Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Necip CENGİL
Necip CENGİL
Kuşakların Çatışması mı?
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Prof. Dr. Bilal SAMBUR
Öteki olmamak, insan olmak
Ömer Naci YILMAZ
Ömer Naci YILMAZ
MİLLETİN ADAMI İNSANLIĞIN HAMALI
Turan YAMAN
Turan YAMAN
Akif´e Dair
Seyit Ahmet UZUN
Seyit Ahmet UZUN
SENİ SEVİYORUM ARDERN
Sait ALİOĞLU
Sait ALİOĞLU
Bizim solun bir hikâyesi…
Ali BULAÇ
Ali BULAÇ
Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür
Mehmet BEYHAN
Mehmet BEYHAN
Yeni Zelanda Katliamının Arkasında İsrail mi var?
Nejdet DEMİREL
Nejdet DEMİREL
İSLAMİ DAYANIŞMA CEMİYETİ ve MÜSLÜMANLARIN BU TARZ OLUŞUMLARA OLAN İHTİYACI
Yusuf YAVUZYILMAZ
Yusuf YAVUZYILMAZ
Dinin araçsallaştırılması
Veysel TAY
Veysel TAY
İngiltere-Yeni Zelanda-Suriye-YPG-Pentagon-Türkiye-Erken Genel Seçim; Çoklu Denkleminde 31 Mart Seçimleri ve Beka Meselesi - 1
Bülent ACUN
Bülent ACUN
Teröre lanet, şehitlere rahmet, ümmete vahdet
Halil ÇİFTÇİ
Halil ÇİFTÇİ
Terör değil de nedir?
Aziz DARICI
Aziz DARICI
İçimiz acıyor. Ama…
Engin GÜLTEKİN
Engin GÜLTEKİN
İNSANIN ANLAM VE ARAYIŞ SERÜVENİ
Mehmet AKTAŞ
Mehmet AKTAŞ
Allah´ın emri, şeytanın kavliyle..
Abdulbaki ÇAĞATAY
Abdulbaki ÇAĞATAY
CAMİ ŞEHİTLERİ DUASI
Nevzat KAYA
Nevzat KAYA
SON FİRAVUN
Mustafa AYGÜN
Mustafa AYGÜN
YENİ ZELANDA KATLİAMI VE MİSYONERLİK
Enes TARIM
Enes TARIM
OTORİTER SEÇİLMİŞLİK
Ramazan KAYAN
Ramazan KAYAN
Benden geçti artık!
Muhammet YETİŞ
Muhammet YETİŞ
ADALET Mİ, MASLAHAT MI?
Mustafa DOĞU
Mustafa DOĞU
TREN METAFORU
 Dr. Ali YALÇIN
Dr. Ali YALÇIN
BİRLİKTELİKTE DEĞERLER TEMELLİ VASAT DURUŞ
Ümit AKTAŞ
Ümit AKTAŞ
Bu Kez Mizansen Eksik mi Kaldı?
Davut GÜLER
Davut GÜLER
Medine Sözleşmesi Bağlamından Birlikte Yaşamanın Mümkünlüğü! (1) *
Selvigül ŞAHİN
Selvigül ŞAHİN
Zindandan şehadete yürüyenlere dua!..
Ramazan Keskin
Ramazan Keskin
ADALET
Mahmut HAMDERCİ
Mahmut HAMDERCİ
"Sosyal Belediyecilikte MİLLİ GÖRÜŞ Yerel Yönetim Örnekliği" Kitabının Yazarı Mahmut Hamdemirci´nin Seçim Değerlendirilmesi (2)
F. Yılmaz ALTUNÖZ
F. Yılmaz ALTUNÖZ
DİSK, HAK-İŞ, MEMUR-SEN
Hasan ŞEREFOĞLU
Hasan ŞEREFOĞLU
Sana Yapılmak İstemediğini Neden Bana Yapıyorsun
Abdülhamit KAHRAMAN
Abdülhamit KAHRAMAN
Anadolu Gerçekten Çok Dolu
