Batılı insanların hayranlık bırakan çalışkanlık, ısrarlı gayretleri ve sorumluluklarında yatmaktadır.

Aliya´ya göre İslam en iyisi; bu, hakikat. Ancak Müslümanlar için aynı şeyi söyleyemez. Günümüz Müslümanlarının Batı´yı yok sayan, hamaset üreten anlayışını tasvip etmez. Bu tarz indirgemeci yaklaşımların, sorunu tespit etmek yerine daha da zorlaştırdığı kanaatindedir. Batı´yı anlama çabası içerisine girmenin Batı hayranlığıyla suçlanma retoriğini de beraberinde getirdiğinin farkındadır. Ona göre Batı´nın pratiklerine teoriyle cevap verme anlayışı artık terk edilmelidir. Bunu aşmanın yolu eylemdir, salih ameldir. Müslümana düşen, yola koyulmaktır. Üretmektir, çalışmaktır. Bunları yaparken Batı´yı yok sayarak yola devam edemez. Batı´yı tanımalı, bilmeli ve onun olumlu yönlerini hikmet zaviyesinden değerlendirmelidir. Kaldı ki Müslümanlar, bu kuşatıcı dili Batı´yla sınırlandırmamalı, insanlığın tamamını kucaklayan bir inşa diline dönüştürmelidir.

Malum olduğu üzere Avrupa´nın ortasında, Bosna´da, bir cinnet yaşanır. Binlerce Müslüman katledilir. Bu, İkinci Dünya Savaşı´ndan sonra Avrupa´nın şahit olduğu en büyük kıyımdır. Dünya, sessizliğe bürünür. Çünkü ölenler Müslümandır. Çırpınan biri vardır: Aliya. Aliya, bağımsızlığını elde etmiş bir halkın cumhurbaşkanıdır. Ancak tarih, ona hem askeri hem de diplomatik bir misyon yükler. Bu yönüyle Aliya, Bosna için bir şanstır. Aliya gibi bilge bir lider, bir taraftan ordusunu yeni baştan örgütler; diğer taraftan uluslararası alanda törpülenmiş vicdanları harekete geçirmeye çalışır. Ambargoya direnir ve direnişi tercih eder. Direniş ruhu, Bosna´yı daha büyük bir felaketten kurtarır. Savaş, Dayton Antlaşması´yla neticelenir. Aliya, barış şartlarını kabul etmek zorunda kalır. Bunu, acı ama faydalı bir ilacı alan kimsenin durumuna benzetir. Herkes gibi Aliya da savaşın barışla neticelenmek zorunda olduğunun farkındadır. Şartlar, Aliya´yı toprak ya da otoriteyi paylaşmak zorunda bırakır. Aliya, tercihini otoriteden yana kullanır.

Kanlı bir savaş ve adil olmayan bir barış arasında tercihe zorlanan Aliya, hayatı boyunca tercihini iyilikten yana kullanmıştır. O itibarla Aliya, iyi bir evlattır. Aliya, iyi bir eştir. Aliya, iyi bir babadır. Ve dahi iyi bir liderdir. Hepsinden öte iyi bir insandır. Bu dünya iyileri yormuş olmalı ki Aliya, hayatının son deminde şu cümleyi sarf etmek zorunda kalır: “Bana yeniden hayat önerilseydi reddederdim. Ancak yeniden doğmak zorunda kalsaydım kendi hayatımı tercih ederdim.” Aliya´nın tercihte zorlanmadığı son sözü, mutmain bir Müslümanın son kelamıdır: “Ey teslimiyet, senin adın İslam´dır.”

