Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
21. Yüzyılda eğitim
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Yeni Zelanda Katliamının Arkasında İsrail mi var?
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
İSLAMİ DAYANIŞMA CEMİYETİ ve MÜSLÜMANLARIN BU TARZ OLUŞUMLARA OLAN İHTİYACI
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
Dinin araçsallaştırılması
Veysel TAY
Veysel TAY
İngiltere-Yeni Zelanda-Suriye-YPG-Pentagon-Türkiye-Erken Genel Seçim; Çoklu Denkleminde 31 Mart Seçimleri ve Beka Meselesi - 1
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Teröre lanet, şehitlere rahmet, ümmete vahdet
Halil ÇİFTÇİ
Halil ÇİFTÇİ
Terör değil de nedir?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
İçimiz acıyor. Ama…
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
Engin GÜLTEKİN
Engin GÜLTEKİN
İNSANIN ANLAM VE ARAYIŞ SERÜVENİ
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Allah´ın emri, şeytanın kavliyle..
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
CAMİ ŞEHİTLERİ DUASI
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
SON FİRAVUN
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
ÇANAKKALE RUHUNU BİZ UNUTTUK ONLAR UNUTMADI
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
YENİ ZELANDA KATLİAMI VE MİSYONERLİK
Enes TARIM
Enes TARIM
OTORİTER SEÇİLMİŞLİK
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Benden geçti artık!
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
ADALET Mİ, MASLAHAT MI?
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
TREN METAFORU
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
BİRLİKTELİKTE DEĞERLER TEMELLİ VASAT DURUŞ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Bu Kez Mizansen Eksik mi Kaldı?
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Medine Sözleşmesi Bağlamından Birlikte Yaşamanın Mümkünlüğü! (1) *
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
Kokuşan İnsanlık
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Zindandan şehadete yürüyenlere dua!..
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
ADALET
Mahmut HAMDERCİ
Mahmut HAMDERCİ
"Sosyal Belediyecilikte MİLLİ GÖRÜŞ Yerel Yönetim Örnekliği" Kitabının Yazarı Mahmut Hamdemirci´nin Seçim Değerlendirilmesi (2)
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
DİSK, HAK-İŞ, MEMUR-SEN
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Sana Yapılmak İstemediğini Neden Bana Yapıyorsun
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Anadolu Gerçekten Çok Dolu
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Hafızalardaki Kara Leke
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Seçim ve Adalet
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Deizm ve ‘Dindarlık´
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Yeni Devir Kültür Edebiyat Sayfaları Arasında…
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi´nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Muhammed Tayyip Okiç: Hocaların Hocası
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Musab Aydın
Musab Aydın
Kısa Bir Seyahatten...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
İlim okumaktan garaz, kendi özünü bilmektir…

Yunus Emre
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
ABD için tercih günü: Suriye´den çekilme taktik mi stratejik mi?
ABD´deki çeşitli kanallardan gelen mesajları topladığımızda, ABD´nin Suriye´nin kuzeyinden taktik bir çekilme peşinde olduğu sonucu ortaya çıkıyor.
Tarih: 9.1.2019 14:03:00

Mehmet A. Kancı(*)

Türkiye´nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarına paralel olarak Astana süreciyle Suriye´deki vekalet savaşının bitirilmesi konusunda kat ettiği mesafe, 2019 yılının ilk günlerinde Amerika Birleşik Devletleri´ni (ABD) kritik kararlar almaya zorluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın 12 Aralık´ta Fırat´ın doğusunu ve Münbiç´i işaret eden uyarısıyla, ABD´nin Temmuz ayından bu yana Suriye´nin kuzeyinde sürüncemede bıraktığı süreç yeniden ivme kazandı.

19 Aralık´ta ABD Başkanı Trump 2 bin Amerikan askerinin Suriye´nin kuzeyinden çekileceğini ilan ederken, bu girişimi sabote ettiği anlaşılan Savunma Bakanı Mattis´i de görevden aldı. O tarihten bu yana, ABD askerlerinin Suriye´nin kuzeyindeki terör koridorundan çekilip çekilmeyecekleri, nasıl çekilecekleri, bu süreçte nasıl bir takvim uygulanacağı, çekilmenin ilk aşamada Münbiç´ten mi başlayacağı, ABD ordusu çekilirken daha önce bölgeye taşımış olduğu binlerce konteyner dolusu sofistike silah ve mühimmatı ne yapacağı, bölgedeki 20´den fazla üssün ABD askerleri gittikten sonra kaderinin ne olacağı sorularına cevap aranıyor. Fakat ABD Başkanı Trump´ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton´ın İsrail ziyareti sırasında ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo´nun (Kahire ayağı sürpriz beklentiler içeren) Ortadoğu ziyareti öncesinde yaptığı açıklamalar, Beyaz Saray´daki temel tartışma konusunun Suriye´deki ABD askeri varlığının geleceği ve oluşturduğu nüfuz alanından ziyade, PKK/PYD/YPG terör yapılanmasının Washington´un cebinde nasıl tutulacağı meselesi olduğuna işaret ediyor.