Necla Arpa GÜLAÇAR
Necla Arpa GÜLAÇAR
Hafızalardaki Kara Leke
Cafer AKDENİZ
Cafer AKDENİZ
Seçim ve Adalet
Cüneyt TORAMAN
Cüneyt TORAMAN
17/25 Aralık Kumpası!
Şakir KURTULMUŞ
Şakir KURTULMUŞ
Yeni Devir Kültür Edebiyat Sayfaları Arasında…
Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi´nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet
Mustafa GÜL
Mustafa GÜL
Hiçbir Nebi, Bir Dakika Sonrayı Bilemez
Bayram YILMAZ
Bayram YILMAZ
Çiçero “Bir gün bir Türk…”
Nuri YILMAZ
Nuri YILMAZ
Belediye Seçimlerinden Ne Kadar Ümitli Olalım?
Hasan POSTACI
Hasan POSTACI
Bir İktidar Alanı Olarak Yerel Yönetimler
İbrahim GEZER
İbrahim GEZER
Gideceği Yeri Bilmeyen Kaptanlar Diyarı…
Ferhat Özbadem
Ferhat Özbadem
Beyni-Tezkiretü´ş-şu`ar
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ
Büyük Yürüyüşler Okumakla Başlar!
Dr. Necmettin Acar
Dr. Necmettin Acar
Suudi Rejimini Bekleyen Asıl Tehlike Taht Kavgaları
Esat HOCALAR
Esat HOCALAR
Manzarayı Umumiye
Muhittin BAĞCI
Muhittin BAĞCI
Uyanış
Celal TAHİR
Celal TAHİR
Ehliyet, Liyakat ve Sadakat
Mustafa Sefa ÇAKIR
Mustafa Sefa ÇAKIR
Ey Aziz Öğretmen!
Yakup GÜLER
Yakup GÜLER
Darbelerle Gelişen Türkiye!
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
EĞİTİM SERENCAMIMIZ!
Serdar ÇALIŞ
Serdar ÇALIŞ
ZAM.....
Zeynep HAŞEMİ
Zeynep HAŞEMİ
İyilik Meşalesi
Mesut AYDIN
Mesut AYDIN
Bir Eğitim Ayı Ramazan (HUTBE)
Nezir ERGENÇ
Nezir ERGENÇ
İnsan Hayvanla mı Yoksa Tanrıyla mı Kıyaslanmalı?
Mehmet DEVECİ
Mehmet DEVECİ
Umre Ziyaretimizden Notlar/3
Nusret AYDEMİR
Nusret AYDEMİR
Yürüyüş (İstikamet)
Mehmet M. GÜLAÇAR
Mehmet M. GÜLAÇAR
BAŞIMIZDA KULAK İSTİYORUZ
Hacı TÜRKAN
Hacı TÜRKAN
Erdoğan Semboldür
Fedakar KIZMAZ
Fedakar KIZMAZ
Raşel, Sen İnsanı Dinden İmandan Edersin!..
Fehmi DEMİRBAĞ
Fehmi DEMİRBAĞ
Ayla Seni Seviyorum
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU
İslam Dünyasında Şiddet ve Mikro Nüfuz Alanları
Mehmet ŞEREFOĞLU
Mehmet ŞEREFOĞLU
Bir Taşeronun Rüyası Olan Kadro
Esan GÜL
Esan GÜL
Çocuklarımız ve Adalet
Aslan DEĞİRMENCİ
Aslan DEĞİRMENCİ
Selahaddin Eyyubi´siz Ortadoğu Arayışı
Said Alioğlu
Said Alioğlu
Musab Aydın
Musab Aydın
Kısa Bir Seyahatten...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Bize karşı silah taşıyan, bizden değildir