Kaynak: cirayayinlari.com








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Abdulvehap Ballı Aliya adlı eseri çıktı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İslamcılık kitabının yeni baskısı çıktı!
İslamcılık kitabının yeni baskısı çıktı!
“Türkiye´de İslami Oluşumlar Ansiklopedisi” üst başlıklı İslamcılık adlı, alanında önemli bir boşluğu dolduran eserin yeni baskısı Çıra Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Davet yolunda “Bir Siyah Bir Beyaz”
Davet yolunda “Bir Siyah Bir Beyaz”
Fuat Reha, Ramazan Kayan hocanın kaleme almış olduğu “Davet Yolunda Bir Siyah-Bir Beyaz” adlı eserini değerlendirdi...
Haksöz Dergisi´nin Mart 2019 Sayısı Çıktı! Kaynak: Haksöz Dergisi´nin Mart 2019 Sayısı Çıktı!
Haksöz Dergisi´nin Mart 2019 Sayısı Çıktı! Kaynak: Haksöz Dergisi´nin Mart 2019 Sayısı Çıktı!
Haksöz dergisinin Mart 2019 tarihli 336. sayısı “Adaletten Sapmamak, Maslahatı Terk Etmemek” manşetiyle çıktı. Kaynak: Haksöz Dergisi´nin Mart 2019 Sayısı Çıktı!
Özgün İrade Dergisi´nin, 179. Sayısı çıktı!
Özgün İrade Dergisi´nin, 179. Sayısı çıktı!
2003 yılından buyana aylık periyotla İslamcı kulvarda yayımlanan Özgün İrade Dergisi´nin 179. Sayısı ‘Erdemliler ittifakı´nı konu olarak işleyen“Zulme Karşı Bir Duruş: Erdemliler ittifakı başlığıyla yayımlandı.
Kitap gezgini
Kitap gezgini
Milat Gazetesi yazarı Süleyman Karakulluk “Kitap gezgini” adlı yazısında kendisine gönderilen ‘yeni çıkan´ kitapları değerlendiriyor.
Arapça dağıtıcı, Türkçe toplayıcı
Arapça dağıtıcı, Türkçe toplayıcı
Vahdettin İnce yıllardır üzerinde çalıştığı diller hakkında önemli tespitler yapıyor: “Arapça kelimeleri dışarıda tutarsak bölgedeki diller yetersiz kalır. Bu cömertliktir. Türkler ise uğradıkları her coğrafyadan bir şeyler almış, derlemiş, toplamışlar. Türkçe bu toplayıcılığın eseri.” İnce´ye göre Farsça şekillendirici, Kürtçe ise korumacı bir dil.
İktibas´ın Mart sayısı çıktı
İktibas´ın Mart sayısı çıktı
Aylık olarak 39 yıldır çıkan İktibas Dergisi´nin Mart 2019 sayısı “Seçim Sürecinin Özeti-Türban ve Şaraptan Oy Devşirmek!” başlığıyla yayımlandı.
Batının Üstünlüğüne Karşı İslam´ın Tepkisi
Batının Üstünlüğüne Karşı İslam´ın Tepkisi
Dünya Tarihi kitabında McNeill (2001) İslam Dünyası´nda -incelediği 1850-1945 dönemi için- “Dünyaca ünlü hiçbir İslam bilgini ya da düşünürü yetişmedi” ifadesine yer vermektedir.
Ancak kalbi olan direnebilir
Ancak kalbi olan direnebilir
Dünya Bizim´den Selma Kavurmacıoğlu, Diyanet İşleri eski başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez´in Otto Yayınları arasından çıkan “Kalbin Erbaini” adlı eserini değerlendirdi…
Kafkas İslam Ordusu
Kafkas İslam Ordusu
Edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım tarihçi yazar Abdülhamit Avşar´ın “Kafkas İslam Ordusu – Yitik Neslin Hikâyesi,” adlı eserini değerlendiriyor.
İslamofobi Bir Korku ve Nefret Söylemi mi?
İslamofobi Bir Korku ve Nefret Söylemi mi?
Kitap Haber´den Uğur Cumalıoğlu, İbrahim Kalın ve John L. Esposito imzalı, İnsan Yayınları arasından çıkan “Bir Korku ve Nefret Söylemi Olarak İslamofobi” adlı eseri değerlendirdi.
Metin odaklı bir eleştiri: Yakın Okuma
Metin odaklı bir eleştiri: Yakın Okuma
“Yakın Okuma”, bir kitabı tanıtmaktan öte edebî ve tarihî derinliğiyle birlikte onu yakından göstermektedir. Yakın Okuma; eleştiri kitabı olduğu kadar aynı zamanda yazarın zevkini rehber edinerek oluşturduğu bir seçkidir. Feride Turan, Çıra Yayınları edebiyat serisinden çıkan, Şadi Kocabaş imzalı “Yakın Okuma” adlı deneme inceleme eseri ile ilgili olarak bir yazı kaleme aldı. Bizde Haberduruş.com olarak, adı geçen yazıyı sitemizde yayımlıyoruz…
Muhammed Emin Asaroğlu değerlendirdi: Yusufun Kuyusu
Muhammed Emin Asaroğlu değerlendirdi: Yusufun Kuyusu
Muhammed Emin Asaroğlu, şair ve yazar Şakir Kurtulmuş´un ‘Yusuf´un Kuyusu´ adlı Çıra Yayınları eebiyat serisinden çıkmış bulunan eseri ile ilgili bir değerlendirmede bulundu.
Prof. Dr. Ahmet Önkal´ın “Rasulüllah´ın İslam´a Davet Metodu” adlı eseri
Prof. Dr. Ahmet Önkal´ın “Rasulüllah´ın İslam´a Davet Metodu” adlı eseri
İlk baskısı 1981 yılında yayınlanan bu eser, Türkiye Millî Kültür Vakfı tarafından tertip edilen bir yarışmada “Jüri Özel Armağanı”na layık görülmüş olup, seksenli, doksanlı ve iki binli yıllarda, konu ile ilgili ciddi bir eser okumak isteyen gençler için gayet iyi hazırlanmış ve konuları iyi analiz edilmiş olup sahasında önemli bir boşluğu dolduruyordu.
Bir Şairin Seyahatnamesi: İran Seyahatnamesi
Bir Şairin Seyahatnamesi: İran Seyahatnamesi
Kitap Haber´den Can Varol´un 10. Yüzyılda yaşamış şair Ebu Dülef´in, İran, Afganistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye sınırları dahilinde yapılan seyahatler neticesinde bu coğrafyalarda elde edilen efsanelerden şifalı bitkilere, çıkarılan madenlerden kültürel kodlara değin geniş bilgilerin verildiği bir çalışma olan ‘İran Seyahatnamesi´ ismi ile Serdar Gündoğdu´nun Türkçeye çevirip Kronik Kitap yayınları arasında çıkan eserini yorumluyor.