ABD´deki kimi çevreler terör örgütü PKK/YPG ile tesis ettikleri işbirliğini bugüne kadar DEAŞ ile mücadele bahanesiyle maskelerken, Trump´ın çekilme açıklaması ve DEAŞ terör örgütünü Suriye´den temizleme misyonunu Türkiye´ye bırakmaya hazır olduklarını duyurması, Washington´da oynanan tiyatro oyununun da sonunu getirdi. Peki, ABD´nin PKK/PYD´ye akıttığı bunca silahın ve sağlamaya çabaladığı meşruiyetin hedefi ne? ABD askerlerini Suriye´den çekmeye hazırsa, PKK/YPG terör örgütünün buradaki varlığına neden bu kadar önem veriyor? Bu soruların cevapları Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton´ın Türkiye´ye gelmeden önce İsrail´de, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo´nun ise 8 günde 7 ülkeyi kapsayacak olan Ortadoğu turunun ilk durağı olan Ürdün´de verdiği mesajlarda yatıyor.

Öncelikle şunu hatırlatmakta fayda var: John Bolton Trump´ın başkanlık döneminde ortaya çıkmış bir isim değil. Reagan´ın başkanlığı döneminde Beyaz Saray´a adım atan Bolton, George W. Bush´un başkanlık döneminde ABD´nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi olma aşamasına kadar geldi. Demokratların direnişi nedeniyle bu göreve gelmesi mümkün olmadı. Reagan ve George W. Bush´un Bolton´ın kariyerine yaptıkları katkılar, kaynağını İran´daki rejimi değiştirme konusunda buluştukları ortak zeminden alıyordu. Keza ABD Dışişleri Bakanı Pompeo´nun da Ortadoğu turu için Ürdün´e ulaştığında ilk işi, sosyal medya mecrası Twitter üzerinden İran´ı hedef alan mesajlar vermek oldu. Pompeo İran´a yönelik baskıların her alanda iki katına çıkarılacağını vurguladı. Daha da önemlisi, “Suriye´den çekileceğiz, DEAŞ ile mücadelemizi sürdüreceğiz” derken “Taktiklerimiz değişti ancak görevimiz (hedefimiz) değişmedi” ifadesini kullanması oldu. O halde hem Bolton hem de Pompeo´yu Türkiye´yi suçlayacak mesnetsiz iddiaları dile getirecek kadar bir terör örgütünü savunmaya iten, bu “değişmeyen görev” ya da “hedef” nedir? Acaba PKK/YPG terör örgütünün sofistike silahlarla donatılmasının ardındaki gerçek amaç, bu yapının planlanan İran operasyonu için kullanılacağı gerçeği midir?

Keza terör örgütünün Kandil´deki sözde lider kadrosu da Bolton´ın İsrail ziyareti sırasında, yakın zamana kadar DEAŞ ile mücadelede sık sık başvurdukları bir şantajı bu defa İran konusunda gündeme taşıyarak, ABD´nin kendilerini Türkiye´ye karşı korumaması durumunda İran operasyonuna dahil olmayacaklarını dile getirdiler. İsrail´den, Ürdün´den ve Kandil´den gelen bu mesajları alt alta yazıp topladığımızda, ABD´nin Suriye´nin kuzeyinden (Güney Kore ve Afganistan´da yapmaya çalıştığı gibi stratejik değil) taktik bir çekilme peşinde olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Nitekim Pompeo´nun “Taktiklerimiz değişti ama görevimiz değişmedi” cümlesi de bu hesabın itirafı oluyor.