Hz. Muhammed
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
15 TEMMUZ ŞEHİDİ CAMBAZ´IN OĞLU: CİHANGİR İSLAM LİNCİ...
15 Temmuz şehidi Mustafa Cambaz´ın oğlu Alpaslan Cambaz, Cihangir İslam´a karşı yürütülen linç kampanyasını sert şekilde eleştirdi.
Tarih: 5.11.2018 11:37:43

05.11.2018 Pazartesi

Saadet Partisi milletvekili Prof. Dr. Nazır Cihangir İslam hakkında suç duyurusunda bulunan 15 Temmuz Derneği´nin samimiyetini sorgulayan Alpaslan Cambaz, “Bu dernek herhangi bir AKP milletvekili için de aynı tavrı sergileyebilir mi?” diye sordu.

Sosyal medya hesabından “Cihangir İslam linci üzerinden 15 Temmuz´a, ´dava´ya dair...” başlığı ile uzun bir yazı yayınlayan Cambaz, FETÖ´nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması konusunda herhangi bir adım atılmamasını eleştirdi.

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNSAM İLK BU DERNEKLER HAKKINDA BULUNURUM”

15 Temmuz Derneği´nin kendisine mesaj atarak, Cihangir İslam hakkında Çağlayan´da suç duyurusunda bulunmaya çağırdıklarını belirten Cambaz, “15 Temmuz şehit aileleri ve gazilerin en büyük isteklerinden biri siyasi FETÖ´cülerin de ortaya çıkarılmasıydı. Üst tabakadan hesap sorulmasıydı. Şimdi sorum şu: Bu dernek herhangi bir AKP milletvekili için de aynı tavrı sergileyebilir mi?” diye yazan Cambaz, yazısının devamında “15 Temmuz şehit ailesi olarak suç duyurusunda bulunmalara bir kalksam Cihangir İslam´a sıra gelmez ama bu dernekler hakkında suç duyurusunda bulunurum” ifadelerini kullandı.

 

“CİHANGİR BEYİ TANIMAM, MALUM MEDYANIN YALAN HABERLERİNDEN TANIYACAK DEĞİLİM”

Cambaz yazısının devamında Cihangir İslam´a yönelik karalama kampanyasına dikkat çekti. “Cihangir Beyi tanımam etmem. Malum medyanın onu karalamak için sıraladığı yalan haberlerden tanıyacak da değilim” diye yazan Cambaz, “Meclise girdiğinden itibaren "Çok iddialılar, bakalım ne yapacaklar" diyerek takibe aldığım 2 Saadetli´den biri. 15 Temmuz gecesi sokakta, Üsküdar´da darbecilerin karşısında olduğunu biliyorum. Ne demek isteyip de tam olarak diyemediğini biliyorum. Benim hassasiyetlerime 15 Temmuz Derneğinden fazlasıyla yakın olduğunu hissedebiliyorum.” ifadelerini kullandı.

İşte Alpaslan Cambaz´ın “Cihangir İslam linci üzerinden 15 Temmuz´a, ´dava´ya dair...” başlıklı yazısı:

“Bilen bilir, ´15 Temmuz´ ve ´FETÖ´ gibi kelimeleri sarf etmekten, duymaktan tiksiniyorum artık. Ama bu yazacaklarım sabrıma dahil edemeyeceğim şeyler.

15 Temmuz Derneği mesaj attı, internet sayfalarından da sürekli paylaşımlar yaptı. Saadetli milletvekili Cihangir İslam biz şehit ailelerine hakaret etmiş, beraber Çağlayan´da suç duyurusunda bulunmaya çağırdı.

 

Bakın burası çok önemli: Sevdiğini, ailesini önemseyenler, onları korumak içgüdüsü taşıyanlar onları siyasetten uzak tutar. Buralarda kendimi ortaya atarken "Biz de yazalım. Sana destek çıkalım." diyen diğer şehit ailelerine sosyal medyada her türlü siyasi yorumdan, kavgadan uzak durmalarını tavsiye ettim hep. Benim yaşadığım çirkinlikleri şehit annesi, şehit eşi o hanımlar yaşamasın istedim.

15 Temmuz şehit aileleri ve gazilerin en büyük isteklerinden biri siyasi FETÖ´cülerin de ortaya çıkarılmasıydı. Üst tabakadan hesap sorulmasıydı. Şimdi sorum şu: Bu dernek herhangi bir AKP milletvekili için de aynı tavrı sergileyebilir mi?

15 Temmuz şehit ailesi olarak suç duyurusunda bulunmalara bir kalksam Cihangir İslam´a sıra gelmez ama bu dernekler hakkında suç duyurusunda bulunurum. Çünkü şehit ailelerine laf söyletmeyecek kadar duyarlı bir görüntü çizip kandırabildiği kadar şehit ailesini yanına alarak böyle pozlara giren, aileleri o çirkin siyaset arenasına sürükleyen bir dernek hadsizlik yapmıştır. Bu dernek benim adıma böyle siyaset yapamaz.

Şunu tüm paylaşımlarımda vurgulamak, herkese ulaştırmak istiyorum: Gündem olan hemen her olay hükümeti korumak ve hükümeti yıpratmak üzerinden konuşulup değerlendirilir. Ölen ölmüştür, kalan acılı aileler malzeme. Bilenler bilmeyenleri samimiyetle uyarırken, başka bir şeyler söylemeye çalışırken linç edilir. Sonra bir maç olur ve her şey unutulur. Bu kirli döngüyü kuranları tebrik ediyorum. Çünkü tıkır tıkır işliyor.

Döngünün az buçuk farkına vardığı halde "Baban boşu boşuna gitti." diyenler de var. Bu laf da her şeyi hükümeti korumak ve hükümeti yıpratmak üzerinden yorumlayan bir kafaya ait. Babam şehit yaşamıştı, şehit olunacaktı ve olundu. 5 yıl sonra başka bir şekilde ölseydi daha iyi olmayacaktı. Ne mutlu o sonsuz güzelliğe erişenlere. Rableri katında hepsinin keyifleri gıcır, biz kendi halimize bakıp ürkmeyi öğrenelim biraz. Ucuz hesaplarımızı büyütmekten, malayani olanı konu edinip düşünmeden konuşmaktansa ağzımızı açamayacak olalım.

 

"15 Temmuz akşamı iki batılın çatışmasını izledik." çarpıtmalara açık, sorunlu bir ifadedir. Cihangir İslam´ın hatası ´sert muhalefet´i benimsemesi. Ben de düşmüşümdür bu hataya. Her ifrat tefrit gibi bu da yanlış. Sert muhalifler dillerini ayarlayamadıkları için her türlü tuzaklara açıktırlar. Ayrıca insan, bir gün kendini sert şekilde karşı çıktıklarına dönüşmüş halde bulduğunu hayal edip haya etmeli. Lafını dengelemeli. Çünkü insanın başına gelmeyen bir iş değil bu; iddiasından vurulmak. Hep derim: Ölçüsü İslam olan, ölçüsüz davranamaz.

Cihangir Beyi tanımam etmem. Malum medyanın onu karalamak için sıraladığı yalan haberlerden tanıyacak da değilim. Meclise girdiğinden itibaren "Çok iddialılar, bakalım ne yapacaklar" diyerek takibe aldığım 2 Saadetli´den biri. 15 Temmuz gecesi sokakta, Üsküdar´da darbecilerin karşısında olduğunu biliyorum. Ne demek isteyip de tam olarak diyemediğini biliyorum. Benim hassasiyetlerime 15 Temmuz Derneğinden fazlasıyla yakın olduğunu hissedebiliyorum.

Sosyal medyaya pek bakmıyorum, TV´ye hiç bakmıyorum, 15 Temmuz´la ilgili tek bir telefon veya internet gurubunda da yokum. Her şeyi göz ucuyla takip etsem de döngüyü çözdüğümden neler olduğunu, olabileceğini görüyorum. Mesela komik delillerin öne sürüldüğü "CİHANGİR İSLAM´IN FETÖ´YÜ SAVUNAN PAYLAŞIMLARI!" manşetleri atılır, TV´de FETÖ´nün ta kendisi olanlar kendilerini gizlemek için yine iştahla önlerine gelen bu isme sallar. Ve beslendiği haber kaynakları hâlâ bunlar olan birçok şehit ailesine bile Cihangir İslam için "Şerefsiz!" dedirtirler.