Peki, ABD´nin PKK/YPG´yi silahlarıyla beraber muhafaza ederek Suriye´nin kuzeyinden çekilmesi mümkün mü? Bolton, Jeffrey ve Dunford üçlüsünün Ankara temasları sırasında ortaya çıkan tablo, Türkiye´nin bu süreçte diplomasi ve müzakereyle ulaşılabilecek sınırların sonuna geldiğini ortaya koydu. Bu üçlü ziyaret öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan DEAŞ´ı Suriye topraklarından temizleyecek, Suriye´nin toprak bütünlüğünü tesis edecek kapsamlı bir planı New York Times gazetesi için kaleme aldığı makalede ortaya koyarken, Amerikan tarafının PKK/YPG terör örgütünü Türkiye´den koruyacak arayışlardan öteye geçememesi, tarafların meseleye yaklaşımları arasında nasıl bir uçurum olduğunu bir kez daha uluslararası topluma gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ABD´li muhataplarıyla görüşmelerinin ardından, Münbiç´te ortak devriyenin ötesinde bir noktaya gelinmesi gerektiğini vurgulayarak, PKK/YPG´nin tamamen çekilmesinin, bölgenin yerel unsurlara devredilmesinin mecburiyetini vurguladılar. ABD´nin Temmuz ayından bu yana Münbiç konusunda süren savsaklamalarının Ankara´da bu sözlerle karşılık bulduğu saatlerde, yine Münbiç´in Esed rejimi kontrolündeki Arimah bölgesinde Rus askeri polisinin devriye gezmeye başladığına dair görüntülerin yayınlanması, Washington´a eş zamanlı olarak verilen bir başka mesajdı.

Bolton´ın Ankara´dan ayrıldığı, ancak ABD´nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey ve Genelkurmay Başkanı Dunford´un temaslarının sürdüğü saatlerde, bir açıklama da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun´dan geldi. “Türkiye´nin ulusal güvenliğinin müzakere konusu olmadığının” altını çizdiği mesajında Altun, “Suriye Kürtleri ile ABD destekli terörist grubun bir ve aynı olarak gösterilmesi, hem Kürt halkına hem de zekamıza hakarettir” sözleriyle, ABD temsilcilerinin hangi çarpık fikirlerle Ankara´da görüşme masasına oturduklarını da özetlemiş oldu.

ABD´nin taktik maksatlı, Suriye topraklarının tamamındaki askeri varlığını sona erdirmeyen ve özünde vakti geldiğinde PKK/YPG´yi İran´a karşı kullanma hedefli politikasının ömrünün ne kadar olacağı ve yaşama şansının bulunup bulunmadığı, artık üzerinde düşünülmesi gereken tek konu. Türkiye´nin Rusya ve İran ile yürüttüğü Astana sürecinde de kaos meydana getirmeyi amaçladığı anlaşılan bu taktik çekilme manevrasının akıbetinin belli olması, basında gündeme geldiği gibi 4 ayı dahi bulmayabilir.

ABD savunma bakanlığının çekilmeye dair hiçbir planının bulunmadığına yönelik haberler, Washington´un Münbiç meselesinde olduğu gibi ipe un sermeyi amaçlayan yeni bir girişimi olarak algılanıyor. Fakat Ankara bu defa aynı sabrı göstermeye niyetli değil. Bolton´ın ziyareti sonrasında Ankara´da hakim olan hava, kısa sürede yapılacak bir dizi görüşmeyle, Washington yönetiminin niyetinin mümkün olan en kısa sürede açığa kavuşturulması, Münbiç´te beklenen adımın ivedilikle atılmasının sağlanması, aksi takdirde Türkiye´nin Suriye topraklarındaki terör örgütleriyle kendi belirleyeceği yer ve zamanda mücadeleye girişeceği yönünde.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo´nun Ortadoğu gezisinin ikinci durağı Mısır´da yapacağı konuşmanın da bu sürecin gidişatında önemli rol oynaması beklenebilir. Eski ABD Başkanı Obama´nın 2009´daki Kahire konuşmasıyla kıyaslandığında, tam aksi yönde hedefler içermesi beklenen Pompeo´nun mesajları İran odaklı mücadelenin yeni bir safhasına işaret ederse, Suriye´nin kuzeyiyle ilgili iyimser gelişmeler beklemek de mümkün olmayacaktır. İran´a yönelik baskıların artırılmasından yana olan bir başka “şahin” isimin, Richard Goldberg´in de ABD Ulusal Güvenlik Konseyi´ne bu hafta dahil edildiğini göz önüne alacak olursak, PKK/YPG terör örgütünün Washington yönetimi için bir süre daha “vazgeçilmez” bir araç olarak varlığını sürdürmesi sürpriz olmayacaktır.

(*)Ankara´da ikamet eden gazeteci Mehmet A. Kancı Türk dış politikası üzerine analizler kaleme almaktadır.