Devletin en mahrem bilgilerinin bulunduğu Kozmik Oda´nın kapılarını düşmana açacak kadar ihanet içinde olan, Gülen´in en ağlak siyasisi Bülent Arınç´ın üzerine bu kadar giden oldu mu mesela? Hayır. Kendisi pazarlıkla meclise soktuğu oğlu üzerinden siyasete devam ediyor. Hâlâ TV´lere çıkıp pişkin pişkin konuşabiliyor.

Kozmik Odaya sızıldıktan sonra devletimizin yurtdışına yerleştirdiği 813 istihbaratçı vatan evladının tamamına yakınının şehit edildiğine dair çok ciddi bir iddiayı dillendirmişti İlker Başbuğ. Korkunç değil mi? Bundan büyük vatan hainliği gösterebilir misiniz? O günler Çorum´da mezarlıkta görülen gizemli kız haberinden herkesin haberi oldu fakat bunu kimse duymadı, gündem etmedi, tartışmadı. Şu an Kozmik Oda Davasında tutuklu sanık kaldı mı, haberiniz var mı?

Üst düzey FETÖ mensubu Mehmet Dişli vaktiyle görevden alınacakken görevinde kalması, yani 15 Temmuz ihanetinde etkin rol oynayabilmesi için ona her şeyiyle kefil olan kardeşi Şaban Dişli mercek altına alınacakken ne oldu? Hollanda Büyükelçisi yapılarak ödüllendirildi. Bu olay üzerine bu kadar gidildi mi?

İnsanlarımızı toprağa verdik. Çoğu sakat kaldı, çoğu iftiraya uğrayıp işini, itibarını kaybetti. Suçun şahsiliği ilkesi alt tabakaya sökmedi. Peki üst tabakada durum neydi? AKP´de hangi siyasi FETÖ´cü bedel ödedi?

Eş dost ortamında 15 Temmuz´un kontrollü darbe olduğunu düşündüğümü söyledim hep.

Dünün FETÖ´cüleri, bugünün lacivertleri üzerime çullanır. Allah vergisi aklını kullanmak yerine yönlendirilmeyi seçen cahiller de onların başlattığı linç etkinliğine katılır ve burada bir kez daha FETÖ´cü bile ilan edilebilirim. Hatta daha kötü yaptırımlara da uğrayabilirim, epey geçti 15 Temmuz´un üzerinden neticede. Dedim ya işte, döngü.

Yazdıklarımı anlamak isteyenler için diyebilirim ki, bu benimki iyimser söylem aslında. Aptal değiliz şimdi di mi, devletin üst kademesi darbe girişimi olacağını elbette önceden biliyordu. Darbecileri tuzağa düşürüp gece yarısında değil, daha erken hareket etmelerini sağladılar. Ve böylece yapılanmanın bir kısmı kendini ifşa etmiş oldu. Yani devlet aklı bir şeyler yaptı deyip geçerim. Buraya kadar benim açımdan bir problem yok.

Babamı şehit verdikten kısa süre sonra çıkıp bu yüzden, "İnşallah bu yaşananlar Türkiye için daha hayırlı sonuçlar doğuracak." dedim. Öyleydi çünkü. Ezelden beri düşman bilinmesini istediğim kitleyle mücadeleyi kucağında bulmuştu hükümet. Fakat sonraki sürecin bu denli dalga geçer derecede rezalet şekilde yürüyeceğini düşünmemiştim. Şu an bariz şekilde şehit aileleriyle alay ediliyor ama kim farkında, kim görmek ister o sayın duyarlılar arasından?

Benim tek görmek istediğim şey FETÖ´yü başımıza saranların az biraz utanmalarını, bize karşı bir mahcubiyet duyduklarını hissedebilmekti. Yazık ki karşımda utanmazlık, arlanmazlık buldum. Masumları suçlayarak her defasında kendini sıyıranlar gördüm. Samimi bir mücadele hiç olmadı. Problem bu. Gücüme giden bu. Ve alınan ahlarla böyle gitmeyecek olan bu.

15 Temmuz´la mücadele ediyor görünen hukukçusu, derneği, medyacısı neredeyse hepsi hükümetin adamı. Duruşmalarda gördüğüm de, genel olarak hissettiğim de budur kimse kusura bakmasın. Ortada şehit ailelerinin, gazilerin davasıyla dertleniliyormuş gibi gösterilen ama hükümeti aklamak, kahraman olup kendi şahsi çıkarlarını harlamak için girişilen bir çaba var. Şahit olduğum fedakarlıklar çok az.

Şimdilerde ´15 Temmuz´ diyen, ´FETÖ´ diyen kitlenin neredeyse tamamı için araç oldu, gereç oldu, oyuncak oldu, her şey oldu da bir tek ´dava´ olamadı 15 Temmuz.

Ben ve benim gibiler bu mücadeleyi kaybetti. Mücadele isteğini kaybetmeden mücadeleyi kaybetmekti değerli olan. Ben isteğimi de kaybettim. Ama şimdilik. Her zaman ve her şeyde kazanmayı arzulayanlar; Türk´ün "Sefer bizden, zafer Allah´tan" şeklindeki incelik dolu sözünün manasına erişemeyen zarafet yoksunları neyi kazanmışlar göreceğiz işin sonunda.

İnsan hayatı bir süreçten ibaret. Bu kabağın da sahibi var. Haksızlığa uğrayan her kabağın sahibi var. Mazlum olanlar Kur´an´ın da dediği gibi, mahzun değillerdir. Bıraksınlar dünyaya fazla bağlananlar hesap gününü iple çekenlerden korkmayı bilmesin.

Hesap günü bir yana, bu kavga mertliğin, dürüstlüğün barınmadığı kulvardan çıkıp da yeniden silahlar çekilirse de son mermime kadar, vurulup yere düşene kadar yanımda götüreceklerim var. Çünkü artık akıl tutulması yaşamayacağız. İnşallah silahlarımız da tutukluk yapmayacak.

Yaşadığı hayatta öldürme ve öldürülme ihtimalinin olduğunu aklına pek getirmeyenler, yani babası kurşunlanmamış olanlar beni anlayamadı, bu son dediğimi de anlayamaz.

Duyamadım, biri "Esas olan yaşatmaktır!" mı dedi? Sırf şu sosyal medyada bile her gün nice cinayetler işleniyor kim farkında bunun?

Tutunduğum bir ideoloji kalmadı. Yaşatmak isteyen herkesi de bu hale davet ediyorum. Batsın hepimizin arasını açıp gereksiz kavgalarla bizi oyalayan o tüm ideolojiler. Vatanına, milletine aidiyet duyduğu halde bu davayı böylesine sahipsiz bırakan herkese yazıklar olsun. AKP´nin 15 Temmuz´u olarak daha baştan kabul edenlerin solculuğuna da, ülkücülüğüne de, milli görüşçülüğüne de yazıklar olsun. Bana da yazıklar olsun.

Türkiye tarihindeki en ciddi problemlerden birinin adıdır 15 Temmuz. Bu problem de hükümetin adamı olarak çözülmeyecekti, hükümet adam olunca çözülecekti. Şimdi dileyen önümüzdeki yıldönümünde de 15 Temmuz´u kutlayarak, kabirleri boş bırakıp dikilen anıtlara el açıp dua okuyarak geçirebilir.”