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Muş´ta karların erimesiyle 11 milyon yıllık tarih ortaya çıktı
Muş´ta karların erimesiyle 11 milyon yıllık tarih ortaya çıktı
Muş´un Yedikavak bölgesinde karların erimesiyle birlikte 11 milyon yıl öncesine ait fosiller bulundu
´Ateistlerin yüzde 13´ü 5 vakit namaz kılıyor´
´Ateistlerin yüzde 13´ü 5 vakit namaz kılıyor´
stanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonunda düzenlenen "Bediüzzaman Said Nursi´yi anma ve anlama programı" kapsamında "Deizim, teizm, ateizm üçgeninde varoluş" panelinin açılışında konuştu.
Türkiye´deki ortalama yaşam süresi 78,1
Türkiye´deki ortalama yaşam süresi 78,1
Dünyadaki birçok ülkenin ortalama yaşam süreleri belli olurken, Türkiye´de beklenen güncel yaşam süresinin 78,1 yıl olduğu görüldü.
Dünya´nın en mutlu ülkesi.. Türkiye 79´uncu sırada...
Dünya´nın en mutlu ülkesi.. Türkiye 79´uncu sırada...
Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Mutluluk Raporunu açıkladı. Ülkelerin gelir, sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, özgürlük, güven ve cömertlik değişkenleri bakımından kıyaslandığı raporda, birinciliği alan ülke Finlandiya oldu.
Nevruz kutlamaları ve İslam
Nevruz kutlamaları ve İslam
İstiklal.com.tr´den Prof.Dr. H. Mustafa Eravcı´nın konu ilgili yazısı…
Son dakika... Denizli´de şiddetli deprem
Son dakika... Denizli´de şiddetli deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Denizli´de saat 09.34´te merkez üssü Acıpayam olan 5.5 büyüklüğünde bir deprem olduğunu duyurdu.
Fethullah Gülen´in kardeşi ölü bulundu
Fethullah Gülen´in kardeşi ölü bulundu
Gülen´in hayatını kaybettiğini yeğeni Ahmet Kurucan, sosyal medya hesabından duyurdu.
Fatih Haydar´dan bir Akıncı´yı uğurlarken…
Fatih Haydar´dan bir Akıncı´yı uğurlarken…
Mehmet Ali TEKİN; Mehmet Halit Şirin bir deli oğlan, bir cesur adam…
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Terörün dini, dili, ırkı coğrafyası yoktur
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Terörün dini, dili, ırkı coğrafyası yoktur
“Cuma günü İslam İşbirliği Teşkilatı Türkiye´de toplanacak”
Tarihte bugün ne oldu?
Tarihte bugün ne oldu?
Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında; Şehzade Korkut´un katli, İtalyan birliğinin sağlanması, Batı Avrupa Birliğinin kurulması, Sivas´ta heyelan var…
Yeni Zelanda´daki cami saldırılarında hayatını kaybedenlerin hikayeleri..
Yeni Zelanda´daki cami saldırılarında hayatını kaybedenlerin hikayeleri..
Yeni Zelanda´nın Christchurch kentinde Cuma günü 2 camiye düzenlenen saldırılarda 49 kişi hayatını kaybetti.
Evleneceklere müjde: Çeyiz Hesabındaki devlet katkısı artırıldı
Evleneceklere müjde: Çeyiz Hesabındaki devlet katkısı artırıldı
Evlenmeye hazırlanan gençlere destek olmak amacıyla başlatılan "Çeyiz Hesabı" uygulamasında yapılan düzenlemeyle devlet katkısı artırıldı. Buna göre, verilebilecek en yüksek tutar 5 bin liradan 9 bin liraya çıkarıldı.
Toprak mimarisini hatırlayabiliriz
Toprak mimarisini hatırlayabiliriz
Yerel mimari üzerine düşünürken hatırladığımız ilk unsur kerpiç. Genç bir mimar olan Serkan Duman, kerpici öğrenebilmek için dünyanın çeşitli yerlerini gezerek yerel ustalardan toprak mimarisini öğrenmiş. Duman, “Bu tekniğin sahibi biziz. Unuttuğumuzu hatırlamamız gerekiyor” diyor.
Boşnak kadınlardan ´duygulandıran´ ziyaret
Boşnak kadınlardan ´duygulandıran´ ziyaret
"4. Uluslararası Kadın ile Barış Her Ses Bir Nefes" projesi kapsamında Çanakkale´nin Gelibolu Yarımadası´nı ziyaret eden 60 Boşnak kadın, şehitliklerde dua etti.
"Esrarengiz fareler" Ağrı Dağı´nı sevdi
"Esrarengiz fareler" Ağrı Dağı´nı sevdi
Sahip olduğu 5137 metre yüksekliğiyle "Türkiye´nin çatısı" olarak nitelendirilen Ağrı Dağı´nın sulak alanlarında yaşayan ve halk arasında "esrarengiz fare"ve "koypu" olarak bilinen su maymunları, bölgeyi mesken tuttu.