Kaynak: Milli Gazete

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bakan Çavuşoğlu´ndan pasaportsuz seyahat açıklaması
Bakan Çavuşoğlu´ndan pasaportsuz seyahat açıklaması
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya gelecek. Görüşmede vize konusu ele alınacak
Denizli´de bin 153 artçı sarsıntı meydana geldi
Denizli´de bin 153 artçı sarsıntı meydana geldi
Denizli´nin Acıpayam ilçesinde 20 Mart Çarşamba günü meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremden bu yana bölgede bin 153 artçı sarsıntı kaydedildi.
Malatya´da korkutan deprem
Malatya´da korkutan deprem
Malatya´nın Arguvan ilçesinde 4.5 şiddetinde deprem meydana geldi
YSK: 146 bin seçmen oy kullanamaz hale geldi!
YSK: 146 bin seçmen oy kullanamaz hale geldi!
YSK Başkanı Sadi Güven, "YSK, İl Seçim Kurulları ve İlçe Seçim Kurulları seçim için hazırlıklarını tamamladı." dedi.
Ayasofya´nın statüsünü müze olarak değil, cami olarak koyarız..
Ayasofya´nın statüsünü müze olarak değil, cami olarak koyarız..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ayasofya´nın statüsünü müze olarak değil, cami olarak koyarız. Seçimden sonra Ayasofya´ya giriş ücretsiz olabilir" dedi.
Gözler 31 Mart´ta
Gözler 31 Mart´ta
Siyasette 31 Mart´ta çıkacak sonuca göre partiler hareketlenecek.
Sudan ile Mısır arasında gerilim
Sudan ile Mısır arasında gerilim
Sudan, Mısır´daki Büyükelçisi Husam İsa´yı, tartışmalı Halayip bölgesinde petrol arama girişimini protesto amacıyla geri çağırdı.
Ahmet Şık´tan Mehmet Ağar´a: Cürüm işlemek için silahlı örgüt kurmak ve yönetmekten hüküm yemiş olan kişi konuşmuş
Ahmet Şık´tan Mehmet Ağar´a: Cürüm işlemek için silahlı örgüt kurmak ve yönetmekten hüküm yemiş olan kişi konuşmuş
Ağar, “Günümüzün yarısı CHP´nin yerleştirdiği militanları temizlemekle geçiyordu” demişti
Kuvvet komutanları Suriye sınırının sıfır noktasında
Kuvvet komutanları Suriye sınırının sıfır noktasında
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı ile Suriye sınırının sıfır noktasındaki birliklerde denetlemede bulundu.
Namık Tan´ın skandal sözlerine Beştepe´den sert yanıt: Türkiye´yi değil, ABD´yi...
Namık Tan´ın skandal sözlerine Beştepe´den sert yanıt: Türkiye´yi değil, ABD´yi...
Türkiye´nin ABD eski Büyükelçisi Namık Tan´ın skandal açıklamalarına cevap veren Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca "Türkiye´yi değil, Amerika´yı ikaz edin" dedi.
Devletten aldığı emekli maaşıyla Türkiye´ye akıl vermişti!
Devletten aldığı emekli maaşıyla Türkiye´ye akıl vermişti!
Sosyal medya hesabı Twitter üzerinden Türkiye´nin Rusya´dan S-400 füze sistemlerini satın almasını eleştiren ve Türkiye´ye akıl verme hadsizliğinde bulunan eski ABD Büyükelçisi Namık Tan´a tepkiler dinmiyor.
"Ülkemizi akıl ve izan yoksunu açıklamalarla karalamaya çalışmaya kimsenin gücü yetmez"
"Ülkemizi akıl ve izan yoksunu açıklamalarla karalamaya çalışmaya kimsenin gücü yetmez"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Çekya Cumhurbaşkanı Milos Zeman´ın Türkiye aleyhindeki ifadelerini sürdürmesine tepki gösterdi.
Papa´ya güven mektubu..
Papa´ya güven mektubu..
Türkiye´nin Vatikan Büyükelçisi Lütfullah Göktaş, Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus´a güven mektubunu sundu.
Borcunu ailesinden gizleyenlere Yargıtay´dan kötü haber
Borcunu ailesinden gizleyenlere Yargıtay´dan kötü haber
Özellikle ticaret hayatında karşılaştığı ekonomik zorlukları ailesine yansıtmak istemeyenlere Yargıtay´dan kötü haber geldi.
31 Mart yerel seçimlerinde nasıl oy kullanacağım? (Oy kullanma rehberi)
31 Mart yerel seçimlerinde nasıl oy kullanacağım? (Oy kullanma rehberi)
Yüksek Seçim Kurulu´nun belirlediği seçim takvimi işlerken 31 Mart´a az kaldı. Peki 31 Mart yerel seçimlerinde nasıl oy kullanacağım? İşte 6 adımda oy kullanma rehberi...